02 Temmuz 2022, Cumartesi
Haber Giriş: 22.01.2021 08:00 | Son Güncelleme: 16.02.2022 15:14

Çin aşısı olan üç doktor anlatıyor

Çin aşısı olan  üç doktor anlatıyor
Editör Editör

Dr. Ayşe Fidan Baturalp: “Hızlı ve hafif bir Covid enfeksiyonu yaşadım”

2020 yılı Mart ayında, çift taraflı zatürre ile seyreden ağır Covid enfeksiyonu geçirdim. Bu nedenle aşıyı dört gözle bekliyordum. Hastalığı geçirdikten sonra Covid 19 antikor düzeyim 177 COI’ye kadar çıkmıştı, ancak kısa süre önce yaptırdığım son testte 50 COI’ye düştüğünü gördüm. Aşı olmazsam antikor düzeyimin giderek düşeceğini, Göğüs Hastalıkları uzmanı olarak hastalığa tekrar yakalanma riskimin yüksek olduğunu düşününce aşı olmaya karar verdim. Merkezi Hastane Randevu Sistemi’nden  randevumu alarak aşımı oldum. Aşı olduğum kolda bir ağrı dışında başlangıçta bir şey hissetmedim.  Ancak yaklaşık 6 saat sonra, aşırı halsizlik, iştahsızlık, yaygın kas ağrıları ve sırt ağrısı ile birlikte 38.5 dereceye ulaşan bir ateş ortaya çıktı. Parasetamole rağmen ateşim 24 saatten uzun bir süre normale dönmedi. Bu tabloya, bir süre sonra baş ağrısı, ishal ve ağızda metalik bir tat oluşması eklendi.  Bu bulguların, daha önce vücudumda mevcut olan antikor varlığına bağlı olarak, inaktive virüs ile bağışıklık sistemimin mücadelesine bağlı olduğunu düşündü hekim arkadaşlarım. 36 saat sonra ise tamamen normale döndüm. Kısaca, antikor varlığında inaktive virüs aşısı  sonrası, “hızlandırılmış ve hafifletilmiş bir mini Covid enfeksiyonu” yaşamış oldum. Ama aşı olarak çok doğru bir karar vermiş olduğuma inanıyorum.

Prof. Dr. Tülin Arun: “İkinci gün inatçı bir baş ağrısı ve halsizlik”

Sağlık Bakanlığı’ndan Covid-19 aşısı için mesaj gelince, heyecanla randevumu oluşturdum. Bana ‘Aşı olacak mısınız’ diye soran tüm dostlarıma, öğrencilerime ve hastalarıma örnek olacağım inancıyla hiç tereddüt etmeden 14 Ocak günü aşımı oldum.  Hastaneye gittiğimde belirlenen özel bölümde son derece iyi organize olmuş personel tarafından aşım yapıldı. Ve ilk 10 dakika orada dinlenmem ve sonrasında da yarım saat hastaneden ayrılmamam konusunda uyarıda bulundular. Önerilen süreyi orada geçirdikten sonra yüzümde kocaman bir gülümsemeyle hastaneden ayrıldım. Onca meslektaşımızı bu hastalığın semptomları ile boğuşurken gören ve kaybettiklerimizin acısını ömür boyu taşıyacak olan bizler için çok önemli bir süreçti bu.  Oradan muayenehaneme gittim, sanki hiçbir şey olmamış gibi ilk 24 saat çok rahat geçti. İkinci gün ise inatçı bir baş ağrısı ve genel olarak bir halsizlik hissi ortaya çıktı. Hiç ateş olmadı. Baş ağrısı geçmeyince bir parasetamol alıp dinlendim ve ilk 36 saatimi tamamladığımda tamamen toparlandım. Sonraki günlerde hiçbir sorunla karşılaşmadım. 28 gün sonra da ikinci doz aşıyı olacağım. Umarım koruyuculuğu yüksek olur ve bol antikor oluşur.

Dr. Ali İhsan Öktem: “Aşı candır, bende hiçbir yan etki olmadı”

Aslında aşı olup olmamaya karar verememiştim. Çünkü Kasım ortalarında Covid-19 hastalığına ben de yakalanmış, hastalığın klasik bulguları olan ateş, halsizlik, sırt ve eklem ağrıları gibi belirtilerle semptomatik olarak geçirmiştim. Aşıdan önce güvendiğim bir laboratuvarda antikor testi yaptırdım. Antikor düzeyim 93.40 COI geldi. 1.0 COI değerinin üstü pozitif olarak kabul ediliyor. Antikor düzeyi yüksek olduğundan aşı olup olmama konusunda bir tereddüt yaşadım. Yine de intaniye uzmanı arkadaşıma danıştım. Arkadaşım antikor düzeyimi daha da arttırmak için aşı yaptırmamın iyi olacağını söyledi. MHRS’den randevumu aldım ve aşımı oldum. Açıkçası aşıdan sonra herhangi bir yan etki görmedim. Sanki koluma iğne bile batırılmamıştı. Arkadaşlarımdan veya sosyal medyadan duyduğum, okuduğum; ateş, eklem ağrısı, baş ağrısı, gribal enfeksiyon, halsizlik, tansiyon yüksekliği vs. gibi hiçbir şey olmadı. Belki de bunun nedeni antikor düzeyimin yüksek olmasıdır. Aşı candır.