05 Mart 2024, Salı
Haber Giriş: 03.01.2023 10:08 | Son Güncelleme: 03.01.2023 11:34

Bloomberg yazarından 2023 analizi: Bu yıl beklenmeyeni bekleyin

Rusya-Ukrayna savaşının sürmesi, İran'da artan gerilim, gerçekleşecek potansiyel nükleer saldırılar ve Çin'den gelebilecek yeni Covid varyantı 2023'te dünyayı bekleyen risklerin başında yer alıyor. Bloomberg yazarı James Stavridis bu yıl dünyada meydana gelebilecek olayları yazdı
Bloomberg yazarından 2023 analizi: Bu yıl beklenmeyeni bekleyin

Yeni yıla girmeden başlayan küresel güvenlik endişelerinin yeni yılda da devam ettiği oldukça açık. Rusya-Ukrayna savaşının bahar aylarında tırmanmasından ve Rus lider Vladimir Putin'in nükleer silah kullanma potansiyelinden endişe duyulmalı. Çok düşük bir ihtimal olsa da, nükleer bir patlama dünyanın askeri, ekonomik ve diplomatik temellerini tahmin edilmeyecek derecede bozabilir.  

Çin'in saldırı ihtimali

İkinci açık tehlike ise Çin'in Tayvan'a saldırması ki bu daha da sismik bir etki yaratacaktır. Pekin'e karşı yaptırımlar uygulanırken üst düzey mikroçiplerin üretimindeki büyük etkiden küresel ticaret kalıplarının yeniden düzenlenmesine kadar her şeyle ilgili olarak birçok şeyde büyük değişiklikler görülebilir. 

 

İran'da ayaklanma

Üçüncü olarak, İran halkının ayaklanması var. Buradaki olası sonuçlar teokrasinin devrilmesinden mollaların acımasızca bastırılmasına ve bölgesel düşman olan ülkeler İsrail ve Suudi Arabistan'a karşı saldırganlaşmaya kadar uzanıyor. 

Bloomberg yazarı James Stavridis kaleme aldığı analizde Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) yüksek müttefik komutanıyken, Rusya'nın nükleer kartını oynadığı bazı senaryolar da dahil olmak üzere çeşitli savaş ihtimalleri üzerinde durduğundan ve her iki taraf için de sonunun hiç iyi bitmediğinden bahsediyor. Stavridis, Pasifik'te muhriplere komuta vererek geçirdiği uzun yıllar boyunca Tayvan'a bir saldırı olması durumunda savaş planlarını gözden geçirmek için pek çok fırsatı olduğuna değiniyor. Tüm alınan bu önlemler ve yapılan planlar, riskler yüksek ve maliyetler büyük olsa bile Savunma Bakanlığı'nın oldukça iyi hazırlandığı alanlardır. Ancak beklenmedik küresel çalkantılara yol açabilecek neler var? Neler öngörülemiyor?

Siber saldırı potansiyeli

Listenin en başında küresel bir dizi siber saldırı için artan bir potansiyel var. Her yıl internete bağlı cihaz sayısı hızla artıyor. Bazı tahminlere göre, on yıl önce yaklaşık 7 milyon olan cihaz sayısı 50 milyarı aşmış durumda. Faydaları gerçek ve açık. Ancak bu cihazların her birinin bilgisayar korsanları için benzersiz bir saldırı noktası olduğu gerçeği de öyle. Çok geniş, savunulamaz bir tehdit alanı mevcut. Tıpkı rakiplerin fiziksel becerileri geliştikçe rekorların kırıldığı atletizm dünyasında olduğu gibi, hackerlar da sürekli öğreniyor, büyüyor ve zanaatlarını icra ediyor. İnternette daha fazla araca kolayca ulaşabiliyorlar ve genellikle ulusal hükümetlerin gizli, bazen de açık teklifleriyle işlerini icra ediyorlar.

Rusya’nın siber gücü

Birçok ülke siber güce sahip ve olmayanlar da özel bir güç oluşturmayı düşünüyor. Putin sadece kendi bünyesinde hükümet ve ordu hackerlar'ı bulundurmakla kalmıyor, aynı zamanda Rusya'nın düşmanlarına karşı korsan olarak hareket etmeleri için onlara 17. yüzyıldaki marque letter'a( korsanlık fermanı) eşdeğer bir yetki vererek özel sektördeki Rus suç aktörlerinden de faydalanma eğilimi gösteriyor. 

