04 Ağustos 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 04.08.2026 09:34 | Son Güncelleme: 04.08.2026 10:16

İspanya'da yaşanan göçmen krizinin arkasında İsrail mi var?

İspanya, uzun süredir Gazze ve İran'da yaşanan savaşlar nedeniyle İsrail ve ABD'yle anlaşmazlık yaşıyor. Son olarak İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'ye yönelik göçmen akını bu gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Sebebiyse İsrailli yetkililerin Madrid'in krizine alaycı yaklaşımı
İspanya'da yaşanan göçmen krizinin arkasında İsrail mi var?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Geçtiğimiz hafta Kuzey Afrika'daki İspanyol toprağı Sebte’de (Ceuta) yaşanan ve en az 70 kişinin ölümüyle sonuçlanan 60 bin kişilik dev bir göç krizi yaşandı.

Middle East Eye'ın haberine göre İsrail'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Danny Danon, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İspanya ile alay ederek, "İsrail'e ders verme fırsatını hiçbir zaman kaçırmayan İspanya, göç politikası krizinin ardından Sebte'de olağanüstü hal ilan etti" ifadelerini kullandı.

İspanya bölgede herhangi bir olağanüstü hal ilan etmemişti.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir ise denizden cesetler toplanırken İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’i hedef alarak, "Hamas'a ve Gazzelilere büyük ilgi gösteren biri olarak sizi eyleme geçmeye çağırıyorum: İspanya'nın kapılarını açın ve Gazzelilere sığınak sağlayın" diyerek kışkırtıcı açıklamalarda bulundu.

Krizin saha boyutunda ise büyük bir insani trajedi yaşanıyor. Sınırı geçmeye çalışan 60 binden fazla kişiden en az 70'i boğularak veya ezilerek hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenler arasında Moghreb Atletico Tetuan takımında oynayan Faslı kadın futbolcu Faten Ben Omar El Azizi de bulunuyor.

İspanyol basınında yer alan haberlere göre, İspanyol istihbarat birimleri sınır kasabası Fnideq’e çok sayıda otobüsün kaydırıldığını tespit ederek hükümeti günler öncesinden uyardı, ancak bu uyarılar göz ardı edildi

İspanyollar Tel Aviv'i işaret ediyor

Avrupa Politika Analiz Merkezi (CEPA) Uzmanı Denis Cenusa, İsrail'in resmi ve gayriresmi kanallar vasıtasıyla anti-İspanyol söylemleri köpürttüğünü belirterek, "Bu durum, İspanya'nın Filistin davasındaki kararlı duruşuna ve ABD-İsrail’in İran eylemlerine karşı çıkmasına verilen açık bir misillemedir" değerlendirmesinde bulundu.

Gelişmelerin tesadüf olmadığını düşündüren ana unsur ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun aylar önce yaptığı tehdit. Netanyahu, Sanchez hükümetini kendisine karşı "diplomatik savaş" yürütmekle suçlamış ve "İsrail, kendisine saldıranlara karşı sessiz kalmayacak, İspanya bunun bedelini hemen ödeyecek" demişti.

Öte yandan, ABD Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi’nin yayımladığı raporda, Sebte ve Melilla’nın "Fas topraklarında yer alan İspanya kontrolündeki şehirler" olarak tanımlanması da göç kriziyle birlikte yeniden gündeme geldi.

İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, sosyal medyada yaptığı paylaşımda krizin arkasındaki iddialara dikkat çekerek, "Washington, Tel Aviv ve Rabat'taki bazı isimler, güvenlik güçlerimizin plajlarda çocukları taradığı görüntüleri elde etmek istedi" ifadesini kullandı.

Katalonya Cumhuriyetçi Solu'nun (ERC) Meclis Sözcüsü Gabriel Rufián, krizin ABD ve İsrail'in çıkarlarına hizmet ettiğini savundu.

İspanyol gazeteci Jose Vizner ise İsrail Başbakanı'nın oğlu Yair Netanyahu'nun 2019 yılında sosyal medyada yaptığı ve İsrail'in Ceuta'daki ayrılıkçı hareketlere destek verdiği iddiasını içeren bir paylaşımı yeniden gündeme taşıdı.

Ünlü İspanyol oyuncu Javier Bardem de İsrail'i sınır geçişlerinin arkasında olmakla suçlayan bir videoyu paylaştı.

Portekizli eski bakan ve siyaset yorumcusu Bruno Maçães ise, "ABD ve İsrail olay yaşanmadan önce sürece dahil olmuş olsun ya da olmasın, olayın ardından son derece aktif biçimde devreye girdiler ve özellikle bunu mevcut İspanyol hükümetine karşı kullanmaya çalıştılar" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Gazete Oksijen