Oksijen Gazetesi'nde bu hafta. 
6 Mart 2026, Cuma

Merhaba. 

6-12 Mart haftasını kapsayan 269'uncu sayımızla karşınızdayız. 

Birazdan paylaşacaklarım basılı gazetemiz ve gazeteoksijen.com'da okunabiliyor. Fakat sitemizin tamamı sadece abonelerimize açık. 

Gazetemizin pdf haline buradan ulaşabilirsiniz (sadece abonelerimiz görebiliyor), detaylı rapor ise aşağıda. 

İyi okumalar dilerim.

Yapay zekânın ilk savaşı
Pentagon 9 Ocak’ta ‘tüm askeri faaliyetlerde yapay zekânın ön plana alınması’ direktifini verdiğinde, bunun hızla sahaya yansıması beklenmiyordu. Ancak sadece 50 gün sonra başlayan İran harekâtında yapay zekâ başrolü aldı. İstihbarat analizi yaptı, hedefleri belirledi, hatta vurma kararları aldı. 

MOSSAD ve CIA, Hamaney’in cumartesi günü ne zaman ofisinde olacağını biliyordu. Çünkü başta Tahran’ın trafik kameraları ve telefon şebekeleri olmak üzere yüzlerce farklı kaynaktan istihbarat sağlıyorlardı. İsrailli bir yetkilinin dediği gibi, “Tahran’ı Kudüs kadar iyi tanıyorlardı” ve bu onlara küçük hareketlerden bile büyük anlamlar çıkarma imkânı veriyordu. 

Financial Times’a göre yıllardır sağlanan akışla öyle bir veri havuzu oluşmuştu ki rejimin önde gelen isimlerini koruyan görevlilerin ‘yaşam
modelleri’ ellerindeydi. Bunu yaparken en büyük yardımcıları, devasa veri yığınını hızla işlemeye ve anlamlandırmaya olanak sağlayan yapay zeka araçlarıydı. Bu aşamada ise Palantir, Anthropic ve SpaceX’in yazılımları başrol oynadı. 

Palantir: Pentagon, Palantir’in yapay zekâ platformu AIP ve onun amiral gemisi ürünü Gotham’ı kullanıyor. Şirket, İran harekâtı öncesi istihbarat toplanmasında başrolü üstlendi. Bunlar arasında milyarlarca sayfalık Farsça dokümanlar, binlerce dakikalık Farsça ses kayıtları da vardı. Ayrıca Hamaney’in yeri de Palantir’le doğrulandı.

Claude: Yazılımın sahibi Anthropic, Pentagon’un otonom silah ve kitlesel gözetleme taleplerini reddettiği için ABD Başkanı Donald Trump tarafından lanetlense de, Claude harekâtta önemli rol üstlendi. Palantir’den gelen veriler onunla analiz edildi, İran radarlarını vuran Lucas dronlarına saldırı emrini o verdi. Ayrıca gerçek zamanlı simülasyonlar için kullanıldı.

Starshield: Elon Musk’ın göz önüne çıkarmadığı yazılım Starshield, 480 uydu ile İran’a iletişim blokajı uyguladı. İran’ın aynı amaçla kullandığı Rus yapımı Kalinka sistemine bariz üstünlük sağladı. Ayrıca İsrail’in yapay zeka sistemlerinden Habsora hedef belirleme, Lavender ise Tahran’ın telefon şebekelerini hack’lemek için kullanıldı.

Detaylar Uğur Koçbaş’ın haberinde. 

Hamaney böyle öldürüldü
Financial Times'ın haberi: İsrail yıllar boyunca veri topladı ve işledi. İsrail istihbaratı ve CIA, 86 yaşındaki Hamaney’in cumartesi sabahı tam olarak ne zaman ofisinde bulunacağını ve yanında kimlerin olacağını belirlemek için yüzlerce farklı istihbarat akışından yararlandı.

Jeopolitik bir silaha dönüşen Palantir
Akan Abdula: “Yola lojistik yazılım şirketi olarak çıkan Palantir, bugün insan zihninin göremeyeceği bağlantıları algoritmalarla kuruyor. Açık ve kapalı kaynaklardan topladığı dağınık veri kümelerinden örüntüler çıkarıyor. Olanı değil, olasılığı hesaplıyor. Yeni çağın istihbarat mantığı tam da bu.”