Batı'nın Ukrayna'ya verdiği destek göz önüne alındığında, Putin 2023'te ciddi siber saldırılara hazırlanıyor olabilir. Bunlar düşük insan gücü, düşük maliyetli bir yaklaşımla gerçekleşebilir. Saldırılar gıda, benzin, tıbbi malzeme ve diğer kritik ancak zayıf savunulan tedarik zincirleri hedef alınabilir. Ruslar, 2021'de et paketleme firması JBS ve ABD'deki en büyük boru hattını işleten Colonial Pipeline gaz ağına karşı başlatılan saldırılar gibi, bunu yapmaya istekli olduklarını gösterdiler. 

Çin'in de aynı şekilde çok yetenekli siber savaşçıları var ancak bunlar kaba kuvvet saldırılarını kullanmaya daha az meyilliler ve genellikle ulusal güvenlik ve araştırma- geliştirme merkezlerine yönelik derin casusluktan yanalar. İran ve Kuzey Kore de son derece yetenekli siber kabiliyetlere sahip. Gelecek yıl bu riskler ve bunlara nasıl karşı koyulacağı konusunda çok daha fazla düşünülmesi gerekiyor. 11 Eylül düzeyinde bir siber olay Amerika'nın savunmasız ulaşım şebekesine sallantılı elektrik tesislerine ve finansal sisteme yöneltilebilir.

Pandeminin tekrar nüksetmesi

Radarın altındaki ikinci potansiyel küresel risk ise Covid'in yeni bir varyantının ya da tamamen yeni bir patojenin yeniden ortaya çıkmasıdır. İnsanlık tarihi boyunca, ölümcül pandemi döngüsü ve ardından insan türünün adaptasyonu tekrar tekrar görüldü. Ancak sonunda başka bir ölümcül virüs ortaya çıkıyor. İnsan nüfusunun büyük şehir merkezlerindeki kalabalığı ve küresel seyahatin her yerde olduğu göz önüne alındığında yeni bir pandeminin ortaya çıkmaması için bir neden yok.

Çin’den gelen risk

1,4 milyar insanın aniden Başkan Şi Cinping'in katı Sıfır Covid politikasından kurtulduğu Çin'deki durum özellikle endişe vericidir. Zero Covid nedeniyle, geniş nüfusta çok az doğal bağışıklık var ve yaşlılar çok yüksek risk altında. Çin vatandaşları uzun süredir içinde bulundukları Covid kurallarından kurtulduktan sonra artık dünyayı dolaşmakta özgür. Bu durum başka bir pandemiyi hızla üretebilecek potansiyelin varlığını hatırlatıyor. 

Dünyanın büyük bir kısmı son iki yılda halk sağlığı krizlerinin büyük etkileri hakkında çok şey öğrendi. Ancak kendi yarattığı balondan çıkmakta olan Çin, öğrenilenlerin çok gerisinde ve orada başlayan büyük bir salgın küresel ekonomiyi çökertebilir ve siyasi huzursuzluğa neden olarak çatışmalara yol açabilir. Ukrayna'daki savaş, Çin'in Tayvan'a yönelik huzursuz tutumu ve Orta Doğu'daki şiddetli çalkantılar konusunda endişelenmeli miyiz? Elbette endişelenmeliyiz. Ancak çoğu zaman uluslararası sistemi gerçekten bozan şey ani ve beklenmedik bir dizi olaydır. Zaten dalgalı olan uluslararası denizin dalgalarının altında gizlenen siber saldırılara ve salgın hastalıklara dikkat edin.


James Stavridis, Bloomberg Opinion köşe yazarıdır. Emekli bir ABD Deniz Kuvvetleri amirali, NATO'nun eski yüksek müttefik komutanı ve Tufts Üniversitesi Fletcher Hukuk ve Diplomasi Okulu'nun emeritus dekanı olan Stavridis, Carlyle Group'ta küresel işlerden sorumlu başkan yardımcısıdır.