19 Mart 2026, Perşembe
Haber Giriş: 19.03.2026 09:19 | Son Güncelleme: 19.03.2026 09:31

Japonya Merkez Bankası faizi değiştirmedi: Oran 31 yılın zirvesinde kaldı

Japonya Merkez Bankası (BoJ), Mart toplantısında kısa vadeli faiz oranını yüzde 0,75 seviyesinde sabit bıraktı. Karar, Eylül 1995’ten bu yana en yüksek seviyede bulunan faiz oranlarının korunması anlamına geliyor
Fotoğraf: Arşiv
Fotoğraf: Arşiv
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Japonya Merkez Bankası (BoJ), Mart 2026 para politikası toplantısının ardından kısa vadeli politika faizini yüzde 0,75 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Böylece borçlanma maliyetleri Eylül 1995’ten bu yana en yüksek seviyede kalmaya devam etti.

Karar, kurul üyeleri arasında 8’e karşı 1 oyla kabul edildi. Yönetim kurulu üyelerinden Hajime Takata, faizin yüzde 1’e yükseltilmesi yönünde oy kullanan tek isim oldu.

Küresel temkinli duruş sürüyor

Japonya Merkez Bankası’nın kararı, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri sabit bırakmasının ardından geldi. Analistler, bu durumun küresel merkez bankalarının belirsizlik ortamında temkinli hareket etmeyi tercih ettiğini gösterdiğini belirtiyor.

Politika yapıcılar, Japonya ekonomisinin ılımlı bir toparlanma sürecinde olduğunu ifade ederken, özellikle Orta Doğu’da artan jeopolitik risklerin ekonomik görünümü gölgeleyebileceği uyarısında bulundu.

Yeni faiz artışlarının sinyali verildi

Merkez bankası yetkilileri, reel faiz oranlarının hâlâ düşük seviyelerde kaldığını belirterek, ekonomik büyüme ve enflasyon beklentiler doğrultusunda ilerlerse faiz artırımlarının devam edebileceği mesajını verdi.

Bu açıklama, BoJ’un gerektiğinde parasal destek politikasını kademeli olarak sıkılaştırmaya hazır olduğunu gösterdi.

Enflasyonda enerji riski

Japonya’da tüketici fiyatlarının kısa vadede yüzde 2 hedefinin altına gerilemesi bekleniyor. Ancak yetkililer, yükselen petrol fiyatlarının enflasyon üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşturabileceğine dikkat çekti.

Merkez bankası ayrıca jeopolitik riskler, enerji piyasalarındaki gelişmeler ve küresel ekonomik eğilimlerin Japonya ekonomisinin toparlanma süreci üzerindeki etkisinin yakından izleneceğini vurguladı.

Kaynak: Gazete Oksijen