Twitter’dan trafikte ve yanıltıcı bilgide rekor
M. Serdar Kuzuloğlu: “Operasyonun ilk iki günü Twitter tarihinin en yoğun trafiğini gördü. Net rakam belli değil ancak yoğunluk, Trump’a suikast girişiminde kırılan toplam 417 milyar kullanıcı-saniyelik rekoru aştı. Bağımsız teyit merkezlerine göre en fazla yanıltıcı bilgi de Twitter’dan yayıldı.”

Yapay zekâ savaşta
Cem Say: “Birçok insan değişimi eski düzeni yıkacak bir ‘devrim’, öncüsü olan yazılımcı gençleri de ‘devrimciler’ olarak nitelendirdi. Bugünlerde o bilişim devrimcilerinin cilası epey dökülmüş durumda. Yarattıkları büyük değeri paraya çevirmenin yollarını gördüler ve dünyanın en zengin insanları arasına girdiler. Sonrası malum.”

‘O insanı boğan bakıştan kurtulduk’
İranlı akademisyen Azadeh Moaveni, The New York Times’taki makalesinde “Kamusal her alanda asılması zorunlu olan fotoğraflarıyla hep bizi izliyordu” dediği Hamaney’in ölümünü değerlendirdi: “Duyduğumda boğazım düğümlendi. İlk anda rahatlamak yerine yaşattığı tüm acılar yüzünden muazzam bir keder duydum. İranlıların 47 yıldır ilk kez, nasıl yönetilmek istediklerini düşünme imkânı olacak.” 

Hamaney’in koltuğu için en güçlü aday oğlu
İran rejiminin en etkili isimlerinden Mücteba Hamaney’in mollalar tarafından yeni dini lider olarak seçildiği ancak duyurunun suikast endişeleri nedeniyle geciktirildiği iddia ediliyor. Uzmanlara göre, Batı karşıtı sert söylemleriyle tanınan Mücteba’nın koltuğa oturması Devrim Muhafızları’nın radikal kanadının iktidarda olması demek.

Trump’ın kararlarında Mugabe’den izler var
Daron Acemoğlu: “Zimbabve’nin eski diktatörü Mugabe’nin, 2000 yılında ulusal piyangoda büyük ikramiyeyi kazanmasının nedeni basitti: Çünkü yapabilecek gücü vardı. Trump’ın son iki kararında Mugabe’den izler bulmak mümkün. İlk karar Hamaney’i öldürmekti. İkincisi Pentagon’un etik dışı taleplerini reddeden yapay zekâ şirketi Anthropic’in ‘tedarik zinciri riski’ olarak tanımlanmasıydı. Bu kararlar Trump’ın kişisel ve siyasi inancını yansıtıyor: Kurallar enayiler içindir.” 

Vurmak kolay da sonrasını yönetmek zor
ABD toplumunda İran savaşının güçlü bir karşılığı yok. Ara seçimlerde ağır bir yenilgi alma ihtimali olan Trump’ın bu savaştan medet umması mantıklı değil.

Ali Yaycıoğlu’nun analizi: “Trump, İran rejiminin gerçekten halk tarafından yıkılacağına inandı mı? Bu ihtimali bir ‘senaryo’ olarak masasında tuttuğu söyleniyor. Diğer seçenek ise ‘Venezuela’ formülü. Yani rejim değişikliği yerine rejim içinde değişiklik yapmak, tepeyi zayıflatıp geri kalanla anlaşmak. Fakat daha savaşın haftası dolmadan Washington’da savaş ve sonrası konusunda ciddi bir tedirginlik olması boşuna değil. Çünkü hedefe vurmak kolay, arkasını yönetmek ise ya çok pahalıdır ya da imkansız. Hele savaşın uzaması, Trump’ın seçim yenilgisinin şiddetini artırabilir.”

Çin’in soğuk ve hissiz hesapları
The Economist analizi: İran’ın vurulmasıyla Çin’in gözyaşlarına boğulduğunu söylemek zor. Petrol ithalatının sadece yüzde 10’unu İran’dan karşılıyorlar. Ayrıca ABD’nin dikkatini Orta Doğu’ya çevirmesi Çin’in lehine. Soğuk ve hissiz bir hesap söz konusu. Çünkü bölgenin karmaşık siyasetine damga vurma hevesleri yok. Bugün bombaları izlemekle yetinseler de ülkenin yeniden inşası başlayınca sessiz kalmayacaklardır.”
Türkiye nasıl etkilenir?
Sınır komşusunda çıkan savaş, Türkiye’yi göçten ekonomiye birçok açıdan ilgilendiriyor. İran’daki savaşın potansiyel sonuçlarını 6 uzman Metin Kaan Kurtuluş’a anlattı.

