25 Mart 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 25.03.2026 13:52 | Son Güncelleme: 25.03.2026 15:57

Hürmüz krizi gübre arzını vurdu, gıda güvenliği riski büyüyor

İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda ticaretin durma noktasına gelmesi, küresel gübre arzını sekteye uğrattı. Azot bazlı gübre fiyatları hızla yükselirken, uzmanlar yılın ilerleyen dönemlerinde verim kaybı ve gıda enflasyonu riskine dikkat çekiyor
Hürmüz krizi gübre arzını vurdu, gıda güvenliği riski büyüyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Kuzey yarımkürede çiftçiler ekim sezonunun en kritik dönemine girerken, İran savaşı küresel tarım zincirinde yeni bir kırılma yarattı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, deniz yoluyla taşınan küresel gübre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. İran’ın güney sınırı boyunca uzanan bu kritik su yolunda çatışmalar nedeniyle gemi trafiği büyük ölçüde durdu, bazı gemiler ise saldırıya uğradı.

CNBC'nin aktardığına göre ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından özellikle Orta Doğu kaynaklı gübre arzında ciddi daralma yaşandı. Sektör temsilcilerine göre, referans ürünlerden biri olan Mısır çıkışlı granül üre fiyatı ton başına 400-490 dolar aralığından yaklaşık 700 dolara yükseldi. Oxford Economics’e bağlı Alpine Macro ise savaşın başlangıcından bu yana üre fiyatlarının yüzde 50, amonyak fiyatlarının ise yüzde 20 arttığını bildirdi.

Tedarikin yüzde 30’u piyasadan çekildi

Piyasa analiz şirketi CRU’ya göre, Hürmüz hattındaki kesinti küresel arzın önemli bir bölümünü devre dışı bıraktı. Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn ve İran gibi büyük ihracatçıların piyasaya erişimi sınırlanırken, küresel üre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan tedarik risk altına girdi.

Uzmanlar, azot bazlı gübrelerin diğer gübre türlerinden farklı olarak her yıl zorunlu kullanım gerektirdiğine dikkat çekiyor. Ninety One fon yöneticisi Dawid Heyl, “Potasyum ya da fosfat kullanımını bir sezon erteleyebilirsiniz, ancak azotu erteleyemezsiniz” diyerek mevcut krizin etkilerinin daha derin olabileceğini belirtti.

Üre; mısır, buğday, kolza ve birçok meyve-sebze üretiminde temel girdilerden biri olarak öne çıkıyor. Analistlere göre gübre kullanımındaki azalma, doğrudan tarımsal verimi aşağı çekme potansiyeline sahip. Ancak mevcut stoklar nedeniyle bu etkinin kısa vadede değil, yılın ilerleyen dönemlerinde daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.

Rusya-Ukrayna savaşından daha büyük etki uyarısı

Uzmanlar, mevcut krizin 2022’deki Rusya-Ukrayna savaşından daha geniş etkiler yaratabileceğini vurguluyor. Argus verilerine göre, küresel kükürt ticaretinin yaklaşık yüzde 50’si, ürenin üçte biri ve amonyağın yaklaşık yüzde 25’i Orta Doğu kaynaklı.

Bölgede üretimin durması ve ihracatın aksaması, zaten sıkışık olan kükürt piyasasında arz açığını daha da derinleştirdi. Katar’da enerji üretiminin durdurulması sonrası üre üretiminin askıya alınması da arz üzerindeki baskıyı artırdı.

Öte yandan Çin’in iç piyasayı korumak amacıyla gübre ihracatına sınırlama getirmesi, küresel tedarik zincirindeki baskıyı daha da yükseltti.

Gıda enflasyonu ve kırılgan ülkeler

Uzmanlara göre küresel gıda stokları kısa vadede bir tampon işlevi görebilir. Ancak tarımsal verimde olası yüzde 5’lik bir düşüş bile ciddi fiyat artışlarına yol açabilir. En büyük riskin ise ithalata bağımlı gelişmekte olan ülkelerde olduğu belirtiliyor.

Özellikle Afrika ülkeleri ve Hindistan gibi hem gübre hem de enerji ithalatına bağımlı ekonomiler, fiyat artışlarından daha sert etkilenebilir. Bu ülkelerde gıda enflasyonunun hızlanması ve erişim sorunlarının artması bekleniyor.

ABD’de ise yerli üretime rağmen gübre ihtiyacının yaklaşık üçte birinin ithalatla karşılandığına dikkat çekiliyor. Artan maliyetlerin çiftçiler üzerinde ek baskı yaratacağı ve bunun da fiyatlara yansıyacağı ifade ediliyor.

ABD’de 50’den fazla tarım kuruluşu, artan yakıt ve gübre maliyetleri nedeniyle hükümete çağrıda bulunarak piyasalara müdahale edilmesini istedi. Kuruluşlar, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintinin hem ABD’de hem de küresel ölçekte gıda güvenliği üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Kaynak: Gazete Oksijen