Çocukken Jules Verne romanlarına bayılırdım. Verne’in dünyasında macera, keşif, insan aklının henüz ulaşmadığı yerlere doğru açılan o büyük merak kapısı vardı. Denizler Altında Yirmi Bin Fersah benim için bu romanların arasında ayrı bir yerde dururdu. Kaptan Nemo, o yaşlarda bana yalnızca denizlerin altında dolaşan gizemli bir adam gibi görünmemişti. Daha çok, belirsiz geleceğin kötücül bir temsiliydi sanki. Kendi aklına kapanmış, kendi teknolojisini yaratmış, kendi adaletini ilan etmiş, insanlığa hem hayranlık hem tehdit duyan bir figür.
26.06.2026 04:30
Şu anda olup biteni gerçekten görüyor musun?
Kay Dick Onlar’da büyük bir totaliter düzeni açıkça tarif etmek yerine, insan ilişkilerinin içine yerleşen baskıyı ve tehlike duygusunu bir distopyaya dönüştürmüş
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Sözün susturulduğu yerde
17 Temmuz 2026
İstanbul’a bakmayı öğrenmek
10 Temmuz 2026
Fabrikanın içinde kim çalışır?
03 Temmuz 2026
Tiyatronun hafızası
19 Haziran 2026
Büyük bir politik alegori
Tüm Yazıları
12 Haziran 2026