22 Ekim 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 22.10.2026 11:14 | Son Güncelleme: 22.10.2026 11:43

Bu kitabı yazar mı yazdı, yapay zeka mı? Yapay zeka karşıtı polisler her yerde; peki ya yanılıyorlarsa?

Yapay zeka kullandığı iddia edilen yazarlar kitap anlaşmalarını kaybediyor, ödül listelerinden çıkarılıyor. Ancak bu suçlamalarda başvurulan tespit araçlarının güvenilirliği de tartışmalı. Bir yazar, eserini kendisinin yazdığını nasıl kanıtlayabilir?
Bu kitabı yazar mı yazdı, yapay zeka mı? Yapay zeka karşıtı polisler her yerde; peki ya yanılıyorlarsa?

Zimbabveli yazar Simbarashe Kundizeza, 6 Ekim’de “The Blue Fighter” adlı öyküsüyle Caine Afrika Edebiyatı Ödülü’nü kazandı. Bir haftadan kısa süre sonra The Atlantic’te yayımlanan bir yazı, öykünün anlatıcısını sohbet robotuna benzetti ve yapay zeka tespit aracı Pangram’ın metnin neredeyse tamamını yapay zeka ürünü olarak işaretlediğini bildirdi.

Kundizeza, X’te yayımladığı açıklamada iddiayı reddetti:

“Hiçbir şüpheye yer bırakmamak için söylüyorum: ‘The Blue Fighter’ı ben yazdım. Yazarken üretken yapay zeka kullanmadım. Tamamen kendi eserim.”

CNN'den T.M. Brown’ın haberine göre, 10 bin sterlinlik ödül etrafında başlayan tartışma, edebiyat dünyasında giderek yaygınlaşan bir sorunun son örneği: Bir metnin yapay zekayla yazıldığı nasıl anlaşılır ve bunu belirlediğini söyleyen yazılımlara ne kadar güvenilebilir?

Suçlamalar kitap anlaşmalarını ve ödülleri etkiliyor

Yapay zeka kullanıldığına ilişkin şüpheler, bu yıl yayıncılık dünyasında peş peşe tartışmalara yol açtı. Mart ayında Hachette, Mia Ballard’ın 2025’te kendi imkânlarıyla yayımladığı “Shy Girl” romanının ABD baskısını iptal etti. Karar, The New York Times’ın kitabın yapay zeka kullanılarak yazılmış olabileceğine ilişkin haberinin ardından geldi.

Mayısta Trinidadlı yazar Jamir Nazir, Commonwealth Kısa Öykü Ödülü’nü kazanan “The Serpent in the Grove” için benzer suçlamalarla karşılaştı. Temmuzda Stony Brook Üniversitesi araştırmacılarının The Atlantic’le paylaştığı verilerde, H.M. Wolfe’un çok satan romanı “Daggermouth”un yüzde 60’ının yapay zeka tarafından yazıldığı öne sürüldü.

Aynı ay Jerry Falade, temsilcilerinin yapay zeka şüphesiyle ilk romanını geri çekmesi üzerine 2 milyon dolarlık kitap anlaşmasını kaybetti. Eylülde ise Haiti asıllı Kanadalı yazar Thélyson Orélien, kitabının bir yapay zeka tespit testinden geçemediği iddiasının ardından Goncourt Ödülü’nün uzun listesinden çıkarıldı.

Bu örneklerde ortak nokta, yazarların kariyerini etkileyen kararların merkezinde yapay zeka kullanımına ilişkin şüphelerin bulunması. Ancak bir tespit aracının verdiği sonuç, tek başına yazarın üretim sürecini ortaya koymuyor.

Uzun çizgi veya üçlü sıralama kanıt mı?

Tartışmalarda yalnızca yazılımların verdiği puanlar kullanılmıyor. Bazı okurlar, belirli kelimeleri ve cümle kalıplarını da yapay zekanın işareti sayıyor.

Uzun çizgiler, “X değil, Y” biçimindeki karşılaştırmalar, gösterişli benzetmeler ve üç unsurdan oluşan sıralamalar bunlar arasında. Oysa bu anlatım biçimleri, yapay zeka araçları yaygınlaşmadan çok önce de yazarların kullandığı yöntemlerdi. Modeller de bunları, eğitimlerinde kullanılan insan yapımı metinlerden öğrendi.

