16 Haziran 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 16.06.2026 08:47 | Son Güncelleme: 16.06.2026 08:52

ABD'nin kritik mineral fiyat planına G7'den itiraz

Trump yönetiminin kritik minerallerde fiyat destekleriyle Çin'e bağımlılığı azaltma planı görüş ayrılıklarına yol açtı. Avrupa ülkeleri Pentagon'un yapay zeka destekli fiyatlama modeline mesafeli yaklaşırken, sektör temsilcileri de fiyat kontrolleri yerine teşvik ve vergi desteklerini savunuyor
ABD'nin kritik mineral fiyat planına G7'den itiraz
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, kritik minerallerin üretimini fiyat düzenlemeleriyle artırma planı hem G7 müttefikleri hem de madencilik sektörü içinde şüpheyle karşılanıyor. Diplomatik kaynaklar ve Reuters'ın şirketlerin politika önerileri üzerinde yaptığı incelemeye göre, Batılı ülkeler arasında kurulması planlanan yeni ticaret bloğuna ilişkin müzakereler maliyet ve yönetişim konularındaki anlaşmazlıklar nedeniyle zorluk yaşıyor.

Amaç Çin'e olan bağımlılığı azaltmak

Plan ilk kez şubat ayında ABD Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından gündeme getirildi. Amaç, yarı iletkenlerden bilgisayar sunucularına, askeri ekipmanlardan çok sayıda teknoloji ürününe kadar kritik öneme sahip minerallerde Batı'nın Çin'e olan bağımlılığını azaltmak.

Uzmanlara göre Çin, yıllardır kobalt, lityum ve nikel gibi mineralleri düşük fiyatlarla piyasaya sürerek küresel fiyatları baskılıyor. Bu durum Batılı madencilik şirketlerinin rekabet gücünü azaltırken yeni yatırımları da zorlaştırıyor. Pekin'in benzer yöntemleri geçmişte başka sektörlerde de kullandığı belirtiliyor.

Tasarlanan ticaret bloğu; fiyat destekleri, piyasa standartları, sübvansiyonlar ve alım garantileri gibi araçlarla farklı ülkelerdeki üretimi teşvik etmeyi hedefliyor. Vance daha önce bu mekanizmaların gerekirse "fiyat bütünlüğünü korumak amacıyla ayarlanabilir tarifelerle" desteklenebileceğini söylemişti.

Teknoloji ve savunma sanayii için kritik önemdeki birçok mineral, şeffaflığı düşük tezgah üstü piyasalarda işlem görüyor ve fiyatlar büyük ölçüde Çin piyasalarına göre belirleniyor. Bunun temel nedeni Çin'in küresel üretimdeki baskın konumu.

Reuters'a konuşan üç kaynağa göre, Vance'in açıklamalarının ardından G7 ülkeleri ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer'e kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde itirazlarını iletti. Özellikle Pentagon tarafından geliştirilen yapay zeka tabanlı bir fiyatlama modeline dayanan sistem önerisi müttefiklerde soğuk karşılandı.

Avrupalı yetkililer, mineraller için ödenecek fiyat farkının kim tarafından karşılanacağı, sübvansiyonların tedarik zincirinin hangi aşamalarına uygulanacağı ve sistemin nasıl yönetileceği gibi soruların henüz yanıtlanmadığını belirtiyor.

ABD madencilik sektörü de konuya ilişkin ortak bir görüşe sahip değil. Reuters'ın incelediği ve Greer'in ofisine gönderilen 230'dan fazla görüş yazısı, madenciler, rafineriler ve müşteriler arasında ciddi fikir ayrılıkları bulunduğunu ortaya koydu.

Uzmanlar, minerallerin nasıl alınıp satıldığını yeniden şekillendirmeye yönelik girişimin son derece karmaşık olduğunu ancak başarılı olması halinde küresel piyasalarda yıllarca etkili olabileceğini söylüyor.

Eski Başkan Joe Biden döneminde ABD Enerji Bakanlığı'nın batarya ve kritik mineraller portföyünü yöneten yatırımcı Ashley Zumwalt-Forbes, "Bu yapılması çok zor bir iş. Bunu yapmak zorunda olan kişi olmadığım için memnunum" dedi.

Konu, bu hafta Fransa'da düzenlenen G7 toplantılarının da önemli gündem maddelerinden biri olacak. Batılı ülkeler, Çin'e bağımlılığı azaltabilmek için madenlerden nihai ürünlere kadar uzanan alternatif tedarik zincirleri kurmaya çalışıyor.

ABD'nin taslak önerisi, Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı'nın (DARPA) geliştirdiği yapay zeka destekli fiyatlama programı kullanılarak hazırlandı. Bir ABD'li yetkiliye göre teklif Beyaz Saray ve Ulusal Güvenlik Konseyi'ne sunuldu ve G7 müttefiklerine yapılacak toplantılarda ayrıntılı bilgi verilecek.

