Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen saldırıda 12 kişi hayatını kaybetti, 309 kişi yaralandı. Saldırıdan Husileri sorumlu tutan Suudi Arabistan misilleme tehdidinde bulunurken, Yemen'deki Husiler hava yolu şirketlerini Suudi Arabistan hava sahasını kullanmamaları konusunda uyardı. ABD Başkanı Donald Trump ise Husilere yönelik askeri operasyonlara katılabileceklerini açıkladı.
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenen ölümcül saldırının ardından bölgesel gerilimin merkezine yerleşti. Suudi Arabistan Sivil Havacılık Otoritesi, saldırıda en az 12 kişinin öldüğünü, 309 kişinin yaralandığını açıkladı. Yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu bildirildi.
Hayatını kaybedenler arasında dört Suudi Arabistan, iki Bangladeş vatandaşı ile ABD, Ürdün, Filistin, Suriye, Sudan ve Mısır'dan birer kişi bulunuyor. Saldırı, Suudi Arabistan'da son 10 yılı aşkın sürenin en ölümcül saldırısı olarak kayıtlara geçti. Aynı zamanda ABD ve İsrail'in İran'a karşı şubat ayında başlattığı savaşın ardından bir Körfez ülkesinde düzenlenen en fazla can kaybına yol açan tekil saldırı oldu.
Husiler: Suudi Arabistan'daki havalimanları hedefimiz olabilir
Saldırının ardından Yemen'deki İran destekli Husiler, 11 Ekim Pazar günü hava yolu şirketlerine, havalimanı çalışanlarına ve yolculara yeni bir uyarıda bulundu.
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, Suudi Arabistan'daki havalimanlarının ve ülke hava sahasının askeri operasyonlarının hedefi olabileceğini belirterek buraların kullanılmamasını istedi. Seri, Mekke ve Medine'nin bu uyarının dışında tutulduğunu açıkladı.
Uyarıların ciddiye alınmasını isteyen Seri, hava savunma sistemlerinin başarısız önleme girişimlerinin sonuçlarından Suudi Arabistan'ın sorumlu olduğunu savundu.
Husiler cumartesi günkü saldırının sorumluluğunu henüz açıkça üstlenmedi. Ancak örgüt, perşembe günü aynı havalimanına düzenlenen ve bir yolcu uçağının da hasar gördüğü saldırıları üstlenmişti. Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyon ise son saldırıdan Husileri sorumlu tutarak olayın savaş suçu olduğunu açıkladı ve karşılık verileceğini duyurdu.
Trump: Husilere yönelik saldırılara katılabiliriz
ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan'ın Husilere yönelik askeri operasyonlarına ABD'nin katılıp katılmayacağı sorusuna, "Katılabiliriz. Bunu değerlendireceğiz. Son saldırıdan yeni haberdar olduk. Bir karar vereceğiz. Çok hızlı hareket ederiz" yanıtını verdi.
Trump ayrıca Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile görüşmeyi planladığını belirterek ülkede yaşananları kabul edilemez olarak nitelendirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da saldırıda bir Amerikan vatandaşının yaşamını yitirdiğini doğruladı. Rubio, sivilleri hedef alan saldırıları kınayarak bunların derhal durdurulması çağrısında bulundu.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de saldırıyı kınadı. Guterres, sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Yüzlerce uçuş iptal edildi, hava sahasında güvenlik alarmı
Saldırının ardından havalimanındaki uçuş operasyonları durduruldu ve çok sayıda uçak başka havalimanlarına yönlendirildi. Reuters'ın aktardığına göre, patlamanın ardından havalimanına çok sayıda ambulans sevk edildi. Görgü tanıkları, terminal içinde yaralıların bulunduğunu ve bazı bölümlerde ciddi hasar meydana geldiğini anlattı.
AP'nin haberine göre havalimanının kapalı kalacağı süre 11 Ekim Pazar günü yerel saatle 21.00'e kadar uzatıldı. Lufthansa, Etihad Airways ve Flydubai dahil birçok hava yolu şirketi Riyad seferlerinin bir bölümünü iptal etti. ABD ve İngiltere'nin de aralarında bulunduğu bazı ülkeler vatandaşlarına havalimanından uzak durmaları çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) da saldırılar nedeniyle Suudi Arabistan hava sahasına ilişkin güvenlik uyarısını genişletti. Kurum, füze ve insansız hava aracı saldırılarının yanı sıra hava savunma sistemlerinin faaliyetlerinin sivil uçaklar açısından ciddi risk yarattığını belirtti.
Saldırıya rağmen Dünya Petrol Kongresi düzenlenecek
Riyad'da artan güvenlik endişelerine rağmen Suudi Arabistan yönetimi, 11-15 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek 25. Dünya Petrol Kongresi'nin planlandığı şekilde düzenleneceğini açıkladı.
Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yaklaşık 12 dakika mesafedeki Riyadh Front Fuar ve Konferans Merkezi'nde yapılacak organizasyon, dünyanın önde gelen enerji şirketlerinin yöneticilerini, bakanları ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek.
Organizatörler, etkinliğin devam edeceğini duyururken katılımcılara alternatif ulaşım seçenekleri sunulduğunu bildirdi. Ancak güvenlik endişeleri bazı katılımcıların programlarını değiştirmesine neden oldu. İtalya Enerji Bakanı Gilberto Pichetto Fratin, Riyad'a gitmek yerine toplantılara çevrim içi katılacağını açıkladı.
Suudi Arabistan'ın 26-29 Ekim tarihlerinde düzenlemeyi planladığı ve küresel finans dünyasının önde gelen isimlerini ağırlaması beklenen Gelecek Yatırım Girişimi'nin (FII) de devam edeceği bildirildi. Organizasyon yetkilileri, havalimanlarında, konferans alanlarında ve otellerde güvenlik önlemlerinin artırılacağını duyurdu.
Yemen'deki çatışmalar yeniden şiddetlendi
Riyad'daki saldırılar, Yemen'de 2022 yılında sağlanan ateşkesin yaz aylarında fiilen sona ermesinin ardından artan çatışmaların son halkası oldu.
Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri, Husilerin Kızıldeniz kıyısında ele geçirdiği stratejik bölgeleri geri almak amacıyla yeni bir operasyon başlattı. Husiler ise buna karşılık Suudi Arabistan'daki havalimanlarını, enerji tesislerini ve askeri noktaları hedef alan saldırılarını yoğunlaştırdı.
Çatışmaların merkezinde, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan ve uluslararası deniz ticareti açısından kritik öneme sahip Babülmendep Boğazı da bulunuyor. Husilerin bölgede elde ettiği askeri kazanımlar, deniz taşımacılığına yönelik güvenlik endişelerini artırdı.
ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a karşı başlattığı savaşın ardından bölgeye yayılan gerilim, Yemen'deki çatışmaların yeniden şiddetlenmesiyle yeni bir boyut kazandı. Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların artması, hem Körfez ülkelerinin güvenliğine hem de küresel enerji ve ulaştırma hatlarına ilişkin kaygıları derinleştirdi.
