Menekşe Toprak, yeni romanı Peri’de (Doğan Kitap), edebiyatın en zor alanlarından birine bilinçli bir mesafeyle yaklaşıyor; çocuklukta yaşanan istismarın, bireysel bir travma olmanın ötesinde, nasıl toplumsal bir sessizlik rejimi içinde sürdürülebildiğini sorguluyor. Peri, istismarı açık sahnelerle değil suskunluklar, simgeler ve kırık hafıza parçaları üzerinden anlatıyor. Toprak’ın romanında suç tekil bir faille sınırlı değil; aile içinde, çevrede, hatta “koruma” adı altında susmayı seçen yetişkinlerde çoğalan bir hal olarak karşımıza çıkıyor. Peri’nin bakışıyla kurulan anlatı, annenin sezdiği ama adını koyamadığı, toplumun ise görmezden gelmeyi tercih ettiği bir kötülüğün etrafında dolaşıyor. Menekşe Toprak’la Türk ailelerinde babaların dokunulmazlığının anneleri nasıl suç ortağı haline getirdiğini, suskunluğun suça zemin hazırlamasını ve edebiyatta istismar anlatısının risk alanını konuştuk.
27.02.2026 04:30
Yeni romanı Peri'yi yayınlayan Menekşe Toprak: “Beş yıl önce bu romanı yazamazdım”
Menekşe Toprak Peri isimli yeni romanında, çocuklukta yaşanan istismarın, bireysel bir travma olmanın ötesinde nasıl toplumsal bir sessizlik rejimi içinde sürdürülebildiğini sorguluyor
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
'Gizem olmadan hayata nasıl katlanır insan'
13 Şubat 2026
Korkak ünlü ile sanal zorbanın hikayesi
06 Şubat 2026
Türkiye’nin yakın tarihine sinmiş suskunluklar
Tüm Yazıları
23 Ocak 2026