Yazar Patrick Nathan, bu nedenle kötü yazılmış bir insan metniyle yapay zeka çıktısını birbirinden ayırmanın güçlüğüne dikkat çekiyor: “Yapay zeka kötü yazılardan eğitildiği için, yapay zekanın ürettiği niteliksiz metinler insan eliyle yazılmış niteliksiz metinlerden neredeyse ayırt edilemiyor.”

Nazir’in öyküsü hakkındaki tartışmada ise üsluba yönelik şüpheler, Pangram sonuçlarıyla desteklenmeye çalışıldı. Pennsylvania Üniversitesi Wharton Okulu’ndan Ethan Mollick, Bluesky’da “Pangram yüzde 100 olarak işaretliyor ama zaten, anlayan anlar” diye yazdı.

Pangram ne kadar güvenilir?

2023’te kurulan Pangram, insan eliyle yazılmış metinlerle yapay zeka üretimini neredeyse kusursuz doğrulukla ayırt edebildiğini savunuyor.

Şirketin kurucusu ve CEO’su Max Spero, daha önce Google’da ve otonom araç girişimi Nuro’da çalışmış bir makine öğrenmesi mühendisi. Edebiyat veya yaratıcı yazarlık alanında geçmişi bulunmadığını da açıkça söylüyor: “Hevesli bir okurum. Hiçbir zaman yazar olmadım. O dünyanın içinde yaşamadım.”

Spero, aracın özellikle gönderilen metinlere ücret ödeyen ancak başvuru ücreti almayan edebiyat dergilerinin iş yükünü azaltmasını amaçladığını belirtiyor: “Bu güçlü yapay zeka modellerinin yol açtığı bazı zararları azaltmaya çalışıyoruz.”

Pangram’ın kendi hesaplamasına göre, insan tarafından yazılmış bir metni yanlışlıkla yapay zeka ürünü sayma oranı 10 binde bir. Brown’ın haberinde Chicago Üniversitesi ve Brüksel Üniversitesi’ndeki hakemli çalışmaların bu iddiayı desteklediği, buna karşılık Maryland Üniversitesi’nin 2025 tarihli bir araştırmasında yanlış işaretleme oranının yüzde 2 bulunduğu aktarılıyor.

Her gün çok sayıda metnin incelendiği düşünüldüğünde, düşük hata oranları bile bazı yazarların haksız suçlamalarla karşılaşması anlamına gelebiliyor.

Kimin metni şüpheli bulunuyor?

Tartışmanın bir başka boyutu, hangi yazarların eserlerinin bu araçlara yüklenerek incelendiği.

Brown’ın haberinde, öne çıkan vakaların önemli bölümünün beyaz olmayan yazarlarla ilgili olduğuna dikkat çekiliyor. Nazir Güney Asya kökenli; Ballard, Wolfe, Falade, Kundizeza ve Orélien ise siyah yazarlar.

Cambridge Üniversitesi’nde sömürgecilik sonrası çalışmalar alanında çalışan Doyle D. Calhoun, “Bunun bir kısmı, muhafazakâr ve sağ eğilimli çevrimiçi söylemlerin önemli bölümündeki daha geniş ‘woke’ karşıtı ve siyah karşıtı havayla ilgili” diyor.

Calhoun, edebiyat dünyasında daha fazla beyaz olmayan yazarın kitap anlaşması yapması ve ödül kazanmasının özellikle sosyal medyada tepki yarattığını savunuyor. “Birçoğu doğrulanmamış veya temelsiz olan bu suçlamalar ortaya atıldığında, internet medyası adeta aşırı hızda çalışmaya başlıyor” ifadelerini kullanıyor.

Ana dili İngilizce olmayanların yazıları da ayrı bir tartışma konusu. Stanford Üniversitesi’nin 2023 tarihli araştırması, dönemin yapay zeka tespit araçlarının bu metinlerde daha fazla yanlış sonuç ürettiğini ortaya koymuştu. Ancak çalışma Pangram kurulmadan önce yapıldığı için doğrudan bu aracı değerlendirmiyor. Pangram, kendi iç araştırmasında ana dili İngilizce olmayanların metinlerinde yanlış işaretleme oranını yaklaşık 10 binde sekiz olarak hesapladığını bildiriyor.

