Lezzet dediğimiz şey aslında bir bellek meselesidir. Çocukluğumuzda damağımıza kazınan, bizi biz yapan o referans noktalarıdır. Benim için keşkek denilince aklıma gelen ilk imge, çocukluğumuzda evimize gelen ve bize yemekler yapan Arzu Teyze’dir. Onun yaptığı keşkeğin tadı, dokusu ve ritüeli, yıllar boyunca benim için ulaşılması zor bir çıta olarak kaldı. Ne zaman bir yerde keşkek yesem, zihnimdeki o şablonla kıyaslar ve çoğu zaman hayal kırıklığına uğrarım. Çünkü modern zamanların hızı, sabır ve emek isteyen bu kadim yemeği de yozlaştırdı. Önümüze gelenler genellikle keşkek değil, blender’dan geçirilmiş, dokusu kaybolmuş, kimliksiz buğday lapaları oluyor.
20.02.2026 04:30
Keşkek için Aydın Efeler’e yolculuk yapmaya değer
Keşkekçi Hülya Hanım’ın yerine girdiğimde yaşadığım his, kayıp zamanın izini bulmak gibiydi. Burası sadece bir lokanta değil, adeta bir lezzet atölyesi. Devasa bakır kazanlar, altlarında yanan meşe odunu ve o kazanların başında, sanki bir orkestra şefi gibi yemeği yöneten insanlar
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Esnaf ruhunu gustoyla birleştiren mekan
Tüm Yazıları
06 Şubat 2026