ABD’nin Kentucky eyaletinde yaşayan çiftçi Brian McClain’in yıllarca sürdürdüğü büyükbaş hayvancılık işi, dev bir dolandırıcılık iddiasıyla gündeme geldi. Yetkililere göre McClain, gerçekte var olmayan on binlerce sığırı teminat göstererek banka ve yatırımcılardan yaklaşık 170 milyon dolar topladı.
WSJ'de yer alan habere göre, eski bir kimya fabrikası çalışanı olan McClain, yatırımcılara ve kredi veren kuruluşlara yüz binlerce sığır alıp sattığını, bu işten düzenli ve yüksek kâr elde ettiğini söylüyordu. Dışarıdan bakıldığında işi hızla büyüyen başarılı bir hayvancılık operasyonu gibi görünüyordu.
Bu görüntü sayesinde McClain, tarım finansmanı sağlayan Rabo AgriFinance’tan yaklaşık 50 milyon dolar kredi aldı. Bunun yanında, aralarında küçük kasabasından tanıdıklarının da bulunduğu yaklaşık 100 yatırımcıdan 120 milyon dolar topladı.
Ancak yıllarca devam eden sistemin büyük bölümünün gerçeği yansıtmadığı, kapsamlı bir denetimle ortaya çıktı.
87 bin sığır denildi, 8 bin 916 hayvan bulundu
McClain’in kredi aldığı banka, dört yıldan uzun süre sonra ilk kapsamlı fiziki denetimi yaptığında büyük bir farkla karşılaştı. Belgelerde yaklaşık 87 bin sığır bulunduğu belirtiliyordu. Ancak yapılan sayımda yalnızca 8 bin 916 hayvan tespit edildi.
Mahkemeye sunulan banka kayıtlarına göre McClain, “hayalet sürü” olarak anılan sistemi ayakta tutmak için yaklaşık 2 milyar dolarlık sığır alım satım işlemi gerçekleştirmiş gibi gösterdi.
Soruşturmayı yürütenler, McClain’in bazı gerçek hayvanları farklı çiftliklere dağıtarak daha büyük bir sürü varmış izlenimi yarattığını değerlendiriyor. Kentucky ve Teksas’taki farklı arazilerde bulunan sığırlar, denetimi daha da zorlaştırdı.
Yüksek kâr vaadiyle yatırımcı çekti
İflas yöneticisi Kent Ries’e göre McClain, yatırımcılara yıllık yaklaşık yüzde 30 kâr vaat eden ortaklık anlaşmaları sundu. Bazı yatırımcılara, gelecekteki satış fiyatlarını garanti altına alan sözleşmelere sahip olduğunu söyledi.
Sistemde yatırımcıların sığır satın aldığı, McClain’in ise bu hayvanları besleyip büyüterek daha sonra kârla sattığı anlatılıyordu. Ancak soruşturmalara göre yatırımcılara yapılan ödemelerin büyük bölümü gerçek ticari kârlardan değil, sisteme yeni giren yatırımcıların parasından karşılandı.
Bu nedenle dava dosyalarında olay bir Ponzi şeması olarak tanımlanıyor.
Karşılıksız çekler sistemi çökertti
Sistemin çöküşü Nisan 2023’te başladı. McClain’e yaklaşık 650 bin dolar yatıran yerel bir kamyon satıcısı, parasını geri istedi. Ancak McClain’in verdiği çekler karşılıksız çıktı.
Haftalar boyunca para transferlerinde gecikme yaşandığını ve başka yatırımcılarla sorunlar olduğunu söyleyen McClain, yatırımcıyı oyalamaya çalıştı. Aynı dönemde başka yatırımcılar da paralarını istemeye başladı.
Sonunda yatırımcı, karşılıksız çekler nedeniyle yerel savcılığa ve şerifliğe başvurdu. Yetkililer McClain’i gözaltına almaya hazırlanırken, 52 yaşındaki çiftçi yaşamına son verdi.
McClain’in geride bıraktığı notlardan birinde şu ifade yer aldı:
“Bugün her şey dağıldı.”
Ailesine bıraktığı başka bir notta ise şu sözler vardı:
“Hayatımın neredeyse tamamı para konusunda söylenmiş yalanlardan ibaretti.”
Kayıp 170 milyon doların izi sürülüyor
Soruşturmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, toplanan yaklaşık 170 milyon doların nereye gittiğinin hâlâ tam olarak bilinmemesi.
İflas yöneticisi Kent Ries, WSJ'ye yaptığı açıklamada şu ana kadar Karayipler’de saklanan lüks evler ya da büyük çaplı gösterişli harcamalar tespit edilmediğini söyledi. Ries, “En büyük soru bu: 170 milyon dolar nasıl ortadan kayboldu?” sorusunu dile getirdi.
Bazı aile üyeleri, iflas yöneticisinin açtığı davalar kapsamında uzlaşmaya giderek aldıkları 7,7 milyon dolarlık sigorta ödemesinin yaklaşık yarısını iade etti. Bazı yatırımcılar da iflas yönetimiyle anlaşma yoluna gitti.
McClain’in 2020’de boşandığı eski eşi Crystal McClain, işlerin yönetiminde herhangi bir rolü olmadığını söyledi. McClain’in ölümünden önceki eşi Chelsea McClain ve diğer aile üyeleri ise yorum taleplerine yanıt vermedi.
Banka da eleştirilerin hedefinde
Davalarda, McClain’e kredi sağlayan Rabo AgriFinance’ın yeterli denetim yapmadığı öne sürülüyor. Yatırımcılar ve iflas yöneticisi, bankanın McClain’in beyanlarına fazla güvendiğini ve fiziki sayımları zamanında yapmadığını savunuyor.
Rabo ise bu iddiaları reddediyor. Banka, McClain’in çok sayıda banka, yatırımcı ve kişiyi kasıtlı olarak yanılttığını belirterek kendisinin de olayın en büyük mağdurlarından biri olduğunu savunuyor.
Şirket, mahkeme kararlarının kendisine yöneltilen bazı suçlamaların dayanaksız olduğunu gösterdiğini ileri sürdü.
Tarımda güven ilişkisi denetimi zorlaştırıyor
ABD’de sığır dolandırıcılığı yeni bir olgu değil. Bu suçların geçmişi, 1800’lü yıllardaki sığır hırsızlıklarına kadar uzanıyor. Ancak günümüzde bu tür vakalar daha çok finansal dolandırıcılık şeklinde ortaya çıkıyor.
Son yıllarda ABD’de benzer örnekler de yaşandı. 2022’de bir çiftçi, gerçekte var olmayan sığırlar için fatura düzenleyerek Tyson Foods’u 244 milyon dolardan fazla zarara uğrattığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldı. Bu yıl şubat ayında ise beş kişi, 220 milyon dolarlık başka bir sığır Ponzi şeması iddiasıyla suçlandı.
Uzmanlara göre sığırların finansal teminat olarak kullanılması ciddi riskler taşıyor. Hayvanların farklı çiftliklere taşınabilmesi, birden fazla kez sayılabilmesi veya başka kişilerin arazilerinde otlatılabilmesi gerçek sayının tespitini zorlaştırıyor.
NebraskaLand Bank Kredi Direktörü Ty Lucas, “Sığırlar oldukça karmaşık bir teminat türüdür” dedi.
Lucas’a göre tarım sektöründe bankalarla müşteriler arasındaki ilişkiler çoğu zaman uzun yıllara, hatta nesillere dayanıyor. Bu güven ilişkisi, bazı durumlarda denetimlerin aksamasına yol açabiliyor.
Kaynak: Gazete Oksijen