22 Temmuz 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 22.07.2026 09:01 | Son Güncelleme: 22.07.2026 09:08

İran Dışişleri Bakanı, Hamaney'in öldürüldüğü saldırı anını anlattı: Enkaz altından kurtuldum

"Hakan Fidan'ın çok net bir tutum aldığını ve Türkiye'nin, Donald Trump'ın Irak üzerinden İran'a yönelik bir Kürt ayaklanmasını teşvik etme planını engellediğini" söyledi
İran Dışişleri Bakanı, Hamaney'in öldürüldüğü saldırı anını anlattı: Enkaz altından kurtuldum
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail'in İran'ın dini lideri Ali Hamaney'i öldürdüğü hava saldırısı sırasında bulunduğu binanın enkazı altından kurtulduğunu ve saldırıdan sonra günlerce Tahran'da sürekli araç değiştirerek hareket ettiğini söyledi.

The Guardian'ın aktarımına göre, saldırı sırasında kendisi ile Hamaney'in Genel Sekreter Yardımcısı Ali Asgar Hicazi'nin patlamanın merkezinden uzakta bulunduğunu anlatan Arakçi, patlamanın ardından binanın büyük bölümünün üzerlerine çöktüğünü söyledi. Arakçi, saldırının ardından ilk üç gün boyunca dış dünyayla bağlantılarının kesildiğini belirterek, "Kimlerin hayatta kaldığını, kimlerin öldüğünü anlamaya çalışıyorduk. Düşman, lider kadroyu hedef alarak bizi felç edeceğini düşündü ama başarılı olamadı" ifadelerini kullandı. Arakçi, Türkiye'nin Donald Trump yönetiminin Irak üzerinden İran'da bir Kürt ayaklanmasını teşvik etme planını engellemeye yardımcı olduğunu ifade etti.

İranlı gazeteci Cevad Moğuyi'ye verdiği röportajda konuşan Arakçi, ABD ve İsrail'in Hamaney ile üst düzey yetkililerin bulunduğu yerler hakkında doğru istihbarata sahip olduğunu doğrulayarak bunun İran yönetiminin hedef alınmasını mümkün kıldığını belirtti.

Arakçi, Hamaney'in yerine geçen oğlu Mücteba Hamaney ile henüz görüşmediğini ancak bu atamanın "rejimin politika ve ideallerinde değişiklik olmayacağı yönünde dünyaya çok önemli bir mesaj verdiğini" söyledi.

"İsrail toplantılarımızın yerini biliyordu"

Arakçi'nin aktardığına göre ABD ve İsrail'in ortak saldırıları ertesi gün sabah saat 09.00'dan kısa süre sonra, istihbarat bakanlığı, Dış Politika Stratejik Konseyi ve Savunma Konseyi'nde üst düzey toplantılar yapılırken başladı.

"Benim açımdan önemli olan, İsrail'in bu toplantılar hakkında istihbarata sahip olmasıdır" diyen Arakçi, bunun İran'ın güvenlik sisteminde hâlâ giderilmesi gereken açıklar bulunduğunu gösterdiğini söyledi.

Saldırı sırasında Hamaney'in Genel Sekreter Yardımcısı Ali Asgar Hicazi'ye bilgi verdiğini anlatan Arakçi, saniyeler içinde üç patlama yaşandığını söyledi.

"Üçüncü patlama neredeyse binamızın yanındaydı. Hicazi'nin ofisinin bulunduğu bölüm doğrudan isabet aldı ve binanın sol tarafı tamamen yıkıldı" diyen Arakçi, Hicazi'nin sekreterinin olay yerinde hayatını kaybettiğini belirtti.

"Enkazın altından birlikte çıktık"

Kendisi ile Hicazi'nin patlamanın merkezinden uzakta olduklarını söyleyen Arakçi, "Patlamanın ardından tavan ve duvarlar üzerimize çöktü. Hicazi'nin elini tuttum. Kirişlerin ve tahtaların arasından yardım çığlıklarını duyarak ilerledik. Tavandan su akıyordu. Her yer yıkılmıştı. Sonunda dışarı çıkmayı başardık ve yerleşkenin farklı bölümlerinin hedef alındığını gördüm" ifadelerini kullandı.

