Yaklaşık 20 yıl önce sosyal medya, farklı coğrafyalardaki insanları birbirine bağlayacak ve bilgiye erişimi kolaylaştıracak dönüştürücü bir teknoloji olarak karşılanmıştı. Bugün ise dünyanın en büyük sosyal medya ve çevrim içi oyun platformları, özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki etkileri nedeniyle yoğun bir hukuki baskıyla karşı karşıya.
Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta, Google bünyesindeki YouTube, Snapchat ve TikTok’un yanı sıra Discord ve Roblox gibi platformlar hakkında ABD’de binlerce dava açılmış durumda. Davaların önemli bir bölümünde şirketlerin platformlarını kullanıcıları mümkün olduğunca uzun süre çevrim içi tutacak şekilde tasarladığı, çocukların ruhsal ve duygusal sağlığına zarar verdiği ve genç kullanıcıları korumak için yeterli önlemleri almadığı öne sürülüyor.
BBC’nin aktardığına göre davaların sonuçları yalnızca şirketlerin ödeyeceği tazminatlarla sınırlı kalmayabilir. Mahkemelerden çıkacak kararlar, sosyal medya platformlarının tasarımından yaş doğrulama sistemlerine, kullanıcı verilerinin nasıl işlendiğinden platformlarda yabancıların çocuklarla iletişim kurma biçimine kadar pek çok alanda değişiklik yapılmasını zorunlu hale getirebilir.
Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Eric Talley, BBC’ye yaptığı değerlendirmede söz konusu davaların yalnızca hukukçular tarafından değil, düzenleyici kurumlar ve siyasetçiler tarafından da yakından izlendiğini belirtti.
Syracuse Üniversitesinden iletişim hukuku uzmanı Alexis Shore Ingber ise çocuk güvenliğine ilişkin sorunun artık görmezden gelinemeyeceğini vurgulayarak, “Bir dönüm noktasındayız. Bu davalar önemli” dedi.
İlk önemli karar çıktı: Meta ve YouTube’a 6 milyon dolar tazminat
Sosyal medya şirketlerine yönelik hukuki baskının etkileri bu yıl görünür hale gelmeye başladı.
Çocukluğunda sosyal medya bağımlılığı geliştirdiğini ve bunun ruhsal sağlığını olumsuz etkilediğini belirten genç bir kadının açtığı davada jüri, Meta ve YouTube’u sorumlu buldu. İki şirketin toplam 6 milyon dolar tazminat ödemesine karar verildi.
Meta ve YouTube karara katılmadıklarını açıklayarak temyize başvuracaklarını duyurdu. Meta, çocukları korumak amacıyla son yıllarda platformlarında çeşitli değişiklikler yaptığını belirtiyor.
Ancak önümüzdeki dönemde sonuçlanması beklenen bazı davalar, teknoloji şirketlerini daha kapsamlı değişiklikler yapmak zorunda bırakabilir. BBC, sosyal medya ve çevrim içi oyun platformlarının işleyişini etkileyebilecek dört dava dosyasını şöyle sıraladı:
1. Sosyal medya bağımlılığı davaları: Binden fazla okul bölgesi şirketlere karşı
California’da birleştirilen çok bölgeli dava dosyasında ABD genelinden binden fazla okul bölgesinin iddiaları yer alıyor.
Okullar, Instagram, YouTube, Snapchat ve TikTok’un bilinçli olarak bağımlılık yaratacak şekilde tasarlandığını öne sürüyor. Platformların aşırı kullanımının çocukların ruhsal ve duygusal sağlığına zarar verdiğini savunan okul yönetimleri, bununla mücadele edebilmek için ek kaynak ayırmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.
Davacılar, sosyal medya platformlarının çocukların refahını olumsuz etkileyerek “kamusal sorun” yarattığını ve bu nedenle sorumlu tutulması gerektiğini savunuyor.
Davaların sonuçlanmasının birkaç yıl sürebileceği belirtiliyor. Ancak mahkemelerin şirketler aleyhine karar vermesi halinde platformlarda kullanıcı etkileşiminin nasıl teşvik edildiğinden hangi yaş grubundaki kullanıcıların üyelik açabileceğine kadar farklı alanlarda değişiklikler gündeme gelebilir.
YouTube, şikâyetlerdeki iddiaların doğru olmadığını belirtti. Snapchat ise okulları hedef almadığını ve suçlamalara katılmadığını açıkladı. Meta konu hakkında yorum yapmazken TikTok, BBC’nin sorularına yanıt vermedi.
2. California ve diğer eyaletler Meta’ya karşı: 13 yaş altındaki çocukların verileri gündemde
California ve Colorado öncülüğündeki 29 eyalet, 2023 yılında Meta ve Instagram’a dava açtı. Ağustos ayında görülmesi beklenen davada Meta’nın Çocukların Çevrim İçi Gizliliğini Koruma Yasası’nı ihlal ettiği öne sürülüyor.
