Dünya liderlerini bir araya getiren Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun bu seneki oturumu tarihi bir buluşmaya da ev sahipliği yapabilir.
Zira İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, beraberindeki küçük bir heyetle birlikte ülkesinin yaklaşık 7 aydır savaş halinde olduğu Amerika Birleşik Devletleri'ne gidiyor. Pezeşkiyan bugün sabah saatlerinde Tahran'dan New York'a hareket eden uçağa bindi.
İran Cumhurbaşkanı'nın New York'a uçtuğu dakikalarda konuyla ilgili Washington'dan da açıklama geldi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kısa süre önce yaptığı açıklamada, "Başkan Trump, Birleşmiş Milletler zirvesinde herkesle görüşmeye açık. Henüz planlanan bir şey yok ama Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında bir görüşme ayarlanabilir. Buna açığız" sözleriyle olası bir görüşmeye yeşil ışık yaktı.
Tahran yönetiminden bu açıklamaya henüz bir yanıt gelmedi.
Pezeşkiyan-Trump görüşmesi gerçekleşirse bu sadece savaşın başlangıcından bu yana düzenlenen en üst düzey görüşme olarak değil, İslam Devrimi'nin ardından bir İran Cumhurbaşkanı ile bir ABD Başkanı arasındaki ilk yüz yüze görüşme olarak kayıtlara geçecek.
İki ülke liderleri arasındaki en yakın temas, 27 Eylül 2013’te Barack Obama ile Hasan Ruhani arasında yapılan yaklaşık 15 dakikalık telefon görüşmesiydi. Bu, 1979 Devrimi’nden sonra bir ABD Başkanı'yla İran Cumhurbaşkanı arasındaki ilk doğrudan görüşmeydi ancak yüz yüze değildi.
Birkaç gün önce BM Genel Kurulu sırasında Obama-Ruhani arasında olası bir karşılaşma üzerinde çalışılmış, fakat gerçekleşmemişti.
New York'taki İran heyetine sıkı kurallar
İran Cumhurbaşkanı Mesu Pezeşkiyan'ın çarşamba günü BM kürsüsünde bir konuşma yapması bekleniyor. Ancak liderlik ettiği heyet ve kendisi New York'ta sıkı kurallara tabi.
İranlı diplomatlar BM Genel Kurulu'na katılmakta özgür ancak ünlü Central Park'ta bir yürüyüş veya Beşinci Cadde'de alışveriş yapmaları yasak. Pezeşkiyan dahil İranlı yetkililer için izin verilen tek hareket Manhattan'daki otellerinden bir blok ötedeki BM binasına gitmeleri.
Wall Street Journal'a göre bu izin bile sıra dışı. Zira Washingyon yönetiminin savaş halinde olduğu bir ülkenin liderinin ağırlaması çok az emsali olan bir durum. Pezeşkiyan'ın bir konuşma yapıp ve doğrudan ABD'yi hedef alacak olması durumu daha da sıra dışı kılıyor.
BM Genel Merkezi'nin New York'ta inşa edilmesini öngören 1947 tarihli anlaşmaya göre ABD, üye ülkelerin yetkililerine herhangi bir engel koymamayı kabul etmiş durumda. Buna bize kısıtlamaları da dahil. Ancak Washington'ın bu taahhüdünü çiğnemesi çok uzun yıllardır ABD ile BM arasında bir gerilim kaynağına dönüşmüş durumda.
Yine de Soğuk Savaş döneminde Sovyet liderlerin BM kürsüsünde ABD'yi hedef alan konuşmalar yapmıştı. Yine benzer şekilde Küba lideri Fidel Castro, 1960'ta ABD'nin Latin Amerika'daki müdahaleleri üzerine 4 saati aşkın bir konuşma gerçekleştirmişti.
Son 30 yılda İran’ın cumhurbaşkanı ya da başbakanı neredeyse her yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yaptı.
Geçmişte kürsüye çıkan isimlerden biri de Ali Hamaney’di. Hamaney, İran’ın dini lideri olmadan önce cumhurbaşkanı olduğu 1987 yılında BM Genel Kurulu’na hitap etmişti.
Pezeşkiyan: İran halkının haklılığını anlatacağım
İran Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu'nun 81. oturumu için New York'a hareket etmeden önce havalimanında açıklamalarda bulundu.
Pezeşkiyan, BM’nin “Güveni yeniden tesis etmek” sloganına atıf yaparak, ”Güven, tıpkı onların sözünü ettiği insan hakları ve bir çok uluslararası çerçevenin göz ardı edilmesi gibi olmayan bir şeydir.” diye konuştu.
BM kürsüsünde, İran’a yönelik saldırılar ve İran halkının “haklılığını” anlatacağını söyleyen Pezeşkiyan, “düşmanın” hala Filistin ve Suriye başta olmak üzere saldırılarına devam ettiğini ifade etti.
Pezeşkiyan ayrıca, ABD’nin işlediği “suçları” duymaktan korktuğu için İranlı basın ekibine vize vermediğini ancak orada bulunan uluslararası basın vasıtası ile ülkesinin sesini duyuracağını belirtti.
ABD ve İsrail’in savaş yolu ile İran’ı teslim alamadığını kaydeden Pezeşkiyan, söz konusu ülkelerin, kara ve deniz ablukaları, medya vasıtaları ve İran’ın zayıflıklardan yararlanarak bu hedefine ulaşmaya çalıştıklarını öne sürdü.
Pezeşkiyan Trump'la görüşme ihtimaline ilişkin herhangi bir şey söylemedi.


