ABD merkezli kozmetik devi Estée Lauder, iş gücünü daha da küçültmeye hazırlanıyor. La Mer, Tom Ford Beauty, The Ordinary ve Aveda gibi markaları bünyesinde bulunduran şirket, daha önce açıkladığı 7 bin kişilik işten çıkarma planını genişleterek toplam hedefi 10 bine çıkardı.
Şirket verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 57 bin çalışanı bulunan Estée Lauder, özellikle mağaza operasyonları başta olmak üzere birçok birimde personel azaltımına gidecek. Yönetim, bu yeni adımla yaklaşık 200 milyon dolarlık ek tasarruf sağlamayı hedefliyor. Böylece dönüşüm planı kapsamında yıllık vergi öncesi toplam tasarrufun 1,2 milyar dolara ulaşabileceği belirtiliyor.
Dijital döneme geçiş
Şirketin stratejisinde dikkat çeken başlıklardan biri de fiziksel mağazalardan dijital satış kanallarına geçiş. CEO Stéphane de La Faverie, satışları Amazon ve TikTok Shop gibi hızla büyüyen platformlara kaydırmayı planlıyor. Ocak 2025’te göreve gelen De La Faverie, üst üste üç yıl satış düşüşü yaşayan şirketi yeniden büyüme sürecine sokmayı amaçlıyor.
Yeniden yapılanma planı yatırımcılar tarafından olumlu karşılandı. Açıklamaların ardından şirket hisseleri yüzde 13’e kadar yükseldi. RBC Capital Markets analisti Nik Modi, sonuçların “en kötünün geride kalmış olabileceğine” işaret ettiğini belirterek şirketin doğru yönde ilerlediğini ifade etti.
Kar beklentisini yükseltti
Estée Lauder ayrıca mali yılın geri kalanına ilişkin kâr beklentisini de yukarı yönlü revize etti. Şirket, düzeltilmiş hisse başına kâr tahminini 2,35–2,45 dolar aralığına yükseltti; bu rakam piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Organik satış büyümesinin yüzde 3 seviyesinde olması beklenirken, özellikle parfüm kategorisindeki yüzde 10’luk artış dikkat çekti.
Uzun süredir zayıf performans gösteren Çin pazarında da toparlanma sinyalleri geldi. Son çeyrekte Çin’deki organik net satışlar yüzde 6 artış kaydetti. Rakipler L'Oréal, LVMH ve Procter & Gamble’ın da benzer şekilde Çin’de büyüme açıklaması sektörde iyimserliği artırdı.
Öte yandan, piyasalarda Puig Brands ile olası birleşme görüşmeleri de yakından izleniyor. Henüz resmi bir anlaşma açıklanmazken, bazı analistler bu tür bir adımın stratejik olarak anlamlı olabileceğini, bazıları ise şirketin mevcut dönüşüm sürecinde bu büyüklükte bir birleşmeyi yönetmesinin zor olabileceğini değerlendiriyor.
