Türkiye’de tuz konuşulunca, garip bir sessizlik çöker. Ya “sağlık” korkusuyla konu kapatılır ya da iş mutfakta bambaşka bir yanlış anlama biçimine dönüşür. Son yıllarda bazı şeflerden sık duyduğum bir cümle var: “Ben tuz kullanmıyorum, isteyen sonradan ekler.” İyi niyetli gibi görünüyor ama gastronominin kalbine yerleşmiş bir kavramı ıskalıyor: Seasoning, yani çeşnilendirme. Tuz sadece sofrada “sonradan eklenen” bir şey değildir; çoğu zaman yemeğin dokusunu, aromanın açılmasını, hatta pişme biçimini belirleyen bir araçtır. Öte yandan bunun tam tersi de var: “Şef eli” adına yemeği tuza boğmak, her şeyin üstünden kaba bir geçiş yapmak… İki uç da aynı yanlışa çıkıyor: ‘Seasoning’i bir sağlık polemiği zannedip gastronomik bir teknik olmaktan çıkarmak.
24.04.2026 04:30
Yemeklerde tuz kullanmayı bilmiyoruz
Tuz, doğru kullanıldığında sadece “tuzlu” yapmaz; yemeğin içindeki tatları belirginleştirir, acılığı törpüler, umamiyi artırır, hatta bazı durumlarda dokuyu iyileştirir. Yanlış kullanıldığında ise her şeyi tek bir tonda bağırttırır: Tuz
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Umami: Adı yeni, kendisi bizim mutfakta çok eski
08 Mayıs 2026
Tuzun tadından çok iktidarı üzerine
Tüm Yazıları
17 Nisan 2026