Kürt kartı yeniden açılır mı?
Sedat Ergin’in analizi: “İsrail’in bölge ülkelerini zayıflatmak için eskiden beri Kürt kartını kullandığı birçok tecrübeyle sabit. Bu yüzden İran’da yanıt bekleyen kritik sorulardan biri de ciddi bir iktidar boşluğunun belirmesi halinde, Kürt grupların özerklik ya da bağımsızlık arayışına girişmesi ihtimali. Geçmişe bakınca da SSCB’nin 1946’da İran’ın kuzeyini işgal ettiği kargaşa ortamında Kürtlerin ilan ettiği Mahabad Cumhuriyeti karşımıza çıkıyor.”

İran Kürtleri: Yüzyıllık yalnızlık
Nurcan Baysal: “Bir yüzyıldır Tanrı dahil Rojhilat’ın dağlarına kimse uğramadı. İran Kürtlerinin hikâyesi; idam sehpalarında biten hayatları, karlı dağlarda ölen çocukları ve dünyadan saklı kalmış bir yalnızlığı anlatıyor…”

Küçük Tahran’ın nabzı
Türkiye’de yaklaşık 92 bin İranlı yaşıyor. Yoğun olarak yaşadıkları yerlerden biri de Esenyurt’taki Piri Reis Mahallesi, namıdiğer “Küçük Tahran”. 

Talia Boşnak, kendilerine memleketlerinde çıkan savaş hakkındaki düşüncelerini sordu.
Becerikli Türk girişimciler!
Yüz binlerce gencin katıldığı üniversiteye hazırlık süreci, girişimcilere de yeni fırsat kapıları açıyor. Sınav koçları, ‘dershane’ adını kullanmayan dershaneler ve çevrimiçi derslerin yanına şimdi de kütüphane kafeler eklendi. Bu kafeler abonelikle çalışıyor, aylık 5 ila 8 bin liraya sessiz bir çalışma ortamı sunuyor. İlk içecekler ikram, az çalışıp erken çıkana uyarı, toplu deneme sınavı gibi hizmetler de var. 

Detaylar Talia Boşnak’ın haberinde. 

Okulda şiddetin anatomisi ve çıkış yolu: Sıradaki kim?
Selçuk Şirin: “Çocuğu, ailesini suçlayıp işin içinden çıkmak en kolayı. Ama eğer vakaların sayısı artıyorsa, sorun yalnızca bireysel patoloji olamaz. Şiddeti sıradan kılan bir ortamda yetişen çocuklar, bu kültürü okula taşıyor. Peki ne yapmalı?”

‘Vize randevusu sorunları Türk acenteler kaynaklı’
Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, Schengen randevusu konusundaki sorunların kendileriyle ilgisi olmadığını söyledi. Dumont “Bu zorluklar, randevuları satmak üzere sistematik biçimde alan Türk seyahat acentelerinden kaynaklanıyor. Bu da Türk kanunları açısından yasal” diyor. 

Metin Kaan Kurtuluş, Dumont’la konuştu. 

Tarihi dava başlıyor: İmamoğlu bir yıl sonra hakim karşısında
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 352 yıla kadar hapsinin istendiği İBB davasının yıl sonuna kadar bitirilmesi hedefleniyor. 

Davaya dair detaylar Gökçer Tahincioğlu’nun haberinde.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Erkekler bu soruya yanıt verebiliyor mu: Kadınlar Günü neden var?
Bir kız çocuğunun babasına sorduğu basit bir soru: “Kadınlar Günü neden var?” Filmi buradan izleyebilirsiniz. 

Boyner Grup’un 8 Mart için hazırladığı film, bu sorunun peşine düşüyor ve toplumun yıllardır kaçtığı bir yüzleşmeyi hatırlatıyor: Kadın erkek eşitliği sadece kadınların değil, erkeklerin de sorgulaması gereken bir mesele. 

Elif Ergu, Boyner Grup’un 8 Mart filmini Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, ve filmin tanıtıldığı toplantıya katılan Psikolog Gökhan Çınar’la konuştu.

