“Dünya Kupası: Gezegenin En Büyük Spor Etkinliğinin Tarihi" kitabının yazarı Clemente Lisi, Forbes dergisinin internet sitesi için bu sorunun peşine düştü. 2026 Dünya Kupası'ndaki 1.248 futbolcunun neredeyse dörtte biri, doğdukları ülke dışındaki bir milli takımda forma giyiyor.
Lisi'nin elde ettiği veriler, önemli bir değişimi yansıtıyor. Zira, 2006 Dünya Kupası’nda bu oran %9’un altındaydı.
Son yıllarda FIFA’nın katılım kuralları daha esnek hale geldi ve gelişmekte olan futbol ülkeleri daha önce ulaşamayacakları yetenek havuzlarına erişim imkânı elde etti. Sonuç olarak, 'geleneksel futbol güçleri ile dünyanın geri kalanı arasındaki uçurumun daraldığını' ifade eden Lisi bu yeni modeli şöyle anlatıyor:
"Bu süreç, uluslararası futbolun gelişimi için yeni bir model oluşturdu. Gelişmekte olan ülkeler, elit yeteneklere erişmek için artık Fransa ve İspanya gibi Avrupa’nın en büyük güçlerinin yüksek maliyetli akademilerini taklit etmek zorunda değil. Bunun yerine, başka yerlerde futbol becerilerini geliştirmiş göçmen nüfusundan yararlanabiliyorlar.
Fas, Senegal, Fildişi Sahili, Cezayir ve Tunus gibi ülkeler, takımlarını yurt dışında doğup yetişen oyuncular etrafında giderek daha fazla şekillendiriyor. Bu federasyonlar, yalnızca yurt içi yetenek kaynaklarına güvenmek yerine, göç eğilimlerinden ve çifte vatandaşlık yasalarından yararlanarak Avrupa’da doğup yetişen birinci nesil oyunculara ulaşmaya çalışıyor."
Bir oyuncunun ülkesini uluslararası alanda temsil edebilmesi için o ülkenin vatandaşlığına sahip olması yeterli. Bu vatandaşlık anne, baba, hatta büyükanne ve büyükbabalar aracılığıyla bile elde edilebilir. İkamet şartı zorunlu değil.
ABD'li yazar, neticede ulusal kimliğin ve spor katılım hakkının ulusal sınırların ötesine uzandığı bir sistemin ortaya çıktığını vurguluyor:
"Yeteneklerin satın alınabildiği kulüp takımlarının aksine, milli takımlar kimliğin başlıca araç olarak kaldığı bir piyasada faaliyet gösterir. Federasyonlar, uygun oyuncuların veritabanlarını tutar, gelişimlerini izler. Aile, menajer ve antrenörlerle ilişkiler kurarlar. Çoğu durumda, milli takım teknik direktörü oyuncu seçimi sürecinde doğrudan rol oynar."
Göçmenlerden oluşan bir ülke olan ABD, 1990’lardan beri çifte vatandaşlıktan yararlanıyor. ABD’li savunma oyuncusu Sergino Dest bunun örneklerinden biri. Hollanda’da doğup büyümüş olmasına rağmen, Surinam’dan ABD’ye göç eden ve daha sonra Birleşik Devletler vatandaşı olan babası sayesinde Erkek Milli Takımı’nda oynama hakkına sahipti.
Lisi'ye göre, soyları Afrika, Orta Doğu ve Karayipler’e dayanan Avrupa’daki binlerce oyuncu için de artık benzer yollar mevcut.
Bu yaz ilk kez Dünya Kupası’nda yer alan Curaçao, finallere katılmaya hak kazanan en küçük ülke. Kadrodaki 26 oyuncunun 25’i Hollanda doğumlu. (Bu, turnuvadaki tüm takımlar arasında en yüksek yurt dışı doğumlu oyuncu sayısı) Bu yüksek rakam, Curaçao’nun Hollanda ile olan derin bağlarını yansıtıyor; öyle ki adada aile kökleri bulunan yaklaşık 71 bin kişi Hollanda’da yaşıyor.
2021’de kurallar değişti
FIFA’nın 2021’de yaptığı kural değişikliklerine göre oyuncular, A milli takımda en fazla üç maça çıkmış ve büyük bir turnuvaya katılmamış olmaları koşuluyla, temsil edecekleri ülkeyi değiştirebiliyor.
Lisi, bunun eğilimi daha da hızlandırdığını düşünüyor:
"Önceden, bir oyuncunun gençlik seviyesinde milli takımda tek bir maçta bile forma giymesi, onu o ülkenin federasyonuna kalıcı olarak bağlamaktaydı. Sonuç olarak, oyuncu hareketliliği arttı ve yetenekler için daha akıcı bir uluslararası işgücü piyasası oluştu.
Rekabet açısından bakıldığında, kural değişikliği futbol yeteneklerinin dağılımını iyileştirdi. Fransa, İngiltere veya İspanya gibi yetenekli kadrolara girmekte zorlanacak oyuncular, bunun yerine milli takıma çağrılma şansının gerçekçi olduğu ülkeleri temsil edebiliyor."
Afrika takımları bunu çeşitli derecelerde başarıyla uyguladı. Bu yılki Afrika Uluslar Kupası’na katılan oyuncuların neredeyse %30’u kıtanın dışında doğmuştu.
Fas ise bu konuda en net örneklerden birini temsil ediyor. 2022 Dünya Kupası kadrosunun 14 üyesi ülke dışında doğmuştu ve bunların çoğu Avrupa’daki futbol akademilerinden yetişmişti.
2026 yılına gelindiğinde kadronun neredeyse dörtte üçü yurt dışında doğmuş durumda. Sonuç olarak Fas, 2022 Dünya Kupası’nda yarı finale yükseldi: Turnuva tarihinde bir Afrika takımının elde ettiği en iyi sonucu aldı.
Lisi'nin tahminleri, Kuzey Afrikalıların bir kez daha bu yaz Dünya Kupası’nı kazanabilecek sürpriz takımlar arasında yer aldığını söylüyor:
"Afrika şampiyonu bu başarıyı elde ederse, bunun büyük bir kısmı bu giderek yaygınlaşan oyuncu seçme eğilimine bağlı olacaktır."
Kaynak: Gazete Oksijen