Pelin Özkan, Herkesin Unuttuğunu Biz Hatırlamasak’ta 12 Eylül’ün gölgesinde büyüyen bir çocukluğun, kayıpla mühürlenmiş bir hafızanın ve bugüne taşınan korkuların izini sürüyor. Roman, tutukluluk ve davalardan çok, geride kalanların hayatına; mutfaklarda, çocuk odalarında, telefon sessizliklerinde yaşanan görünmez yıpranmaya odaklanıyor. Pelin Özkan bu romanı yazarken sadece tarihi değil, kendi hafızasını da yokluyor. Eşi Necati Özkan‘ın İBB’ye yönelik operasyonlar sonrası tutukluluğu, romanın satır aralarında hissedilen o “dışarıda kalıp hayatı sürdürmek zorunda olanların” acısına somut bir zemin kazandırıyor. Dolayısıyla bu roman, yalnızca 12 Eylül’ün belleğinden değil; bugünün ikliminden de besleniyor. Pelin Özkan’la, yazının tanıklıkla, iyileşmeyle ve adalet duygusuyla kurduğu ilişki üzerine konuştuk.
26.12.2025 04:30
Pelin Özkan: Yüzleşmekten korkmayınca, karanlık gecelerin sabahı olur
12 Eylül döneminin gölgesinde geçen bir çocukluğun, kayıpla mühürlenmiş bir hafızanın ve o günlerden bugüne taşınan korkuların romanı: Pelin Özkan’dan Herkesin Unuttuğunu Biz Hatırlamasak
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Hayatın güzel yazısı yoktur
28 Ağustos 2026
Frida'yı Frida'dan okumak
21 Ağustos 2026
Persepolis'in yazarının son kitabı Türkçede
14 Ağustos 2026
Orta Çağ’ın seyahat Influencer’ları
07 Ağustos 2026
Tarihin en eskisi ve hep suçlusu: Kadın
Tüm Yazıları
31 Temmuz 2026