Kadının yurdu neresi?
Terakki Vakfı Şişli Terakki Lisesi, 10’uncu sınıf öğrencisi Şiir Başaran yazdı: “Ataerkil toplum yalnız erkeklerin baskısıyla değil, kadınların farkında olmadan içselleştirdiği yargılarla da yeniden üretiliyor. Bu yüzden asıl mesele, kadınların birbirini rakip görmek yerine desteklemeyi öğrenmesi: ‘Kadın kadının kurdu değil, kadın kadının yurdudur.’.”
Rezerv kalkanı türbülansa karşı devrede
Haluk Bürümcekçi: “İran savaşıyla başlayan gerginliğin uzun sürme ihtimali dezenflasyon programını da etkiliyor. 2026 için yapılan bazı ekonomik varsayımlar fazla iyimser kaldı. Tahminlerimi revize ettim: Yıl sonu enflasyonu yüzde 25, TCMB faizi yüzde 31. Riskler yukarı yönlü.”

‘Yüksek gelirli ülkeler’ sınıfına nasıl girdik?
Uğur Gürses: “2021’de 9 bin 601 dolar olan kişi başına milli gelirimiz 18 bin 40 dolara yükseldi ve sınıf atladık. Peki bunu nasıl başardık? Kuru tutup, enflasyonu salarak...”

Konut piyasasında brüt/net alan karmaşası nasıl çözülür?
Kıvanç Önder: “Batı’da örnekleri var: Örneğin Fransa’da satıcı taraf olarak süpürülebilir alanı beyan etmek zorundasınız. ABD’de yüksekliği 2.13 metrenin altındaki alanları zemin üstü yaşam alanı hesabına katamazsınız. İşte yerli piyasa için çözüm önerilerim...”

Tarım küçülürken enflasyonu büyüdü
İrfan Donat: "Tarım sektörü son 24 yılın en sert daralmasını yaşayarak 2025’te yüzde 8.8 küçüldü. Gıda enflasyonu ise sadece şubatta aylık yüzde 6.9 yükseldi. Mesele dönüp dolaşıp tarımın yıllardır hasır altı edilen sıkıntılarına geliyor.”

Savaşta bile gıda tedarik edilir asıl mesele adil erişim
Tiryaki Holding CEO’su Süleyman Tiryakioğlu, gıda tedarik zincirinde iki temel riske dikkat çekiyor: Tedarik zincirinde kırılma tehlikesi ve gıda güvenliği. 

Elif Ergu’nun sorularını yanıtlayan Tiryakioğlu’na göre Türkiye tarımında toprak reformu, ölçek ekonomisi ve su yönetimi şart.

Bilançolardaki mesajlar ve ötesi 
Mete Yüksel: “Borsa şirketlerinin yıl sonu konsolide mali tablolarını açıklamaları için 70 gün zamanları oluyor. Buna göre son tarih 11 Mart olsa da büyük resmi görebileceğimiz sayıda şirket mali tablolarını KAP’a gönderdi. Bu verilere baktığımızda finansal şirketler dışında gerçekleşmenin beklentilerin gerisinde kaldığı bir çeyreği geride bıraktığımızı söyleyebilirim.”

Şirketlere yeni finansman kanalı: Kitle fonlama
SPK lisanslı kitle fonlama platformu Valü, yatırımcılara halka arz öncesi şirketlere ortak olma imkânı sunuyor. Platform, ikinci kampanyasında gıda teknolojisi şirketi Anako ile yatırım turuna çıkıyor. 

Valü Genel Müdürü Sedef Erdoğmuş, Zeynep Atmaca’nın sorularını yanıtladı.

Otomotivde Hürmüz çıkmazı
Emre Özpeynirci: “Mart 2026 itibarıyla otomotiv dünyası, pandemi sonrası dönemin en büyük ‘lojistik ve enerji şoku’ ile karşı karşıya. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları ve ardından Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, halihazırda Kızıldeniz kriziyle yara almış olan tedarik zincirini kopma noktasına getirdi. Uluslararası kaynaklar ve sektörel veriler ışığında, “Hürmüz krizinin” otomotiv dünyasındaki 8 kritik izdüşümünü analiz ettik.”

Üretimden kalkan iPod gençleri büyülüyor
The New York Times haberi: Yaklaşık 25 yıl önce piyasaya sürülen ve 2022'de üretimine son verilen iPod, ilk çıktığı zaman henüz doğmamış olan insanlar arasında yeni hayranlar buluyor.

