28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri operasyon başlatan ABD ve İsrail, yaklaşık 90 milyon nüfuslu ülkede binlerce saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılar yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadı; hastaneler, okullar ve konutlar gibi sivil altyapı da hedef alındı.
Al Jazeera'da yer alan habere göre, İran, ABD-İsrail saldırılarında yaklaşık 90 bin sivil noktanın vurulduğunu ve 2 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Savaşın ilk gününde Minab kentindeki bir okulun hedef alınması da bu saldırılar arasında yer aldı. Çatışmalar Lübnan’a da sıçrarken, İsrail burada da “Gazze’de uyguladığı yöntemleri” sürdürmekle suçlanıyor. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü saldırılarda 72 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği, bunlar arasında yüzlerce sağlık çalışanı ve yardım görevlisinin de bulunduğu belirtiliyor.
İran da buna karşılık İsrail’de askeri, sanayi ve enerji tesislerinin yanı sıra sivil hedeflere saldırılar düzenledi. Bu saldırılarda en az 19 kişi öldü, binlerce kişi yaralandı. İran ayrıca ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerine yönelik saldırılar gerçekleştirdi; bu saldırılarda en az 25 kişi hayatını kaybetti. İran saldırılarında en az 13 ABD askerinin de öldüğü bildirildi.
ABD ve İsrail’in saldırılarının elektrik üretim tesisleri ve su arıtma (desalinasyon) tesisleri gibi sivil altyapıyı da kapsayacak şekilde genişlemesi, İran’ın da benzer hedeflere yönelmesine yol açtı. Pazar günü İran’ın Kuveyt’te bir desalinasyon tesisini hedef alması, Körfez ülkelerinde endişeyi artırdı. Bölge ülkeleri büyük ölçüde arıtılmış suya bağımlı.
İran’daki hedefler
Savaş, 28 Şubat’ta İran’ın güneyindeki Minab kentinde bulunan Şecere Tayyibe adlı kız ilkokuluna düzenlenen saldırıyla başladı. Füzelerin isabet ettiği okulda çoğu 7-12 yaş arası kız çocuklarından oluşan en az 170 kişi hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump, okulun hedef alındığını reddetti. Ancak aralarında Al Jazeera ve Amnesty International’ın da bulunduğu bağımsız incelemeler, saldırının muhtemelen kasıtlı olduğunu ve ABD yapımı Tomahawk füzelerinin kullanılmış olabileceğini ortaya koydu.
İran, 1 Mart’ta İsrail’e düzenlediği karşı saldırıda Beyt Şemeş kentinde en az 9 kişinin ölümüne yol açtı.
28 Mart’ta İran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin İsrail-ABD saldırılarının hedefi olduğu bildirildi. Ertesi gün İsfahan’daki bir üniversite de ikinci kez vuruldu ve dört personel yaralandı. İran Devrim Muhafızları, bu saldırıların ardından ABD ve İsrail bağlantılı üniversiteleri hedef alacaklarını açıkladı.
Enerji altyapısı hedefte
İran, ABD ve İsrail saldırılarına karşılık Hürmüz Boğazı’nı kapatarak küresel petrol ve gaz arzında ciddi aksamalara yol açtı. Bu durum birçok ülkenin stratejik rezervlerini kullanmaya başlamasına neden oldu.
İsrail, 8 Mart’ta Tahran’daki petrol depoları ve rafineriler dahil olmak üzere çeşitli enerji tesislerini vurdu. Tanıklar, Şahran deposundan petrolün sokaklara sızdığını ve ertesi gün “siyah yağmur” yağdığını aktardı.
18 Mart’ta ise dünyanın en büyük doğalgaz sahalarından biri olan ve İran ile Katar’ın ortak kullandığı Güney Pars sahası hedef alındı. ABD, bu saldırıya dahil olmadığını açıkladı.
İran da buna karşılık Körfez’deki enerji tesislerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi.
Katar’da Ras Laffan’daki LNG tesisleri vuruldu, üretim durduruldu ve ciddi ekonomik kayıplar yaşandı. Suudi Arabistan’da Ras Tanura rafinerisi faaliyetlerini geçici olarak durdurdu. Birleşik Arap Emirlikleri’nde Mussafah ve Fujairah tesislerinde yangınlar çıktı. Umman’da Duqm ve Salalah limanları hedef alındı. Kuveyt’te Mina el-Ahmadi rafinerisi ikinci kez vuruldu.
İsrail’de ise Hayfa’daki petrol rafinerisi ve enerji altyapısı İran saldırılarında zarar gördü.
Su kaynakları ve altyapı
7 Mart’ta İran, ABD’nin Keşm Adası’ndaki bir desalinasyon tesisini hedef aldığını açıkladı. Bu saldırı 30 köyün su tedarikini etkiledi.
İran daha sonra Körfez’deki benzer tesislere saldırılar düzenledi. Bahreyn’de bir su arıtma tesisi zarar gördü. 30 Mart’ta Kuveyt’te bir tesise yapılan saldırıda bir işçi hayatını kaybetti. Kuveyt’te içme suyunun yaklaşık yüzde 90’ı bu tesislerden sağlanıyor.
Enerji ve sanayi tesisleri
27 Mart’ta Buşehr Nükleer Santrali, savaşın başından bu yana üçüncü kez vuruldu. İsrail’de ise Hayfa’daki bir elektrik santrali, düşürülen füzelerin parçalarının isabet etmesi sonucu hasar gördü.
Aynı gün İran’daki iki çelik fabrikası da İsrail tarafından hedef alındı. Huzistan ve İsfahan’daki tesislerde üretim durduruldu.
29 Mart’ta İran, Bahreyn ve BAE’deki alüminyum tesislerine saldırılar düzenledi; çok sayıda kişi yaralandı.
Finans ve teknoloji altyapısı
11 Mart’ta Tahran’daki devlet bankası Sepah’ın bir şubesi İsrail saldırısında vuruldu ve çalışanlar hayatını kaybetti. İran, ABD ve İsrail bağlantılı ekonomik merkezleri hedef alacağını duyurdu.
İran’a yakın kaynaklar, Google, Microsoft, Palantir, IBM, Nvidia ve Oracle gibi şirketlerin altyapılarının yeni hedefler arasında olduğunu belirtti.
Bu tehditler sonrası Körfez’deki bazı bankalar ofislerini boşalttı. Citibank Dubai’deki merkezini tahliye ederken, Standard Chartered çalışanlarına uzaktan çalışma talimatı verdi. Katar’da HSBC şubelerini geçici olarak kapattı.
Ayrıca Amazon’un veri merkezleri de saldırılardan etkilendi. BAE ve Bahreyn’deki tesislerde hasar oluşurken, 24 Mart’ta Bahreyn’deki AWS hizmetlerinde kesinti yaşandı. Amazon, müşterilerini diğer bölgelere yönlendirdiğini açıkladı.
AWS, birçok internet sitesi ve kamu hizmeti için kritik öneme sahip bulut altyapısını sağlıyor ve şirketin en önemli gelir kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen