Avrupa Birliği’nde kürk üretiminin geleceği yeniden tartışma konusu olurken, Brüksel’in yasağa mesafeli yaklaşımı eleştirileri artırıyor.
1,5 milyondan fazla kişinin imzaladığı kürk çiftliklerinin yasaklanması çağrısına rağmen Avrupa Komisyonu’nun sektörü tamamen ortadan kaldırmak yerine üretime çeşitli düzenlemeler getirmeyi tercih edeceği ifade ediliyor.
Politico’nun gördüğü taslak belgeye göre Komisyon, kürk üretimini yasaklamak yerine sektörün hayvan refahı koşullarını iyileştirmesini isteyecek. Nihai kararın Paskalya sonrası günlerde açıklanması beklenirken, sürecin üye ülkelerden ve Komisyon içinden gelen itirazlar nedeniyle geciktiği belirtiliyor.
Sosyal medyada “geri dönüş”, Brüksel’de varoluş tartışması
Kürk endüstrisi, Avrupa’da gerileme eğilimine rağmen sosyal medyada güçlü bir görünürlük sergiliyor.
Uluslararası Kürk Federasyonu’nun paylaşımlarında Rihanna, Jennifer Lopez, Kim Kardashian ve Pharrell Williams gibi ünlü isimlerin kürk kullanımı öne çıkarılıyor.
Bu durum, kürkün modada yeniden yükselişe geçtiği algısını yaratırken, Brüksel’de asıl tartışma sektörün varlığını sürdürüp sürdürmemesi üzerine yoğunlaşıyor.
Kürk karşıtı kampanyaların öne çıkan isimlerinden Mike Moser, sektörün kamuoyuna sunduğu imaj ile üretim koşulları arasında büyük bir fark olduğunu savunuyor. Daha önce Uluslararası Kürk Federasyonu ve İngiliz Kürk Ticaret Birliği’nde görev yapan Moser, 2019’da sektörden ayrılarak hayvan hakları savunuculuğu yapmaya başladı.
Moser, bir kürk çiftliğini ziyaret ettikten sonra görüşlerinin değiştiğini belirterek, dar tel kafeslerde tutulan hayvanların stres altında yaşadığını, doğal davranışlarını sergileyemediğini ve kötü koşullarda barındırıldığını söyledi. “Binlerce vahşi hayvan küçük kafeslerde tutuluyor” diyen Moser, sektörün temel üretim modelinin değişmediğini savundu.
Bilimsel rapor: Mevcut sistem düzeltilemez
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) 2025 tarihli raporu da tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Raporda, kürk üretiminde kullanılan mevcut kafes sistemlerinin hayvan refahı açısından ciddi sorunlar yarattığı ve bu sorunların sistem içinde iyileştirilemeyeceği belirtildi.
EFSA’ya göre hayvanların temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için mevcut üretim modelinin tamamen terk edilmesi gerekiyor. Bu bulgu, Komisyon’un neden yasak yerine “iyileştirme” seçeneğini tercih ettiği sorusunu daha da tartışmalı hale getiriyor.
Avrupa’da sektör daralıyor
Bugün Avrupa Birliği içinde kürk üretimi sınırlı sayıda ülkede devam ediyor. Sektörün en büyük aktörlerinden biri olan Polonya, kürk çiftliklerini yasaklama kararı alarak üreticilere faaliyetlerini sonlandırmaları için sekiz yıl süre tanıdı.
Buna rağmen sektör temsilcileri, kürkün küresel ölçekte hâlâ güçlü olduğunu savunuyor. Uluslararası Kürk Federasyonu CEO’su Mark Oaten, sektörün karmaşık ve yüksek değerli bir tedarik zincirine sahip olduğunu belirterek, üretimin Finlandiya ve Yunanistan’daki çiftliklerden başlayıp İtalya’daki işleme atölyelerine, Hong Kong’daki üreticilere ve Avrupa’nın büyük moda merkezlerine uzandığını söyledi.
Üreticiler “lüks ve sürdürülebilir” diyor
Sektör temsilcileri, kürkün özellikle genç tüketiciler arasında yeniden ilgi gördüğünü ileri sürüyor. Buna göre ikinci el ve vintage kürk ürünleri, “doğal malzeme” ve “uzun ömürlü kullanım” gibi gerekçelerle sürdürülebilir moda anlayışı içinde yeniden değerlendiriliyor.
Saga Furs gibi müzayede şirketlerinin son dönemde satışlarını artırdığı, bazı özel üretim kürk ürünlerinin 200 bin euroya kadar alıcı bulabildiği belirtiliyor. Oaten, kürkün kitlesel bir ürün olmadığını, ancak yüksek katma değerli bir sektör olarak varlığını sürdürdüğünü savundu.
“Yasak yerine düzenleme” yaklaşımı
Avrupa Komisyonu içinde süreci yöneten Hayvan Refahı Komiseri Olivér Várhelyi’nin yasaklara karşı temkinli bir yaklaşım benimsediği ifade ediliyor. Komisyon kaynaklarına göre hazırlanan taslakta baştan itibaren yasak seçeneği yerine refah standartlarının geliştirilmesine odaklanıldı.
Sektör temsilcileri de daha sıkı düzenlemelere açık olduklarını belirtirken, Avrupa’da üretimin yasaklanmasının Çin gibi ülkelerden daha düşük standartlı ürünlerin ithalatını artıracağı uyarısında bulunuyor.
Avrupa Parlamentosu’nda ise konu sert tartışmalara sahne oldu. Hollandalı milletvekili Anja Hazekamp, kürk üretimini “korkunç bir sektör” olarak nitelendirerek Komisyon’u yasak getirmeye çağırdı. Hazekamp, aksi halde Komisyon’un hayvan refahı konusundaki sorumluluğunu yerine getirmediğini savundu.
Komiser Várhelyi ise eleştirilere karşılık, sürecin henüz yeni başladığını ve bu nedenle suçlamaların yersiz olduğunu söyledi.
“Gelecek nesiller bu dönemi sorgulayacak”
Hayvan hakları savunucuları, Komisyon’un alacağı kararın tarihsel bir dönüm noktası olacağını vurguluyor. Sektörden ayrılan Moser, gelecekte kürk üretiminin etik açıdan sorgulanacağını belirterek, “İnsanlar geriye dönüp baktığında ‘Gerçekten hayvanları küçük kafeslerde tutup gereksiz bir ürün için öldürdük mü?’ diye soracak” dedi.
Komisyon’un önümüzdeki günlerde açıklayacağı karar, Avrupa’da kürk sektörünün geleceğini belirlemenin ötesinde, hayvan refahı politikalarının yönünü de tayin edecek.
Kaynak: Gazete Oksijen