Financial Times
Petrolün varili 100 dolar olur mu?
Çatışmalar başladığından bu yana petrol fiyatları yüze 30 arttı, çarşamba günü Brent petrolün varil fiyatı 84 dolara çıktı. Bu rakam 2024’ten bu yana en yüksek seviye. Ama tarihteki zirveleri düşününce, şoke edici bir fiyat değil. Rusya Ukrayna’yı işgal ettiğinde 128 dolar görülmüştü. 100 dolar tahminleri şu ana kadar tutmadı, çünkü sektör son yıllarda deneyim kazandı. Ancak süreç uzarsa durum değişir.

Başaranlar sizden çok az daha zeki
Goldman Sachs’ı 2008 krizi günlerinde yöneten Lloyd Blankfein,  “Hayatımda dünyayı kavrayış biçimlerini bile anlayamadığım birkaç kişi tanıdım” diyerek Elon Musk ve Warren Buffett’ın adını veriyor. “Ama insanlar çoğu zaman o kadar harika değil. Sadece şanslılar. Ya da belki biraz ama sadece biraz daha zekiler.”

Oksijen yazarlarından
4 bin kadın, bir kadını evlenmekten vazgeçiremedi
Mehmet Y. Yılmaz: “Takipçilerinden evlilik fikrinden vazgeçmesini sağlayacak bir fotoğraf isteyen ‘Gerçek’ Anna Boyd’a 4 bine yakın kadından yanıt geldi. Gönderilen fotoğraflar, aslında cayması için yeterliydi. Ama kadınların bu durumlarda devreye giren büyük bir sorunu var…”

Gelen çağın paradigması:  İnadına demokrasi inadına küresellik
Bekir Ağırdır: “Dünya büyük bir çağ değişimi yaşıyor; ancak bu değişimin gerektirdiği düşünsel, toplumsal ve siyasal dönüşümü henüz kavrayabilmiş değil. Sanayi toplumunun üretim modeli artık çalışmıyor ve onun üzerine kurulmuş sistemler çözülüyor.  Artık bilgi temel kaynak, yaratıcılık ve inovasyon en değerli sermaye, küresel işbirliği ise zorunlu altyapı. Bu nedenle yeni çağın eşiğinde mesele içe kapanmak değil, demokrasi ve evrensel değerler temelinde yeni bir düzen kurabilmek.”

Bir ülke nasıl yönetilemez hale gelir?
Özge Öner: “İran’ın son yüzyılı, ‘iktidarı sınırlama arzusu ile iktidarı merkezileştirme pratiği arasındaki salınım’ın hikâyesi olarak okunabilir; kurumlar kök salmadığında meclis ve seçimler varlığını korusa bile karar merkezi giderek dar bir çevrede toplanır. Anayasa yazmak ile anayasal düzen inşa etmek farklı süreçlerdir. Kurumlar ve denge mekanizmaları güçlü değilse metinler yalnızca bir referansa dönüşür; siyaset başka kurallarla yürür ve sonunda bir memlekette güneş bir daha doğmamak üzere batar.”

Yas ve onunla devam edilen hayat
Bülent Korman:L’Attachement adlı film, birkaç gün önce Fransa’nın en prestijli sinema ödüllerinden Cesar’daki başarısıyla yeniden gündem oldu. Bu ödül, eleştirmenlerin uzun süredir dikkat çektiği, ‘sakin ama derin bir anlatının’ bir tür akademik tescili gibi görünüyor.”

İnsan sormaktan yorulur mu? 
Levent Erden: “Son yılların en gözde kelimelerinden biri öngörülmezlik idi. Öyle kalın sis tabakaları oluşmuştu ki bırakın uzak ya da yakın geleceği, gelecek yılı hatta yıl sonunu öngörmek hayli zordu. Şimdi durum daha net! Çünkü artık sis yok. Ortalık görülebiliyor epeyce. Ama değişen bir şey yok.”

Milano’da ateş hattı
Ece Sükan: “Milano Moda Haftası’ndaki defileler hem arşivle kurulan güçlü bağları hem de geleceğe dönük daha cesur hamleleri bir arada sundu.”
Silikon Vadisi’nin son şövalyesi: Anthropic
Ayşegül İldeniz: “İran harekâtını ve Maduro operasyonunu yapay zekâ programı Claude gerçekleştirmişe benziyor. Dario Amodei 200 milyon dolarlık savunma kontratını kapatmaya çalışırken şirketinden olmak üzere. Sorumlu yapay zekâ, kişisel haklar, şiddet karşıtlığını savunan son tech-bro olarak, kendini birden sakıncalı piyade statüsünde buldu. Bu çılgın dünyada kırmızı çizgileri savunmak kime düşer?”