Resmi aracının da saldırıda vurulduğunu belirten Arakçi, yoldan geçen bir kişinin yardımıyla Dışişleri Bakanlığı'na ulaştığını söyledi.

İlk üç gün boyunca dış dünyayla bağlantılarının kesildiğini belirten Arakçi, "Kimlerin hayatta kaldığını, kimlerin öldüğünü anlamaya çalışıyorduk. Düşman, lider kadroyu hedef alarak bizi felç edeceğini düşündü ama başarılı olamadı" dedi.

"Hürmüz Boğazı'nı kapatma planımız hazırdı"

Arakçi, İran'ın Hamaney'e yönelik olası bir saldırı ihtimaline karşı önceden hazırlık yaptığını ve böyle bir durumda Hürmüz Boğazı'nı kapatmaya yönelik planların hazır olduğunu söyledi.

Anayasa'nın dini liderin yetkilerini düzenleyen 110'uncu maddesine atıfla bu senaryonun "Kod 110" adıyla planlandığını ifade etti.

ABD'nin saldırı kararı alırken İran'ın Suriye ve Lübnan'daki müttefiklerine yönelik darbeler nedeniyle dış politikada, ekonomik protestolar nedeniyle ise iç politikada zayıfladığını düşündüğünü savunan Arakçi, protestoların hızının ve kapsamının kendisini de şaşırttığını söyledi.

"Türkiye bu planın bozulmasına katkı sağladı"

Arakçi, İran'ın komşu ülkelere saldırı durumunda bölgedeki ABD hedeflerine karşılık verileceği uyarısında bulunduğunu belirterek, "İsrail nükleer tesislerimizi vurursa biz de onlarınkini vururuz. Füzelerimiz Amerika'ya ulaşmıyor ama bölgedeki üslerine ulaşabiliyor. Petrol tesislerimiz hedef alınırsa bölgede hiç kimsenin petrol satmasına izin vermeyiz" dedi.

Arakçi ayrıca Türkiye'ye yapılan uyarıların ardından Ankara'nın, Donald Trump'ın Irak üzerinden İran'a yönelik bir Kürt ayaklanmasını teşvik etme planını engellediğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bu konuda ABD'li yetkililerle görüştüğünü iddia eden Arakçi, "Hakan Fidan Amerikalılarla konuştu ve çok net bir tutum aldı. Bir dizi girişim bu planı boşa çıkardı" ifadelerini kullandı.

İran'ın ABD ile İsrail arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştirmek için de çalıştığını söyleyen Arakçi, bu konuda ayrıntı vermedi.

Arakçi, İsrail'in 2025'te İran'a yönelik 12 gün süren bombardımanının ardından ülkesinin füze kapasitesini geliştirdiğini, saldırıya uğrayan bir füze üssünün yeniden faaliyete geçirilme süresinin 10-15 saatten 35-40 dakikaya indirildiğini de savundu.

Diplomasi ve savaş arasındaki tercihe ilişkin ise "Savaşmamanın bedeli savaşmanın bedelinden daha ağır olmadıkça savaşmayız" değerlendirmesinde bulundu.

"Müzakerelerin başarılı olacağından hiç emin değildim"

Röportajın, çatışmaların yeniden başlamasından kısa süre önce yapıldığı belirtilirken Arakçi, bu yıl ABD ile yürütülen nükleer müzakerelerin başarıya ulaşacağına hiçbir zaman tam olarak inanmadığını söyledi.

Buna rağmen görüşmelerin gerekli olduğunu savunan Arakçi, "Başarı ihtimali yüzde 10 bile olsa diplomasiyi denemek zorundaydık. Böylece kimse yaşananlardan bizi sorumlu tutamazdı" dedi.

Arakçi, pazar günü yayımlanan röportajda, Cenevre'deki son tur görüşmelerde ABD'ye nükleer program konusunda bir teklif sunduklarını da doğruladı. Ancak Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi'nin ertesi gün Washington'daki havanın aniden daha saldırgan bir noktaya evrildiğini kendisine ilettiğini aktardı.