17 Haziran 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 17.06.2026 16:57 | Son Güncelleme: 17.06.2026 17:55

Kriz sonrası en büyük satın alma kapıda: UniCredit, Commerzbank’ı devralmaya bir adım daha yaklaştı

İtalyan banka UniCredit, Alman rakibi Commerzbank’taki kontrolünü yüzde 42’ye çıkarırken ek olarak yüzde 13’lük ekonomik çıkara sahip olduğunu açıkladı
Kriz sonrası en büyük satın alma kapıda: UniCredit, Commerzbank’ı devralmaya bir adım daha yaklaştı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İtalyan bankacılık devi UniCredit, Alman rakibi Commerzbank üzerindeki kontrolünü artırarak Avrupa'nın son yıllardaki en büyük bankacılık birleşmesine bir adım daha yaklaştı.

Wall Street Journal'ın haberine göre UniCredit, bu yıl başlattığı hisse alım teklifinin ardından Commerzbank hisselerinin yaklaşık yüzde 42'sini kontrol eder hale geldi. Banka ayrıca yüzde 13 oranında ek ekonomik çıkara sahip olduğunu bildirdi. Bu oranlar, UniCredit'in Commerzbank yönetimi ve yönetim kurulu üzerinde fiili kontrol kurmasına yetecek düzeyde görülüyor.

Tamamı hisse takasıyla yapılması planlanan teklif, Commerzbank'a yaklaşık 50 milyar dolar değer biçiyor. İşlemin gerçekleşmesi halinde bu birleşme, 2008-2009 küresel finans krizinden bu yana Avrupa bankacılık sektöründeki en büyük satın alma olarak kayıtlara geçecek.

Avrupa bankacılığında güç dengelerini değiştirebilir

Birleşmenin mimarı, UniCredit Üst Yöneticisi (CEO) Andrea Orcel. Daha önce uluslararası finans sektöründeki büyük birleşme ve satın almalardaki rolüyle tanınan Orcel, Commerzbank hamlesini kariyerinin en önemli işlemlerinden biri olarak görüyor.

UniCredit, 2024 yılında Commerzbank'ta yüzde 9 pay aldığını açıklayarak Alman bankasına yönelik ilgisini ortaya koymuştu. Daha sonra türev ürünler aracılığıyla pozisyonunu büyüten banka, Mart 2026'da kalan hisseler için resmi satın alma teklifini başlattı.

Süreç, Avrupa Birliği'nin finansal entegrasyon hedefleri ile Almanya'nın ulusal ekonomik çıkarları arasında bir mücadeleye dönüştü. Avrupa Birliği ülkeleri ortak pazar içinde yer alsa da bankacılık sistemlerinin halen parçalı yapıda olması, Avrupa'nın ABD ve Çin'deki dev finans kuruluşlarıyla rekabet gücünü sınırlayan unsurlardan biri olarak görülüyor.

UniCredit-Commerzbank birleşmesi, sınır ötesi Avrupa bankacılık konsolidasyonunun en önemli örneklerinden biri olma potansiyeli taşıyor.

Berlin yönetimi karşı çıkıyor

Süreçteki en büyük engellerden biri Alman hükümetinin tutumu.

Berlin yönetimi halen Commerzbank'ın yüzde 12 hissesine sahip. Alman hükümeti şimdiye kadar UniCredit'in teklifine destek vermedi ve Commerzbank'ın bağımsız kalmasını istediğini açıkladı.

Alman hükümetinin birleşmeyi doğrudan engelleyecek özel yetkileri bulunmasa da elindeki hisseleri koruyarak UniCredit'in planlarını zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.

Commerzbank CEO'su Bettina Orlopp da pazartesi günü yaptığı açıklamada taraflar arasında görüşmelerin mümkün olduğunu ancak UniCredit'in mevcut piyasa fiyatı üzerinde daha yüksek bir prim teklif etmesi gerektiğini söyledi.

Almanya'nın kamu varlıklarını yöneten finans ajansı da teklif fiyatını yetersiz bulduğunu belirterek Commerzbank'ın bağımsızlığını korumasından yana tavır aldı.

Türev ürün stratejisi tartışma yarattı

Satın alma sürecinin en dikkat çekici yönlerinden biri UniCredit'in kullandığı karmaşık türev ürün stratejisi oldu.

Banka, Commerzbank hisselerindeki etkisini artırmak amacıyla çeşitli finans kuruluşlarıyla "total return swap" olarak bilinen sözleşmeler yaptı. Bu sözleşmeler sayesinde UniCredit, hisselerin tamamına doğrudan sahip olmadan Commerzbank'ın performansına bağlı ekonomik getiri elde etti.

Habere göre bu işlemlerde karşı taraf olan bankalar, risklerini dengelemek için Commerzbank hisseleri satın aldı. Daha sonra bu hisselerin bir bölümü UniCredit'in satın alma teklifine dahil edildi.

Bazı hisselerin ise indirimli fiyatlardan hedge fonlarına satıldığı ve bu fonların birleşme tamamlandığında kâr elde etmeyi hedeflediği belirtildi.

Commerzbank yönetimi, UniCredit'in açıkladığı kabul oranlarının yanıltıcı olduğunu savunarak Alman mali denetim otoritesinden inceleme talep etti. Banka, teklifin kabul edildiği hisselerin bir kısmının uzun vadeli yatırımcılardan değil, UniCredit ile bağlantılı finans kuruluşlarından geldiğini öne sürdü.

UniCredit ise bu suçlamaları reddederek "teklife sunulan hisselerin sonuçta geçerli hisseler olduğunu" savundu ve karşı inceleme talebinde bulundu.

Sermaye ve düzenleyici riskler sürüyor

Uzmanlar, UniCredit'in fiili kontrolü ele geçirmesine rağmen tüm hisseleri satın alamaması durumunda önemli sermaye sorunlarıyla karşılaşabileceğine dikkat çekiyor.

Avrupa bankacılık kuralları, UniCredit'i Commerzbank'ın varlıklarını bilançosuna dahil etmeye zorlayabilir. Ancak banka, Commerzbank'ın tüm sermayesini kendi sermaye hesaplamalarına yansıtamayabilir. Bu durum UniCredit'in sermaye yeterlilik oranlarını olumsuz etkileyebilir.

Birleşme ayrıca farklı ülke ve kurumsal kültürlere sahip iki büyük bankanın entegrasyonu, düzenleyici onay süreçleri ve muhasebe kuralları nedeniyle operasyonel riskler de taşıyor.

Nihai karar 2027'ye sarkabilir

Hisse alım teklifinin nihai sonuçlarının Temmuz ayı başında açıklanması bekleniyor. Ancak işlemin tüm düzenleyici süreçlerden geçerek tamamlanmasının 2027 yılına kadar uzayabileceği belirtiliyor.

Buna rağmen piyasalardaki bazı yatırımcılar sonucun artık büyük ölçüde belli olduğu görüşünde.

Varlık yönetim şirketi Federated Hermes yöneticilerinden Filippo Alloatti, "Devralma fiilen gerçekleşti" değerlendirmesinde bulundu.

Birleşmenin tamamlanması halinde ortaya çıkacak yeni banka, Almanya ve İtalya'nın önde gelen finans kuruluşlarını aynı çatı altında toplayarak Avrupa'nın en güçlü bankacılık gruplarından biri haline gelecek.

Kaynak: Gazete Oksijen