21 Nisan 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 21.04.2026 15:49 | Son Güncelleme: 21.04.2026 16:37

Oxford'dan King’s College'a 12 okul listede: İngiliz üniversiteleri Filistin yanlısı öğrenciler için 'casus' tuttu

12 üniversitenin, eski askeri istihbarat yetkililerinin yönettiği özel bir firmaya yüz binlerce sterlin ödeyerek öğrencileri ve akademisyenleri izlettirdiği ortaya çıktı. Sosyal medya taramaları ve “terör riski” analizleri, ifade özgürlüğü tartışmasını yeniden alevlendirdi
İngiltere'de üniversite öğrencileri 8 Ekim 2025'de Filistin'le dayanışma için dersleri boykot etmişti (Fotoğraf: Depo Photos)
İngiltere'de üniversite öğrencileri 8 Ekim 2025'de Filistin'le dayanışma için dersleri boykot etmişti (Fotoğraf: Depo Photos)
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İngiltere’de üniversitelerin, Filistin yanlısı öğrenci ve akademisyenleri izlemek için özel bir istihbarat şirketiyle çalıştığı ortaya çıktı.

Al Jazeera English ile Liberty Investigates tarafından yürütülen ortak soruşturma, aralarında ülkenin en prestijli kurumlarının da bulunduğu 12 üniversitenin, Horus Security Consultancy adlı firmaya ödeme yaptığını ortaya koydu.

Soruşturmaya göre şirket, öğrencilerin sosyal medya paylaşımlarını sistematik biçimde taradı, protesto hareketlerini izledi ve bazı akademisyenler hakkında gizli “terör tehdidi” değerlendirmeleri hazırladı. 2022’den bu yana üniversiteler tarafından firmaya en az 440 bin sterlin ödendi.

Sosyal medya takibi ve “risk analizleri” yapıldı

Elde edilen belgelere göre izlenen kişiler arasında, davetli bir Filistinli akademisyen ve Gazze yanlısı bir doktora öğrencisi de yer aldı.

Özellikle London School of Economics bünyesinde protestolara katılan bir öğrencinin sosyal medya paylaşımının, şirket tarafından raporlanarak üniversite yönetimine iletildiği ortaya çıktı.

Şirketin “Insight” adlı hizmeti kapsamında hazırlanan raporlar, açık kaynaklardan veri toplayan ve yapay zekâ destekli analiz araçları kullanan bir sistemle oluşturuluyor. Üniversitelere aylık yaklaşık 900 sterlin karşılığında sunulan bu raporlar, kampüslerdeki protestoları günlük olarak izliyor.

Filistinli akademisyen hakkında “terör” değerlendirmesi

Soruşturmanın en dikkat çekici bulgularından biri, Manchester Metropolitan University tarafından davet edilen Filistinli akademisyen Rabab Abdulhadi hakkında hazırlanan gizli değerlendirme oldu.

Üniversitenin talebi üzerine hazırlanan raporda akademisyenin sosyal medya faaliyetleri ve geçmişteki suçlamalar incelendi. Ancak söz konusu suçlamaların daha önce ABD’de hem üniversite yönetimi hem de yargı tarafından temelsiz bulunduğu biliniyor.

Üniversite, etkinliğe izin verirken güvenlik önlemlerini artırdı ve protesto riskinin “orta düzeyde” olduğunu belirtti.

Prestijli üniversiteler listede

Şirketle çalışan kurumlar arasında University of Oxford, Imperial College London, University College London ve King’s College London gibi önde gelen üniversiteler de bulunuyor.

Bazı üniversiteler, hizmetin yalnızca “kamusal alandaki bilgileri analiz ettiğini” ve amacın güvenlik risklerini önceden tespit etmek olduğunu savundu. Ancak birçok kurum, yapılan sözleşmeler ve raporlar hakkında bilgi vermeyi reddetti.

Birleşmiş Milletler’in barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüğü özel raportörü Gina Romero, uygulamanın “derin hukuki sorunlar” doğurduğunu belirtti.

Romero, yapay zekâ ile büyük ölçekli veri toplanmasının denetim dışı olduğunu ve öğrenciler hakkında öngörülemeyen amaçlarla kullanılabileceğini vurguladı.

Akademisyenlerden ve sendikalardan gelen tepki büyüyor

İngiltere’de akademisyenlerin en büyük sendikalarından University and College Union Genel Sekreteri Jo Grady, üniversitelerin “kendi öğrencilerini gözetlemek için yüz binlerce sterlin harcamasını utanç verici” olarak nitelendirdi.

Öğrenciler ise izleme faaliyetlerinin sistematik hale gelmesinin “korkutucu” olduğunu ve kampüslerde baskı ortamı yarattığını ifade ediyor.


Avrupa Hukuki Destek Merkezi’nin 2026 tarihli raporu, İngiltere’de en fazla baskıya maruz kalan grubun Filistin yanlısı öğrenciler ve akademisyenler olduğunu ortaya koydu.

BM raportörü Romero da üniversitelerde “korku iklimi” oluştuğunu belirterek, birçok öğrencinin psikolojik baskı nedeniyle aktivizmi bıraktığını söyledi.

Şirketten yanıt yok

2006 yılında kurulan Horus Security Consultancy, eski askeri istihbarat yetkilileri tarafından yönetiliyor ve kendisini “önde gelen istihbarat firması” olarak tanımlıyor.

Şirket, etik ve yasal standartlara uyduğunu belirtse de soruşturmaya ilişkin sorulara yanıt vermedi.

Ortaya çıkan belgeler, üniversitelerin güvenlik gerekçesiyle yürüttüğü izleme faaliyetleri ile akademik özgürlük ve ifade özgürlüğü arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı.

Uzmanlara göre mesele yalnızca veri toplama değil; bu verilerin kim tarafından, hangi amaçla ve ne kadar denetimle kullanıldığı.