Avrupalı hükümet ve sektör temsilcileri ise hızlı anlaşmalar yapmak yerine fiyat desteklerinin orta ve uzun vadeli etkilerinin incelenmesi gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım, daha hızlı ilerlemek isteyen Washington ile görüş ayrılığı yaratıyor.

Kaynaklara göre Trump yönetimi ayrıca Fransa'nın, kritik mineraller konusunda G7 girişimlerini takip edecek kalıcı bir sekreteryanın Uluslararası Enerji Ajansı veya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü bünyesinde kurulması önerisine de sıcak bakmıyor.

Kanada ve G7 dönem başkanı Fransa, G7 liderliğinde çok taraflı bir ticaret bloğu kurulmasını isterken ABD ikili anlaşmaları tercih ediyor. Konuya yakın üç kaynak, Washington'ın önce hızlı ikili anlaşmalar yapıp daha sonra bunları genişletmek istediğini belirtiyor.

Bu yaklaşım, Vance'in yılın başında açıkladığı daha kapsamlı çok taraflı planla karşılaştırıldığında strateji değişikliğine işaret ediyor.

Greer, haziran başında Paris'te düzenlenen OECD Bakanlar Toplantısı sırasında yaptığı açıklamada, "Bu yaklaşımların bazılarını anlaşmalara dönüştürmeye çalışıyoruz" dedi.

ABD'nin, kritik mineraller ve bunlardan üretilen ürünlerin üretimini korumak amacıyla fiyat destekleri kullanmayı planladığını belirten Greer, diğer ülkelerin de bu sisteme katılabileceğini söyledi.

Konuya yakın iki kaynak, Washington'ın haziran sonundan önce Japonya ve Avrupa Birliği'ne bağlayıcı ikili anlaşma teklifleri sunmayı hedeflediğini aktardı. İlk anlaşmaların ağır nadir toprak elementleri, antimuan, grafit ve tungsten gibi Çin'in ihracat kısıtlamalarına tabi tuttuğu 5 ila 10 kritik minerali kapsayabileceği belirtiliyor.

Yapay zeka destekli fiyatlama tartışması

Trump yönetimi fiyatları belirlemek için ABD Savunma Bakanlığı'nın OPEN adlı yapay zeka programını kullanmayı planlıyor. DARPA tarafından geliştirilen sistem, işçilik, işleme ve diğer maliyetleri hesaba katarken Çin'in piyasayı manipüle ettiği iddia edilen etkileri dışarıda bırakarak bir metalin "adil" fiyatını hesaplamayı amaçlıyor.

Ancak Avrupalı müttefikler, fiyatlamanın Washington tarafından geliştirilen bir yapay zeka sistemine dayandırılmasına karşı çıkıyor. Kaynaklar, Avrupa tarafının ABD'nin fiyatlar üzerinde aşırı etki sahibi olmasından endişe duyduğunu belirtiyor.

Avrupa Yatırım Bankası'nda mineral finansmanından sorumlu olan Nicola Beer, Avrupa için gerçek piyasa işlemlerine dayanan bir fiyat endeksinin daha uygun olacağını söyledi.

Beer, "Asıl soru, bu şeffaf olmayan fiyatlama mekanizmalarını daha şeffaf, daha piyasa odaklı ve manipülasyona daha az açık hale getirip getiremeyeceğimizdir" dedi.

Bu kapsamda Avrupa Birliği tarafından desteklenen EIT RawMaterials ile dijital emtia platformu Metalshub, Çin merkezli fiyatlama sistemlerinden bağımsız yeni endeksler geliştirmek için çalışıyor. Bu endekslerin ileride ABD, Avustralya, Kanada ve İngiltere'yi de kapsayabileceği belirtiliyor.

Şirketler de ikiye bölündü

Madencilik ve sanayi şirketleri, ticaret bloğunun özellikle bakır gibi yaygın metaller yerine stratejik önemdeki niş minerallere odaklanması gerektiği konusunda büyük ölçüde hemfikir. Ayrıca cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlar gibi nihai ürünlerin de plan kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşü öne çıkıyor.

Ancak fiyatların nasıl düzenleneceği konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor. Birçok büyük şirket ve sektör kuruluşu doğrudan fiyat belirleme uygulamalarına karşı çıkıyor.

Danışmanlık şirketi EY'de ticaret politikaları alanında yönetici olan Blake Harden, "Herkes ne yapılması gerektiği ve atılacak adımların tedarik zincirinin farklı bölümlerini nasıl etkileyeceği konusunda tedirgin" dedi.

ABD Ticaret Odası, General Motors, Umicore, Sibanye Stillwater ve MP Materials gibi şirketler farklı öneriler sunarken, ABD'nin en büyük sektör kuruluşu Ulusal Madencilik Birliği fiyat kontrolleri yerine vergi teşvikleri ve diğer destek mekanizmalarına ağırlık verilmesini tavsiye etti.

Birliğin Üst Yöneticisi Rich Nolan, "Fiyatlama mekanizmaları gibi piyasa müdahaleleri bazı durumlarda rol oynayabilir ancak teşvik temelli yaklaşımlar yerli madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu sorunların çözümüne daha uygun" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Reuters