İçimizdeki Neandertal’in sırrı
Çağrı Mert Bakırcı: “Milyarlarca insanın DNA’sının yüzde 2’sinin Neandertallerden geldiğini biliyoruz. Bilmediğimiz şey, bu birleşimin nasıl olduğuydu. Yeni bir araştırmaya göre Neandertaller ile Homo sapiens’ler çapraz şekilde birleşmedi. Gen mekanizmaları gösterdi ki, Neandertal erkekleri Homo sapiens kadınlarla çiftleşerek bugünkü insanı oluşturdu.”

Patronum bir algoritma (YZ artık insan kiralıyor)
Levent Ertem: “Çalışma hayatında yeni bir eşik aşılıyor. YZ, kendi bedeni olmadığı için sahadaki bazı işleri yapamıyor. Bu nedenle de insanları fiziksel uzantısı gibi kullanmak zorunda. Bunun için ücret ödemeye hazır. YZ, artık insan kiralayıp, maaş veren bir işverene dönüşüyor.”

Sağlık
‘İyi hekim’ olma ve yetiştirme peşinde
1986’da dört doktorun girişimiyle kurulan Lokman Hekim Sağlık Vakfı, kırk yılda yaklaşık 700 bin ihtiyaç sahibine sağlık hizmeti sundu.
Bugün ise odağında maddi zorluklar içindeki tıp öğrencilerine burs sağlayarak ‘iyi hekim yetiştirmek’ var. 

Zeynep Atmaca, vakfın kurucularından Uzm. Dr. Ayhan Tokgöz’le konuştu.

Bu arada bir not: Lokman Hekim Sağlık Vakfı, 13 Mart’ta Zorlu PSM’de düzenlenecek özel konserle burs fonuna kaynak yaratmayı hedefliyor. Bu yıl sahnede Yaşar var.

‘Geri dönüşü mümkün değil’ denilen kanser vakalarına çare arıyorlar
Elif Ergu, Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları Prof. Dr. Ceyda Açılan Ayhan ve Prof. Dr. Tuğba Bağcı Önder ile konuştu. 

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Tuğba Bağcı Önder ve Prof. Dr. Ceyda Açılan Ayhan, kanserde kemoterapiye karşı gelişen ilaç direncini iki farklı yöntemle araştırırken aynı hedefe ulaştı: BRPF.

Bu bulgular, meme ve prostat kanserinde ‘dirençli tümörü yeniden tedaviye duyarlı kılabilecek’ yeni tedavilerin kapısını aralıyor. İki araştırmacı da Koç Üniversitesi’nin biliminsanlarına sağladığı imkânlara dikkat çekiyor.”

Tek kan testiyle 50 kanser türünü tespit umudu
The Economist haberi: Kanserle mücadelede en etkili silah, hastalığın çok erken tespit edilmesi. Yani erken teşhis. Bunun için yeni umut onlarca farklı kanseri tek bir kan testiyle tespit etmeyi vaat eden çalışmaları. Şimdilik başarı oranı yüzde 40 ama gelecek parlak…

A’dan Z’ye zayıflama iğneleri 
Kas erimesini nasıl önlersiniz, hangi egzersizleri yapmalısınız, risk nerede yoğunlaşır, bağımlılık yapar mı? Osman Hoca hepsini yanıtladı. 

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu bu hafta ayrıca şu konulara değindi: 

Yeni longevity hapı: Ata Demirer kokteyli
Yüksek insülin sistemi yorar

Kan tahlillerini doğru okuyun
Dr. Mark Hyman: “Kan testleriyle bazen somut sonuç elde edilmiyor. Çünkü sonuçlar ile vücuttaki sorunlar arasında ilişki kurulamıyor. Bu yüzden bu rehberi dikkatle okuyun.”

Dijitalleşme kadın-erkek farkını yeniden açabilir mi? 
Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk: “Sanayileşmeyle birlikte kadınlarla erkekler arasındaki birçok cinsiyet farkı azaldı. Bugün ise dijital yetkinlikler giderek daha belirleyici hale geliyor. Eğer kız çocuklar teknik ve üretken dijital alanlarda daha erken geri çekiliyor, erkek çocuklar bu alanlarda daha uzun kalıyorsa, cinsiyet farkı yeniden büyüyebilir mi?”

