Son dönemde sosyal medya platformlarında “sıcak para” tartışması yürüyor. Merkez Bankası’nın politika faizinin sıcak parayı teşvik ettiği, ülkeye gelen sıcak paranın maliyetini para basarak ödediği gibi eleştiriler oluyor. Merkez Bankası’nın pek de yüksek sesle söylemediği çekincesi ise bu tür kısa vadeli parasal akımların girişleri kadar çıkışlarının da yaratacağı dalgalanma. Ama dövize ihtiyacın bitmediği de ortada. Bir tür ‘hem severim hem de istemem’ bağımlılığı var.
30.01.2026 04:30
Sıcak paranın soğuk yüzü
Türkiye’nin finansal tarihinde su götürmez bir gerçek var: Halk oyuna girdiğinde krizler idare edilemez hale geliyor. Şarkı bittiğinde strateji hazır olmalı...
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
5 bin dolarlık altının kamuya kâr ve zararı
13 Şubat 2026
Kredi kartı limitlerine tırpanın arka planı
06 Şubat 2026
40 milyar dolarlık likiditeyle uyunur mu?
23 Ocak 2026
İthalatçıya 1.5 milyar dolarlık pasta
16 Ocak 2026
Gelir dağılımında orta sınıfın dibe vuruşu
Tüm Yazıları
09 Ocak 2026