İsrail'de ne Netanyahu liderliğindeki iktidar bloğunun ne de muhalefet bloğunun hükümet kuracak çoğunluğa ulaştığı seçimlerin ardından gözler, katılım rekoru kıran İsrail vatandaşı Filistinlilere çevrilmişti.
Mevcut projeksiyonlara göre 19 sandalye kazanarak bir rekor kıran Arap partilerinin başarısı Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud'un da dikkatinden kaçmadı. Likud konuyla ilgili bir açıklama yaparak, İsrail vatandaşı Arapların Netanyahu'nun kazanmasını engellemek için seçime hile karıştırdıklarını öne sürdü.
Likud'dan yapılan açıklamada, “birçok Arap seçmenin oy kullandığı sandıkta seçim hilesi yapıldığına dair kanıtlar” bulunduğu öne sürüldü ve güvenlik güçlerine harekete geçme çağrısı yapıldı.
Ancak Likud konuyla ilgili herhangi bir kanıt sunmuş değil. İsrail medyasına konuşan güvenlik yetkilileri de Arap partilerinin hile yaptığına dair herhangi bir kanıt olmadığını söyledi.
Likud'dan sonra Seçim Kurulu'ndan da 'hile' iddiası
Netanyahu'nun partisinden dün akşam yapılan açıklamayı, bugün Merkez Seçim Kurulu Başkanı Noam Sohlberg izledi.
Haaretz'de yer alan habere göre Sohlberg, iç istihbarat servisi Şin Bet şefi David Zini'yi arayarak seçimlere yabancı ülkelerin müdahale ettiğine dair 'ciddi şüphelerin' bulunduğunu söyledi ve bunların araştırılmasını istedi.
İddialar arasında, Katar'ın Arap toplumunda seçime katılımı artırmak amacıyla finansman sağladığı da yer alıyor.
Komiteden bir kaynağa göre, kurula Katar'ın İsrail'deki Arap toplumunda seçmen katılımını artırmak için mali destek sağladığı yönünde iddialar sunuldu. İsrail İç Güvenlik Teşkilatı Şin Bet, konuyla ilgili soruşturma yürüttüğünü açıklarken daha fazla ayrıntı vermekten kaçındı.
Daha önce Haaretz’e konuşan üst düzey bir polis yetkilisi, seçimlerde hile yapıldığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığını söylemişti. Yetkili, “Bunlar şu aşamada hiçbir dayanağı olmayan kamuoyu yönlendirme çabalarından ibaret” ifadelerini kullanmıştı.
Seçim Kurulu başkanından Şin Bet şefine mektup
Sohlberg, iddiaların doğruluğunu bizzat değerlendirebilecek durumda olmadığını ancak yabancı aktörlerin söz konusu olması nedeniyle bunların soruşturulması gerektiğini belirtti.
Sohlberg, Zini’ye gönderdiği mektupta, “Bu şüphelerin yabancı aktörlerle ilgili olması nedeniyle soruşturulmaları zorunludur” ifadelerini kullandı.
Mektubun yayımlanmasından kısa süre sonra Likud, mektubu gerekçe göstererek Eisenkot'un blokunu Knesset Başkanı Amir Ohana'yı görevden almaması konusunda uyardı. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun liderliğindeki Likud Partisi, yaptığı açıklamada “İsrail'de seçim çalındı!” ifadelerini kullandı.
Muhalefet bloğunda en çok sandalyeye sahip olan Gadi Eisenkot'un partisinde yapılan açıklamada, “İsrail, seçimlerin güvenilirliğini her türlü müdahale girişimine karşı korumak için elinden gelen her şeyi yapmalı” diyerek tüm şikâyetlerin incelenmesi çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca, “Siyasi aktörlerin bu durumu 26. Knesset'in yemin töreninin tarihini etkilemek amacıyla kullanmasına izin verilmemeli” ifadelerine yer verildi.
Likud, 2022 seçimlerinin ardından da benzer iddialarda bulunmuştu. Televizyon kanallarının sandık çıkış anketlerini yayımlamasından kısa süre sonra, partinin Merkez Seçim Komisyonu yönetimindeki temsilcisi, dönemin komisyon başkanı ve şimdiki Yüksek Mahkeme Başkanı Yargıç Isaac Amit'ten, Arap toplumunun yaşadığı bölgelerdeki sandıklara acilen polis gönderilmesini istemişti. Temsilci, bu talebine gerekçe olarak bölgede devam ettiğini öne sürdüğü şiddet olaylarını göstermişti. Aynı dönemde sosyal medyada da Arap seçmenlerin oy kullandığı sandıklarda seçim sonuçlarının tahrif edilmeye çalışıldığına ilişkin iddialar yayılmıştı.
Kaynak: Gazete Oksijen


