Bir akşamüstü Roma’da bir kafede, Nâzım Hikmet parmaklarıyla eşlerini sayıyor. Karşısında da zaman kapısından geçip İstanbul’dan gelmiş, üniversiteden KHK’yla atılmış bir tarihçi oturuyor. Adı Feridun. Sait Faik Hikaye Armağanı’nı ve Yunus Nadi’nin hem öykü hem roman ödüllerini almış Başar Başarır, bu kez okuru KHK’yla üniversiteden atılmış tarihçi Feridun’la tanıştırıyor. Feridun, Hayret Hanım’ın gösterdiği kapılardan geçip Yeşil Elmalar’ın kapağındaki Teoman’ın (evet, bildiğimiz Teoman) izini sürüyor, Suavi Sonar’a uğruyor, Roma’da Nâzım Hikmet’le evlilik üzerine dertleşiyor. Evde ise bütün yükü Elvan taşıyor. Romanın adı, Beni Bir Temiz Dövseler, Melih Cevdet’in “Bana temiz bir yatak yapsalar” dizesinin bir zamanlar Akbaba’da “bana temiz bir dayak atsalar”a çevrilmesinden geliyor. Başarır’la Hayret Hanım’ın kimlerin karışımı olduğunu, Nâzım’ı nasıl kendine göre yazdığını, cevapsız bıraktığı soruları ve bütün bunların sonunda dayağı gerçekten kimin hak ettiğini konuştuk.
02.10.2026 04:30
Sonunda dayağı gerçekten kim hak ediyor?
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Masumiyet Müzesi’nin bitmeyen hikayesi
18 Eylül 2026
Ormanın ortasında büyütülen kızlar
11 Eylül 2026
Hayatın güzel yazısı yoktur
28 Ağustos 2026
Frida'yı Frida'dan okumak
21 Ağustos 2026
Persepolis'in yazarının son kitabı Türkçede
Tüm Yazıları
14 Ağustos 2026