ABD ve İran'dan müzakerelerde ilerleme sağlandığına dair açıklamalar Hürmüz Boğazı'nın yakında açılacağına dair beklentileri artırdı ancak Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması büyük bir lojistik kaos yaratabilir. CNN, Hürmüz Boğazı'nın açılmasının ardından yaşanacakları özetledi:
İlk adım: Boğazdaki yığılmanın çözülmesi
Boğaz'ın açılmasının ardından atılacak ilk adım Hürmüz’de oluşan tanker trafiğinin normale olacak. Ancak tankerlerin oldukça yavaş hareket etmesi nedeniyle bu sürecin zaman alması bekleniyor.
Enerji veri şirketi Kpler’ın baş petrol analisti Matt Smith’e göre, şu anda Basra Körfezi’nde mahsur kalan yaklaşık 166 tanker bulunuyor. Bu gemiler toplamda 170 milyon varil petrol taşıyor. Bu tankerlerin bölgeden çıkmasının ardından boş tankerler boğaza girerek yükleme yapabilecek.
Kpler kıdemli petrol analisti Victoria Grabenwöger’e göre, tanker geçiş kapasitesinin tamamen normale dönmesi üç aya kadar sürebilir.
İkinci adım: Depolardaki stokların eritilmesi
Boş tankerler ilk etapta doğrudan üretim sahalarına yönelmek yerine, savaş sırasında depolanan petrol stoklarını taşımaya başlayacak. Çünkü üreticiler çatışmalar sırasında sevkiyat yapamadıkları için petrolü depolarda biriktirmek zorunda kaldı.
Olumlu taraf ise rafinerilerin depolama kapasitesini tamamen doldurmamış olması. Bu durum toparlanma sürecini kısmen hızlandırabilir. Ancak yine de normalden yüksek stok seviyeleri, üretimin tam kapasiteye dönmesini geciktirecek.
Üçüncü adım: Petrol üretiminin yeniden başlatılması
Orta Doğu’daki birçok petrol kuyusunda savaş sırasında üretim büyük ölçüde durduruldu. Ancak üretimi yeniden başlatmak bir düğmeye basmak kadar kolay değil.
Uzmanlara göre süreç ciddi mühendislik planlaması gerektiriyor ve haftalar sürebilir. Üretimin çok hızlı devreye alınması, petrol rezervuarlarında basınç dengesinin bozulmasına ve yeni sondaj ya da kapsamlı onarım ihtiyacına yol açabilir.
Kuyulara enjekte edilen su ve gazın yeniden dengelenmesi de hassas bir süreç olarak öne çıkıyor. Bölgedeki petrol sahalarının büyük ve birbirine yakın olması nedeniyle şirketler ve ülkeler arasında koordinasyon gerekecek.
Dördüncü adım: Hasarın onarılması
Savaş sırasında bazı rafineriler, doğal gaz tesisleri ve petrol üretim altyapısı da zarar gördü. Petrol şirketlerine göre kritik altyapıdaki bazı hasarların tamamen giderilmesi yıllar alabilir.
Kpler verilerine göre Orta Doğu genelinde günlük yaklaşık 12 milyon varil ham petrol üretimi ile 3 milyon varil rafine petrol ürünü üretimi durdu. Bu kaybın büyük bölümü Suudi Arabistan ve Irak’tan kaynaklanıyor.
Bu nedenle Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması tek başına petrol piyasalarının hızla normale dönmesi için yeterli olmayabilir.
Büyük soru işaretleri
Tüm bu senaryo, savaşın gerçekten sona erdiği ve Hürmüz Boğazı’nda yeni bir aksama yaşanmayacağı varsayımına dayanıyor. Ancak son aylardaki gelişmeler, bu konuda temkinli olunması gerektiğini gösteriyor.
Son aylarda defalarca barış beklentisi oluşmasına rağmen çatışmalar kısa sürede yeniden başladı. 18 Nisan’da İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı kabul etmesinin ardından saatler içinde gerilim yeniden tırmanmış, Tahran ABD ve İsrail’i anlaşmayı ihlal etmekle suçlayarak boğazdan geçmeye çalışan gemilere yeniden ateş açmıştı.
Bu nedenle petrol yatırımcıları, İran’ın Hürmüz üzerindeki baskısını gerçekten sona erdirip erdirmeyeceğini önümüzdeki haftalarda yakından izleyecek.
Piyasalarda yanıt bekleyen başlıca sorular arasında İran’ın gemi geçişlerinden ücret talep edip etmeyeceği ve ABD’nin İran petrolüne yönelik yaptırımları sürdürüp sürdürmeyeceği yer alıyor. İran, daha önce yaptırımların kaldırılmasını olası bir barış anlaşmasının ön koşulu olarak gündeme getirmişti.
Enerji piyasaları açısından bir diğer kritik unsur ise deniz taşımacılığı şirketlerinin tutumu olacak. Güvenlik riskleri nedeniyle gemi operatörlerinin Hürmüz’den yeniden geçiş yapma konusunda temkinli davranması bekleniyor.
Boğazın kısa süreliğine açıldığı son girişimde tankerler bölgeden ayrılmaya başlamış, ancak güvenlik tehdidinin yeniden yükselmesi üzerine rotalarını değiştirmek zorunda kalmıştı.
Sigorta şirketlerinin de risk algısı nedeniyle deniz taşımacılığı sigorta primlerini sert biçimde artırdığı belirtiliyor. Uzmanlara göre güvenlik ortamı istikrara kavuşmadan uygun maliyetli sigorta sağlanması zor görünüyor.
İran’ın daha önce Hürmüz Boğazı’na mayın döşeme tehdidinde bulunduğu ve gemilerin yalnızca belirlenen koridorlardan, resmi izinle geçişine izin verdiği hatırlatılıyor. Bu nedenle boğaz resmen açılsa bile fiili geçişlerin kısa vadede normale dönmesi kolay görünmüyor.