Zambiya’da 13 Ağustos’ta yapılan genel seçimlerin ardından siyasi gerilim tırmanıyor.
Devlet Başkanı Hakainde Hichilema’nın yüzde 60,49 oyla ikinci kez seçilmesinin ardından muhalefet üzerindeki baskının arttığına ilişkin iddialar gündeme gelirken, seçim sonuçlarına itiraz etmeye hazırlanan muhalefetin önündeki hukuki süreç de tartışma konusu oldu. Seçim sonrasında düzenlenen polis operasyonlarında muhalefetle bağlantılı isimler gözaltına alınırken, eski Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı ve muhalif milletvekili Mutotwe Kafwaya’nın bir operasyon sırasında hayatını kaybettiği bildirildi.
Reuters’ın aktardığına göre Zambiya’da muhalefet lideri Brian Mundubile’nin seçim sonuçlarına itiraz etmek için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmayı planladığı gün, ülkenin en üst mahkemelerinin kapıları güvenlik gerekçesiyle kapatıldı. Yargı idaresinin baş yöneticisi tarafından gönderilen ve Reuters tarafından görülen bir memorandumda, tüm personelden “güvenlik nedenleriyle” işe gelmemeleri istendi. Polis sözcüsü Godfrey Chilabi ise güvenlik değerlendirmelerinin sürdüğünü söyledi ancak mahkemelerin neden kapatıldığına ilişkin ayrıntı vermedi.
Lusaka’daki Yüksek Mahkeme binası ile aynı komplekste bulunan Anayasa Mahkemesi’nin tüm girişleri kapatılırken, içeride polislerin bulunduğu görüldü. Muhalefetin seçim sonuçlarına itiraz edebilmesi için tanınan süre, sonuçların açıklanmasından itibaren yedi gün. Bu nedenle mahkemelerin kapatılması, Mundubile’nin itiraz başvurusunu süresi içinde yapıp yapamayacağı konusunda soru işaretleri yarattı. Muhalefet ittifakında yer alan New Heritage Party lideri Chishala Kateka, “Dilekçenin sunulmasını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz ancak nasıl sonuçlanacağını göreceğiz” dedi.
Muhalefete yönelik baskı büyüyor
Seçim sonrasında yaşanan gelişmeler, muhalefetin üzerindeki baskının seçim döneminin ötesine taşındığı iddialarını güçlendirdi. Hichilema yönetiminin son yıllarda yargı, polis, parlamento, seçim komisyonu ve kamu yönetimi gibi devlet kurumları üzerindeki kontrolünü artırdığı ve muhalif aktörleri zayıflatmak amacıyla hukuki mekanizmaları kullandığı uluslararası kurumlar tarafından sık sık ifade ediliyor.
Siyasi analist Sishuwa Sishuwa, Haziran 2024’te Hichilema yönetiminin siyasi rakiplerini etkisizleştirmek ve 2026 seçimlerinde yeniden seçilmeyi güvence altına almak için bir “hukuk savaşı” yürüttüğünü savunmuştu. Sishuwa’ya göre hükümet, bu stratejide yargı, polis, parlamento, seçim komisyonu ve kamu yönetimi olmak üzere beş temel devlet kurumundan yararlandı.
Muhalefete yönelik baskı iddiaları seçim kampanyası sırasında da gündeme geldi. Hukukçu Profesör Cephas Lumina, 7 Ağustos’ta yayımlanan yazısında cinayetler, adaylara yönelik saldırılar, siyasi mitinglerin engellenmesi ve aktivistlere yönelik polis müdahalelerinin seçim sürecini “korku iklimine” dönüştürdüğünü savundu. Lumina, polis ve Zambiya Seçim Komisyonu’na hızlı ve tarafsız biçimde harekete geçme çağrısı yaptı.