Yazar kendi eserini nasıl kanıtlayacak?

İntihal iddiasında, bir metni başka bir eserle karşılaştırmak mümkün. Yapay zeka kullanımına ilişkin suçlamalarda ise karşılaştırılabilecek böyle bir kaynak her zaman bulunmuyor.

Bu durum, yazarlardan taslaklarını, notlarını ve belge geçmişlerini paylaşmalarının istenmesine yol açıyor. Ancak hangi belgelerin bir yazarı aklamak için yeterli sayılacağı konusunda ortak bir ölçüt yok.

Caine Ödülü yönetimi de Kundizeza’nın öyküsünü incelemek için “insan merkezli bir yaklaşım” izleyeceğini açıkladı. Ödülün mütevelli heyeti başkanı Ellah Wakatama, BBC’ye yazarın taslak geçmişini inceleme için kuruma göndereceğini söyledi.

The Guardian’ın spor editörü Bryan Armen Graham hakkındaki suçlamalarda ise gazetenin iddiaları “akıl dışı” diye nitelendirmesi tartışmayı bitirmedi. Bazı sosyal medya kullanıcıları ve gazeteciler, gazetenin açıklamasından çok Pangram’ın sonucuna güvendi.

Aynı öykü için birbirine zıt sonuçlar

Commonwealth Vakfı, Nazir ve diğer adaylar hakkındaki incelemesinde Pangram veya başka bir yapay zeka tespit yazılımını kullanmamayı tercih etti.

Vakıf Genel Direktörü Razmi Farook, “Biz tek bir göstergeye dayanmak istemedik. En adil yaklaşımın birden fazla kanıt kaynağını değerlendirmek olduğuna inanıyoruz” dedi.

İncelemede ilk okuma ve jüri değerlendirmelerinin yanı sıra taslaklar, notlar ve diğer belgeler ele alındı. Yazarlarla öykülerinin nasıl ortaya çıktığı hakkında ayrıntılı görüşmeler yapıldı. Vakıf, Nazir dahil hiçbir yazarın öyküsünü yapay zekaya yazdırmadığı sonucuna vardı.

Ancak öyküyü vakıfla anlaşması kapsamında yayımlayan Granta dergisi bu sonucu benimsemedi ve gelecek yarışmalar için iş birliğini sonlandırdı. Granta’nın yayıncısı Sigrid Rausing, öyküyü değerlendirmesi için Claude’a verdiklerini açıkladı. Rausing’in aktardığına göre araç, metnin “neredeyse kesinlikle bir insan tarafından yardım almadan üretilmediği” sonucuna ulaştı. Ancak Claude, yapay zeka üretimi metinleri tespit etmek amacıyla tasarlanmış bir araç değil.

Rausing, açıklamasında belirsizliği de kabul etti: “Jüri, yapay zekayla yapılmış bir intihal örneğine ödül vermiş olabilir; henüz bilmiyoruz ve belki de hiçbir zaman bilemeyeceğiz.”

Yazarı değerlendirirken makineye bağımlı olmak

“More Than Words: How to Think About Writing in the Age of AI” kitabının yazarı John Warner, yapay zeka metinlerini ayıklamak için otomatik araçlara güvenmenin başka bir risk yarattığını düşünüyor: “Diğer bütün otomasyon teknolojileri gibi bu da insanların bunları kendi başlarına ayırt etme becerilerini köreltecek.”

Tartışma, yayıncıların yapay zekayla üretilmiş metinlere karşı önlem alma ihtiyacıyla yazarların haksız suçlamalardan korunması arasında sürüyor. Aynı eserin bir kurum tarafından insan ürünü kabul edilip başka bir kurum tarafından şüpheli bulunması ise dedektör sonuçlarının edebiyat dünyasındaki anlaşmazlıkları sona erdirmediğini gösteriyor.

Kaynak: Gazete Oksijen