Geçen hafta Türkiye’nin farklı şehirlerindeki okullarından gelen haberler içimizi parçaladı. Bu tablonun bir günde ortaya çıkmadığını biliyoruz. Uzun süredir biriken, görmezden gelinen, üstü örtülen bir mesele. Bıçaklı saldırılar, okul çeteleri, zorbalık, öğretmenlere yönelen şiddet, dijital linçler… Geçen hafta herkes konuştu. Sosyal medyada, ekranlarda, köşe yazılarında… Herkes bir anda uzman oldu. Nedenleri sıraladı, çözümler önerdi, teşhisler koydu. Ama bir tuhaflık vardı: Sesi en az duyulanlar yine öğretmenlerdi. Oysa çocukların öfkesini, kırgınlığını, yalnızlığını en yakından gören onlar. Gerekirse bir öğrenciyi korumak için kendini siper etmekten çekinmeyen, bunu bir “görev” değil bir sorumluluk olarak gören insanlar. Çoğu zaman bir çocuğu anne-babasından daha iyi tanıyan, onun ses tonundaki küçük değişimi bile fark eden kişiler.
24.04.2026 04:30
Peki ya şimdiki çocuklar?
Aziz Nesin’in 1967’de yazdığı Şimdiki Çocuklar Harika eserindeki o özgür ruh, bugün sınıf duvarları arasında kendine yer arıyor
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Elon Musk bir rehineci mi?
15 Mayıs 2026
Çıplak gerçekliğin soğuk dili
08 Mayıs 2026
Komplo: Pandeminin sessiz suç mahalli
01 Mayıs 2026
İnkarlar, suskunluklar, hayatlar
17 Nisan 2026
Beş Ada sizi duyguların eşiğine çağırıyor
Tüm Yazıları
10 Nisan 2026