07 Haziran 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
29.05.2026 04:30

Değişmeyen vicdan krizleri

J. M. Coetzee imzalı Demir Çağı, yalnızca Apartheid Güney Afrika’sını anlatmıyor. Gücü elinde tutanların kurduğu düzen karşısında “sessiz kalmanın” nasıl bir ortaklığa dönüştüğünü anlatıyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Son günlerde ne çok “vicdan” dedik… Soyut kavramlar hayatın merkezine oturduğunda tedirgin olurum. Çünkü bu kavramlar, sadece akılla açıklanamıyor. Vicdan, daha çok insanın içindeki tanık gibi. Hem de öyle yalancı tanıklar, iftiracı itirafçılar gibi değil. Ne zor şeydir, insanın kendisine hesap vermesi. Bu yüzden edebiyatta vicdan çoğunlukla “suç”tan daha büyük bir mesele olarak çıkar karşımıza. Çünkü insan bazen yaptığı şeylerden değil, sustuğu şeylerden dolayı vicdanıyla yüzleşir. J. M. Coetzee gibi yazarlar tam da bunu kurcalar. Onun romanlarında vicdan, insanın kendi konforuyla hakikat arasındaki gerilimdir.

* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.