Lenf sistemi: Vücudun gizli detoks gücü
Dr. Ayşegül Çoruhlu: “Mümkünse çok büyük dövmelerden kaçınmak gerek. Yaygın mürekkep yükü lokal lenfatik tıkanıklığa katkı sağlayabilir. Lenf sistemini desteklemek genel anlamda detoksun bir parçası ve daha fazlasıdır. Kronik inflamasyonun azaltılması için temel rol oynar.”

142 ülkeden çıkan yumurta kararı: Suçsuz
Japon uzmanlar tarafından 142 ülke verileri incelenerek yapılan yumurta araştırmasında, düzenli yumurta tüketiminin yaygın inanışın aksine kötü kolesterolü sadece hafifçe artırdığı, iyi kolesterolü yükselttiği belirlendi.

Sabahları bir bardak sıcak su iyi gelir mi?
Sosyal medyada son dönemde sabah uyanır uyanmaz içilen bir bardak sıcak suyun bağırsak sağlığına iyi geleceğini anlatan paylaşımlar ne kadar doğru?

Ofsayt tartışmalarını bitirecek değişiklik
Futbola yeni kurallar geliyor, büyük tartışmalara yol açan ofsayt kriterleri ise değişiyor. Artık eli önde, ayağının ucu geride tartışmaları olmayacak. İşte yenilikler...

24 yıl sonra aynı soru: Fenerbahçe nedir?
Bağış Erten: “Belki de yüz yaşını deviren bir soru: N’olacak bu Fener’in hali? Ama bu sefer biraz farklı soruluyor. Çünkü travmatik yanları var. Edinilmiş çaresizlik, yaralı bilinç… Fenerbahçe’yi anlamak için artık psikanaliz gerekiyor.”

Çocukluk hayallerinin peşinden koşmak
Alp Ustaoğlu: “Daha 16 yaşındayken Afrika Gençler Şampiyonası’nda 200 ve 400 metrelerde altın madalya kazanan Nijerya doğumlu atlet Favour Ofili, Türkiye için yarışmak istiyor. Önünde son bir engel var. Aşamazsa 2028 Los Angeles Olimpiyatları’nı kaçırabilir.”

Artık daha hafif, daha sessiz bazen de daha yavaş
F1 sezonu, bu hafta sonu Melbourne’de yüzde 50’si elektrik tahkimiyle çalışan motorlar, daha küçük otomobiller ve ‘enerji hasadı’nın yarışın felsefesine aykırı olduğu iddialarıyla start alıyor.

O2
Ödüllü Kurtuluş sinemalarda
Berlin Film Festivali’nden Gümüş Ayı’yla dönen Kurtuluş sinemalarda gösterime girdi. Yönetmen Emin Alper, ödüllü filminde, Bilge köyü katliamından yola çıkarak benzer bir şiddet hikâyesi anlatıyor.

İki dahinin büyük kapışması
Klasik müziğin iki dahisi Herbert von Karajan ile Leonard Bernstein’ın rekabeti, Zorlu PSM’de sahneye taşınıyor. Başrollerdeki Okan Bayülgen ve Celal Kadri Kınoğlu ile yönetmen Nihal Usanmaz O2’ye konuştu.

Algoritmayla büyüyen nefret
Kadınlar artık sadece eşitsizliklerle değil, dijital dünyada giderek büyüyen yeni bir şiddet kültürüyle de mücadele ediyor. April Yayıncılık’tan çıkan Laura Bates’in Kadınlardan Nefret Eden Erkekler kitabı bu konuyu mercek altına alıyor.

Yeni Hafta bültenimizi okuduğunuz için teşekkür ederiz!
Bu bülten size Gazete Oksijen bülten üyeliğiniz ve buradaki "eposta gönder" izniniz kapsamında iletilmiştir. Geri bildirimleriniz bizim için değerli. Bültenlerle ilgili geri bildirimlerinizi [email protected] adresinden bizimle paylaşabilirsiniz.

BİZE KATILIN

Çerez Politikası   |   Gizlilik Politikası   |   İletişim   |   Reklam
Gazete Oksijen 2025 © Levent Mahallesi Karanfil Sokak No: 21, Beşiktaş, İstanbul
Siteye Geri Dön