Uluslararası insan hakları kuruluşları da seçim sürecine ilişkin endişelerini dile getirdi. Amnesty International, devlet destekli uygulamaların Zambiyalıların hak ve özgürlükleri üzerindeki kısıtlamaları artırdığını belirtirken, Human Rights Foundation seçim kampanyasının muhalefet adaylarına yönelik devlet destekli şiddet, polis baskısı ve siyasi gruplar arasındaki çatışmalarla gölgelendiğini savundu.
Muhalif milletvekili operasyonda öldü
Gerilimin son örneklerinden biri, başkent Lusaka’da düzenlenen polis operasyonu oldu. Eski Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı ve muhalif milletvekili Mutotwe Kafwaya’nın operasyonda hayatını kaybettiği bildirildi.
Zambiya Polis Genel Müfettişi Graphael Musamba, operasyonun istihbarat çalışmaları sonucunda “devlet güvenliğine tehdit oluşturan şüpheli bir milis yapısını çökertmek” amacıyla düzenlendiğini açıkladı. Polis, baskın yapılan adreste otomatik tüfekler, askeri teçhizat ve gece görüş dürbünleri ele geçirildiğini ve aralarında eski komandoların da bulunduğu 11 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
Ancak muhalefet hükümetin anlatımını reddetti. Brian Mundubile, operasyonun ardından gözaltına alınan kişilerin kendi güvenlik ekibi ve parti üyeleri olduğunu söyledi. Mundubile daha önce de kendisi ve çevresine yönelik suçlamaların asılsız olduğunu savunmuştu.
Mundubile’nin seçimden sonraki hafta sonu evine de polis ve askeri birliklerin operasyon düzenlediği bildirildi. Operasyonda ateş açıldığı, bazı kişilerin yaralandığı ve 11 kişinin gözaltına alındığı aktarıldı. Yetkililer evde hukuk düzenine karşı ayaklanma planlayan bir milis yapılanmasının bulunduğunu öne sürerken, Mundubile ve destekçileri suçlamaları reddetti.
Hichilema’nın ikinci dönemi tartışmalarla başladı
Hichilema, 13 Ağustos’taki seçimde yüzde 60,49 oy alarak ikinci kez devlet başkanı seçildi. Ancak seçim sonucunun açıklanmasından bu yana hem seçim sürecinin adilliği hem de muhalefetin hareket alanı tartışılıyor.
Reuters’ın aktardığına göre bağımsız iki gözlemci raporunda Hichilema’nın oylarının şişirilmiş olabileceğine ilişkin bulgular yer aldı. Hichilema ise seçimlerde hile yapıldığı iddiasını reddediyor.
Muhalefet ise seçim merkezlerinde kullanılan resmi oy kayıtlarının, yani Gen 20 formlarının tahrif edildiğine ilişkin şikâyetler bulunduğunu savunuyor. Bunun yanında seçim kampanyası sırasında muhalefet mitinglerine yönelik şiddet, gözaltılar ve bazı suikast girişimi iddiaları da gündeme getirildi.
Seçim sonrasında Tonse İttifakı'yla bağlantılı çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ileri sürülürken, muhalefet cephesi bazı isimlerin nerede tutulduğuna ilişkin bilgi verilmediğini savunuyor. İnsan hakları kuruluşları ise gözaltıların hukuka uygunluğu, adil yargılanma hakkı ve siyasi muhalefetin faaliyet alanı konusunda Zambiya makamlarına çağrıda bulunuyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de son gelişmelerden duyduğu endişeyi dile getirerek Zambiya makamlarına keyfi gözaltıları durdurma, hukukun üstünlüğüne uyma ve adil yargılanma standartlarını güvence altına alma çağrısı yaptı.
Böylece Hichilema’nın ikinci döneminin daha ilk günlerinde Zambiya’da seçim sonuçlarına yönelik hukuki itirazlar, muhalefete yönelik operasyonlar ve devlet kurumlarının tarafsızlığına ilişkin tartışmalar öne çıktı. Muhalefetin seçim sonuçlarına itiraz edip edemeyeceği ve Anayasa Mahkemesi’nin sürece nasıl yaklaşacağı, ülkedeki siyasi krizin seyri açısından kritik önem taşıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
