Macaristan Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok, Nisan ayında yapılan seçimlerde Viktor Orbán'ı büyük farkla mağlup ederek iktidara gelen Başbakan Péter Magyar'ın kendisini görevden alma planlarına karşı mücadele edeceğini söyledi.
Magyar, seçim zaferinin ardından yaptığı konuşmada, Orbán döneminde göreve gelen ve eski başbakanın kurduğu siyasi sistemi ayakta tutmakla suçladığı üst düzey isimleri görevden uzaklaştıracağını açıklamıştı. Hedef alınan isimlerin başında da Cumhurbaşkanı Sulyok geliyordu.
Sulyok ise Politico'ya verdiği röportajda görevde kalmak için hukuki yolları kullanacağını belirterek, asıl tehlikenin Magyar'ın devlet kurumlarını kendi kontrolüne alma girişimleri olduğunu savundu. Cumhurbaşkanı, yeni hükümetin parlamentodaki büyük çoğunluğunu kullanarak iktidarı Orbán döneminden daha fazla merkezileştirmeye çalıştığını öne sürdü.
Budapeşte'deki Sándor Sarayı'nda konuşan Sulyok, "Hiçbir parlamento çoğunluğu hukukun üstünlüğünü ve Avrupa değerlerini göz ardı etme yetkisi vermez" dedi.
Sulyok, Magyar'ın liderliğini yaptığı Tisza Partisi'nin "16 haftada, Fidesz'in 16 yılda gerçekleştirdiğinden daha büyük bir güç yoğunlaşması yaratmak istediğini" iddia ederek, yeni yönetimin önceki parlamento tarafından seçilen kamu görevlilerini görevden almak istediğini söyledi.
Tisza Partisi: Orbán'ın kuklaları
Tisza Partisi ise bu suçlamaları reddediyor. Parti yöneticileri, Orbán döneminde görev yapan üst düzey yetkililerin bağımsız davranmadığını ve eski başbakanın çıkarlarına hizmet ettiğini savunuyor.
Macaristan Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Tisza Partisi milletvekili Márton Hajdu, Sulyok'un yanı sıra Anayasa Mahkemesi Başkanı, Yüksek Mahkeme Başkanı ve diğer bazı üst düzey isimlerin görevden alınması için çeşitli seçeneklerin değerlendirildiğini doğruladı.
Hajdu, "Orbán yönetimi yolsuzluk yaptı, ülkenin çıkarlarını Rusya'ya sattı ve geleneksel müttefiklerle ilişkileri zayıflattı. Bu kişiler onu durdurabilecek konumdaydı ancak bunu yapmadılar. Tam tersine ona hizmet ettiler. Biz onlara Orbán'ın kuklaları diyoruz" ifadelerini kullandı.
Sulyok'un güçler ayrılığı savunusunu da eleştiren Hajdu, cumhurbaşkanının Orbán döneminde demokratik denge ve denetim mekanizmalarının zayıflatılmasına karşı çıkmadığını söyledi.
Anayasa Mahkemesi ve Venedik Komisyonu devrede
Magyar'ın parlamentodaki anayasa değiştirecek çoğunluğu, teorik olarak Sulyok'un görevden alınmasını mümkün kılıyor. Yeni başbakanın partisi, oyların yüzde 53'ünü almasına rağmen seçim sistemi sayesinde parlamentoda süper çoğunluk elde etmiş durumda.
Cumhurbaşkanı ise görevden alınmasını önlemek için harekete geçti. Sulyok, kendisini hedef alan olası yasal düzenlemelerin anayasaya uygunluğunun önceden değerlendirilmesi amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
Ancak cuma günü Anayasa Mahkemesi'nin yedi üyesi, konuyla doğrudan bağlantıları bulunduğu gerekçesiyle davadan çekildi. Bu durum, mahkemenin başvuruyu değerlendirmesini şimdilik imkânsız hale getirdi.
Sulyok ayrıca Avrupa Konseyi'nin anayasal konulardaki danışma organı olan Venedik Komisyonu'ndan da görüş talep etti. Cumhurbaşkanı, Magyar'ın istifa çağrılarının ülkede bir "anayasal kriz" yarattığını savunuyor.
Venedik Komisyonu sözcüsü Andrew Cutting, kurumun konuyla ilgili acil görüş hazırladığını doğruladı.
Polonya örneği etkili oldu
Analistlere göre Magyar hükümetinin Orbán döneminin kadrolarını hızla tasfiye etmeye çalışmasının nedenlerinden biri Polonya deneyimi.
Polonya'da milliyetçi Hukuk ve Adalet Partisi'ne yakın Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Başbakan Donald Tusk'ın birçok reform girişimini veto etmişti. Benzer bir durumla karşılaşmak istemeyen Magyar'ın, Orbán döneminden kalan isimleri mümkün olduğunca erken görevden almak istediği değerlendiriliyor.
Macaristan Cumhurbaşkanı'nın yetkileri Polonya'daki mevkidaşına göre daha sınırlı olsa da Sulyok elindeki tüm anayasal araçları kullanacağını belirtiyor.
Orbán'ın dönüşünü engelleyen yasayı imzaladı
Sulyok, cuma günü yaptığı açıklamada parlamentonun bu hafta kabul ettiği ve başbakanlık görevini geriye dönük olarak sekiz yıllık süreyle sınırlandıran anayasa değişikliğini imzalayacağını duyurdu.
Düzenleme, fiilen Viktor Orbán'ın yeniden başbakan olmasının önünü kapatıyor. Bazı gözlemciler, Sulyok'un yasayı Anayasa Mahkemesi'ne göndererek süreci geciktirebileceğini düşünüyordu.
Ancak cumhurbaşkanı yasayı onaylarken, başbakanlık için görev süresi sınırı getirilmesini eleştirdi. Sulyok, "Macaristan'da bugüne kadar başbakan için görev süresi sınırı gerekli görülmedi. Avrupa'daki diğer parlamenter demokrasilerde de böyle bir uygulama bulunmuyor" dedi.
Kamuoyu desteği düşük
Anketler, Sulyok'un Soğuk Savaş sonrası dönemin en düşük popülariteye sahip Macaristan cumhurbaşkanlarından biri olduğunu gösteriyor. Mayıs sonunda yayımlanan bir araştırmaya göre halkın yüzde 64'ü cumhurbaşkanının görevden ayrılmasını istiyor.
Eski bakanlardan Bálint Magyar ise Sulyok'u eleştirerek, "Fidesz yönetimine karşı hiçbir zaman itiraz etmedi. Şimdi ilk kez, kendi koltuğunu korumak için itiraz ediyor" dedi.
Péter Magyar da seçim zaferinin ardından parlamentoda yaptığı ilk konuşmada cumhurbaşkanını sert sözlerle hedef almış ve "Bunca korkaklıktan, görmezden gelmeden ve yalandan sonra bu ulusun birliğini nasıl temsil edebilirsiniz? Sayın Cumhurbaşkanı, hâlâ fırsatınız varken başınız dik şekilde ayrılmanın zamanı geldi" ifadelerini kullanmıştı.
Sulyok ise eleştirilerden etkilenmediğini belirterek, yeni hükümetin başarılı olmasını istediğini söyledi. Ancak görevden alınmasına yönelik girişimlerin yarattığı anayasal krizin çözülmesi gerektiğini vurguladı.
"Anayasal kriz bir ülke için kötüdür" diyen Sulyok, bunun yalnızca iç siyaseti değil, ülkenin uluslararası itibarını da olumsuz etkilediğini savundu.
Kaynak: Gazete Oksijen
