Avrupa Merkez Bankası, giderek yaygınlaşan stablecoin’lere karşılık “dijital euro” projesini hayata geçirmeye hazırlanırken, pazardaki ağırlığını korumak isteyen ABD merkezli ödeme devleriyle rekabet de giderek kızışıyor. Bu dönüşüm, Avrupalıların günlük ödeme alışkanlıklarını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Avrupa Merkez Bankası verilerine göre, her ikisi de ABD merkezli olan Visa ve Mastercard, Euro Bölgesi’ndeki kartlı ödemelerin yüzde 61’ini oluştururken, sınır ötesi işlemlerin ise neredeyse tamamını kontrol ediyor.
3 yıl içinde devreye girebilir
Şeyda Karaca'nın Dünya'da yer alan haberine göre, ECB tarafından desteklenen dijital euro, nakit parayı ve ticari bankaların sunduğu hizmetleri tamamlayacak bir elektronik para biçimi olarak tasarlanıyor. Sistem hem çevrimiçi hem de çevrimdışı ödemelerde kullanılabilecek.
Gerekli yasal düzenlemelerin 2026 sonundan önce kabul edilmesi halinde, dijital euronun 2029’a kadar perakende ödemelerde aktif olarak kullanılması hedefleniyor. Projenin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda güçlü bir siyasi boyut taşıdığı da vurgulanıyor.
“Parasal egemenlik” yarışı
Küresel ölçekte dijital para alanında farklı yaklaşımlar öne çıkıyor. ABD, özel stablecoin’lere yasal zemin sağlayan GENIUS Act ile ilerlerken, Çin dijital yuanı geniş ölçekte devreye almış durumda. Avrupa ise devlet destekli ve sıkı düzenlenmiş bir modelle parasal egemenliğini korumayı amaçlıyor.
Bankalardan itiraz yükseliyor
Ancak proje ilerledikçe, finans sektöründen gelen itirazlar da artıyor. Daniel Baal ve Avrupa ödeme platformu Wero CEO’su Martina Weimert, dijital euronun “yasal ödeme aracı” statüsünün rekabeti bozabileceğini savunuyor.
Buna karşılık Finance Watch araştırmacısı Peter Norwood, nakdin bir kamu malı olduğunu ve dijital euronun bu işlevi dijital çağda sürdürmeyi amaçladığını belirtiyor. Norwood’a göre, sistemin yaygınlaşabilmesi için yasal ödeme aracı statüsü kritik önem taşıyor.
ECB ise gerilimi azaltmak amacıyla özel sektörün sistemde aktif rol alacağını vurguluyor. Buna göre ticari bankalar son kullanıcıya hizmet sunacak ve bu hizmetler karşılığında merkez bankası tarafından desteklenecek.
“Devlet kontrolü artar mı?” tartışması
Dijital euroya yönelik eleştiriler yalnızca bankacılık sektörüyle sınırlı değil. Devlet destekli dijital paranın, hükümetlere vatandaşların harcama alışkanlıkları üzerinde daha fazla görünürlük ve hatta kontrol imkânı sağlayabileceği yönündeki endişeler de giderek artıyor.
Sürecin siyasi kaderi ise büyük ölçüde Avrupa Parlamentosu’nda şekillenecek. Dosyayı yürüten Avrupa Halk Partisi üyesi Fernando Navarrete Rojas, Aralık 2024’ten bu yana konuya ilişkin 100’den fazla görüşme gerçekleştirdi.
Rojas, dijital euronun acil bir ihtiyaç olmadığını savunurken, sistemin yalnızca çevrimdışı kullanım ile sınırlandırılmasını ve “yasal ödeme aracı” statüsünün özel alternatifleri zayıflatabileceğini ifade ediyor.
Gözler haziran oylamasında
Süreçte bir sonraki kritik adım, Avrupa Parlamentosu komitesinde haziran sonunda yapılması beklenen oylama olacak. Ardından genel kurul oylaması gelecek. Onay çıkması halinde mevzuatın 2026 sonuna kadar kabul edilmesi planlanıyor.