28 Mart 2026, Cumartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 28.03.2026 16:42 | Son Güncelleme: 28.03.2026 17:13

ABD Büyükelçisi Barrack: Suriye, Hürmüz ve Kızıldeniz'e alternatif olabilir

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Orta Doğu’nun 'tarihi andan' geçtiğini belirterek, Suriye’nin Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz çevresindeki enerji krizine çözümün parçası olabilecek jeopolitik kapasiteye sahip olduğunu söyledi
ABD Büyükelçisi Barrack: Suriye, Hürmüz ve Kızıldeniz'e alternatif olabilir
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Orta Doğu’nun kendi ifadesiyle “istisnai tarihi bir dönemden” geçtiğini belirterek, Suriye’nin manevi, coğrafi ve jeopolitik kapasitesi sayesinde Hürmüz Boğazı ile Kızıldeniz çevresindeki çıkmaza çözümün parçası olabileceğini söyledi.

Barrack bu açıklamaları, Washington’da Atlantic Council ile Suriye Amerikan İş Konseyi'nde yaptı.

Barrack: Hürmüz ve Kızıldeniz’e alternatif rota bulunmalı

Tom Barrack, fırsatların yalnızca petrol ve doğal gaz üretiminde değil, boru hatlarında da bulunduğunu söyledi.

Boru hatlarının tarihsel olarak verimli çalışmadığını vurgulayan Barrack, bölgedeki sürekli savaşlar, güvenlik kesintileri, zayıf altyapı ve sermaye yatırımı eksikliği nedeniyle bu hatların kapasitelerinin yalnızca yaklaşık yüzde 30’u seviyesinde kullanıldığını ifade etti.

Barrack, bugün ortaya çıkan büyük zorlukların bu “istisnai fırsatı” yarattığını belirterek, özellikle mevcut koşullarda hem Hürmüz Boğazı’nın hem de Kızıldeniz’in ciddi bir ikilem oluşturduğunu, bu nedenle farklı bir çözüm sunacak alternatif bir güzergâha ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Tom Barrack ayrıca Esad yönetimi döneminde gündeme gelen “Dört Deniz Projesi” olarak bilinen öneriyi hatırlattı.

“Dört Deniz Projesi” yeniden masada

Söz konusu proje, Suriye’yi Arap Körfezi, Hazar Denizi, Akdeniz ve Karadeniz arasında bir bağlantı noktası haline getirmeyi temel alıyordu.

Bu çerçevede Türkiye ve Suriye’nin enerji yeniden dağıtım merkezi haline gelebileceği değerlendiriliyordu.

“Dört Deniz” bağlantı projesi, dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 2009 yılında Suriye’ye yaptığı ziyaret sırasında ve dönemin rejim lideri Beşar Esad ile görüşmesinde gündeme getirilmişti.

Gül, o dönemde Ankara ile Şam arasında sınırsız iş birliği istediğini belirterek, Esad’a “Suriye, Türkiye, İran ve Irak’ın çevresindeki dört denizi birbirine bağlayarak küresel bir ticaret merkezi haline gelme” çağrısı yapmıştı.

Enerjinin jeopolitik boyutu: Dağıtımdan güvenliğe geçiş

Barrack, “Suriye’nin kaderinin etrafında yaşanan her şeyle bağlantılı olduğunu biliyoruz” dedi.

Konferans katılımcılarına atıf yaparak, “Bugün burada bulunma nedeniniz enerji” ifadesini kullanan Barrack, jeopolitik gelişmelerin enerji sektörünü dağıtım odaklı yapıdan güvenlik odaklı yapıya taşıdığını söyledi.

“Özellikle bu bölgede neden güvenlik? Çünkü bir zamanlar enerji dağıtımının merkezinde yer alan su yolları artık güvenlik, koruma ve alternatifler üzerine düşünmeyi gerektiriyor” diyen Barrack, Suriye’nin kara sınırlarının sunduğu kuzey-güney ve doğu-batı eksenli coğrafi avantajın son derece dikkat çekici olduğunu vurguladı.

Yatırım vizyonu ve risk hesabı

Özel yatırım şirketi yönetme geçmişine atıfta bulunan Barrack, konuya yatırım perspektifinden yaklaştığını söyledi.

Buna göre temel soruların, Suriye’ye yüz milyonlarca dolarlık yatırım için ne gerektiği, risk ve getirilerin neler olduğu, bu risklerin nasıl hedge edilebileceği ve yatırımın nerede yapılabileceği olduğunu belirtti.

Bu çerçevede temsilci, yatırım sunumlarında nadiren ele alınan “Suriye sponsorluk programı” olarak adlandırdığı bir çerçeveyi de gündeme getirdi.

Barrack, tehdit değerlendirmelerini ise iç ve dış riskler olarak ikiye ayırdı:

İç riskler

  • Sistemin halen şekillenme aşamasında olması
  • Açık ve net bir yasal çerçeve ihtiyacı
  • Petrol gelir paylaşım mekanizmaları
  • Standartlar ve göstergeler eksikliği

Dış riskler

  • İran kaynaklı riskler
  • Rusya faktörü
  • Irak ve Türkiye gibi komşu ülkelerden kaynaklanan ayrı zorluklar
  • Barrack, “İran ne olacak? Rusya ne olacak? Irak ve Türkiye gibi komşular ne olacak? Her birinin kendi zorlukları var” dedi.

“En zor aşama geride kaldı”

ABD’li temsilci, fırsatın bugün mevcut olduğunu ve Suriye’deki ekibin sahadaki en iyi ekip olduğunu savundu.

“En zor aşamayı, yani jeopolitik uzlaşılar dönemini geride bıraktık. Yaptırımların büyük bölümü kaldırıldı ve Suriye Merkez Bankası yeniden denklemde yerini aldı” ifadelerini kullandı.

“Artık Lübnan’daki Hizbullah, Irak’taki milisler, başka alanlardaki Hamas veya Yemen’deki Husiler gibi diğer bölgelerde gördüğümüz aynı zorluklarla karşı karşıya değiliz” diyen Barrack, bunun yeni bir uyum ve yeniden yapılanma süreci yarattığını ifade etti.

Kaynak: Gazete Oksijen