Kısaca COPPA olarak bilinen federal yasa, 13 yaşından küçük çocukların internette faaliyet gösteren şirketler tarafından hedef alınmasını önlemek amacıyla 2000 yılında yürürlüğe girmişti.
Davacılar, Meta’nın 13 yaşından küçük kullanıcıların platformlara erişimini daha etkili biçimde engellemesini ve daha önce bu kullanıcılardan topladığı verileri silmesini talep ediyor.
Söz konusu veriler, reklamların hedef kitlelere ulaştırılmasının yanı sıra yapay zeka modellerinin ve araçlarının geliştirilmesinde de kullanılabiliyor.
Mahkeme kayıtlarına göre Meta, dava kapsamında 2 milyondan fazla belge sundu. Şirketin sözcüsü BBC’nin yorum talebine yanıt vermedi.
3. Çocuk güvenliği tartışması Roblox ve Discord’a uzandı
San Mateo’da görülen bir diğer dava, sosyal medya özelliklerine sahip çevrim içi oyun platformu Roblox ile iletişim platformu Discord’a karşı açıldı.
Davacı, iki platform üzerinden yetişkin bir kişinin istismar amaçlı yaklaşımına maruz kaldığını belirten 13 yaşındaki bir çocuk. Söz konusu yetişkinin daha sonra ikiden fazla düzine çocuğa yönelik suçlar nedeniyle yakalandığı belirtildi.
Dava dilekçesinde Roblox ve Discord’un tasarım açısından kusurlu olduğu ve genç kullanıcıların güvenliğine ilişkin yanıltıcı tanıtım yaptığı öne sürülüyor. İki şirket ise davanın mahkeme dışında yürütülen özel bir hukuki süreç olan tahkime taşınmasını talep etti. Mahkeme bu talebi reddetti; şirketlerin karara itiraz etmesi nedeniyle dava şimdilik beklemede.
Şirketlerin itirazının reddedilmesi ve davanın görülmeye başlanması halinde platformlarda yaş doğrulama sistemleri ile yabancıların genç kullanıcılarla mesaj ve sohbet alanları üzerinden iletişim kurmasına ilişkin kurallar değişebilir.
Discord konu hakkında yorum yapmazken Roblox, BBC’nin sorularına yanıt vermedi.
4. Andrew Forrest, dolandırıcılık reklamları nedeniyle Meta’ya dava açtı
Sosyal medya şirketlerine karşı açılan tüm davalar çocuk güvenliğiyle ilgili değil.
Avustralyalı milyarder Andrew Forrest, adını ve görsellerini kullanan sahte yatırım reklamlarının Facebook’ta yayımlanmasını engellemediği gerekçesiyle Meta’ya dava açtı.
Forrest, 2022 yılında California’da açtığı davada Meta’nın dolandırıcılık amaçlı reklamlara yeterince müdahale etmediğini ve bu reklamlardan gelir elde ettiğini öne sürdü.
Davada kritik tartışma, ABD İletişim Ahlakı Yasası’nın 230. maddesi üzerinde yoğunlaşıyor. 1996 yılında kabul edilen bu madde, çevrim içi platformlara kullanıcıların oluşturduğu içeriklerden dolayı geniş kapsamlı hukuki koruma sağlıyor.
Meta, Forrest’ın iddiaları karşısında söz konusu düzenlemenin sağladığı korumadan yararlanması gerektiğini savunuyor. Forrest ise 230. maddenin bu davada Meta için bir savunma aracı olarak kabul edilmemesini talep ediyor.
Mahkemenin Forrest lehine karar vermesi halinde, çevrim içi platformların yaklaşık 30 yıldır yararlandığı hukuki korumanın sınırları yeniden tartışmaya açılabilir.
Platformların iş modeli değişebilir
ABD’de açılan davaların önemli bir bölümü California’daki mahkemelerde görülüyor. Büyük teknoloji şirketlerinin merkezlerinin bulunduğu eyalette alınan hukuki ve siyasi kararların zaman içinde ülke genelinde etkili olması, “California etkisi” olarak adlandırılıyor.
BBC’ye göre sosyal medya şirketleri aleyhine çıkacak olası kararlar, yalnızca tazminat ödemelerine yol açmayacak. Platformların kullanıcıları çevrim içi tutmaya yönelik tasarım tercihleri, çocukların üyelik süreçleri, yaş doğrulama mekanizmaları, veri toplama yöntemleri ve platform içi iletişim araçları da yeniden şekillenebilir.
Sosyal medya platformlarının hukuki sorumluluğunun nerede başlayıp nerede sona erdiği sorusu, teknoloji sektörünün önümüzdeki dönemdeki en önemli tartışmalarından biri olmaya hazırlanıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen