Ekonomist ve eski milletvekili Hurşit Güneş, hayatını kaybeden Prof. Dr. Gülten Kazgan için yayımladığı veda mesajında, hocasının yıllar önce kendisine gönderdiği el yazısı ekonomi politikası reçetesini paylaştı.
Kazgan’ın “300 günde enflasyonu indirmek için ne yapılabilir?” başlığını taşıyan üç sayfalık mektubunda kamu açıklarından tüketici kredilerine, ithalata getirilecek fondan döviz bürolarının denetlenmesine kadar uzanan öneriler yer aldı.
'Onu Joan Robinson’a benzetmiştim'
Güneş, babasının kendisini Sadun Aren, Gülten Kazgan ve Kemal Derviş’le tanıştırdığını belirterek Kazgan’ı Cambridge Üniversitesi’nin sol Keynesyen ekonomisti Joan Robinson’a benzettiğini anlattı.
1984’te İngiltere’den döndükten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde akademik kariyere başlamak istediğini belirten Güneş, Kazgan’dan kendisini asistan olarak yanına almasını istediğini aktardı. Güneş’e göre Kazgan, 12 Eylül ve YÖK düzeninin üniversiteleri zor durumda bıraktığını söyleyerek akademik hayatı tercih etmemesini tavsiye etti.
Güneş daha sonra Marmara Üniversitesi’nin İngilizce İktisat Bölümünde çalışmaya başladığını, Kazgan’ın da kendisine “Hayırlı olsun, en azından daha iyi bir yerde başlamışsın” dediğini anlattı.
El yazısıyla ekonomi politikası reçetesi gönderdi
Erdal İnönü liderliğindeki SHP’nin DYP ile koalisyon kurmasının ardından ekonomik konularda başdanışmanlık yaptığını hatırlatan Güneş, Kazgan’ın bu dönemde kendisine el yazısıyla bir ekonomi politikası reçetesi gönderdiğini belirtti.
“300 günde enflasyonu indirmek” amacıyla hazırlanan mektubu yıllardır sakladığını söyleyen Güneş, paylaşımını “Kıymetli hocama Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun” sözleriyle tamamladı.
Gülten Kazgan’ın mektubu şöyle:
300 günde enflasyonu indirmek için ne yapılabilir?
Türkiye’de enflasyonun başlıca kaynakları şunlardır:
- PSBR dolayısıyla kamunun TCMB’den borçlanması;
- Devalüasyonlar dolayısıyla doğan kur kayıplarının TCMB’ye aktifleştirilmesi.
Bu ikisi emisyon artışını açıklar.
- Paranın dolanım hızının, başta M2 olarak, 1985’ten bu yana üç katına yakın artmış olması.
Burada bütün mali kesim etkilidir; kredi kartları, VDMK ve bir dizi yeni mali araç. Ancak en önemlisi hızlı para ikamesi dolayısıyla DTH’nin hızlı büyümesidir. Halen 23 milyar dolar.
1992 yılında enflasyondaki göreli yavaşlama, “bastırılmış enflasyon” ve “makyaj” olayı ile ilgilidir; gerçek düşüş değildir.
300 günde ne yapılabilir?
- Kamu açıklarını küçültmek için gelirler artırılmalıdır
-Hazine ve KİT’lerin elinde hızla tasfiye edilebilecek arsa, taşınmaz ve diğer mallar açık artırmayla satılmalıdır.
-İthalat üzerine yüzde 5-10 fon konmalı; AT ve EFTA’ya yönelik gümrük indirimleri, onlara bildirilerek ve onayları alınarak geciktirilmelidir.
-Döviz büfeleri, bankalar gibi dolaylı vergi kapsamına alınmalıdır.
-Gelir getiren bütün kamu hizmetlerinin fiyatları kullanıcıya göre ayarlanmalıdır. Köprü geçiş ücretleri ve otoyol fiyatları gibi, öncelikle üst gelirlilere yönelik hizmetler başta gelmelidir.
-Vergi tasarısı reform niteliğine kavuşturulup ivedilikle yürürlüğe girmelidir.
-Hazineye ait, elde çok bulunan ve sanatsal veya tarihsel değeri olan değerli eşyaların bir bölümü açık artırmayla satılmalıdır. Kazgan, bu kapsamda arkeoloji müzelerindeki gözyaşı şişeleri ve amforalar ile Topkapı Sarayı’ndaki yeşim taşları ve Çin porselenlerini örnek göstermiştir. - Kamu harcamalarının kısılması gerekir
-Gösteriş yatırımları durdurulmalı veya en azından büyük ölçüde yavaşlatılmalıdır. Otoyollar ve kamusal binalar bu kapsamdadır.
-Üretim artışı istenmeyen ürünlerin destekleme fiyatları artırılmamalıdır. Başta tütün.
-Ne işe yaradığı belirsiz teşvikler durdurulmalıdır.
-Maaş ve ücret artışları geçmiş enflasyona göre değil, beklenen enflasyona göre ayarlanmalıdır. Aynı tutum tarımsal destekleme fiyatları için de geçerli olmalıdır.
-Çeşitli kamu kurumlarına Hazine’den açık çek verilmemelidir. - Özel tüketim harcamaları sınırlanmalıdır
-Üretim maliyetine girmeyen lüks tüketim harcamaları için KDV oranı artırılmalıdır.
-Bankaların tüketim kredilerine sınırlama getirilmelidir.
-Yazlık konut kredileri kısıtlanmalıdır.
-Faiz hadlerini düşürmeye zorla çalışılmamalıdır. - Paranın dolanım hızındaki artış sınırlanmalıdır
-TCMB, ticari bankaların faiz arbitrajı amacıyla dışarıdan getirdiği fonları yasaklayacak önlemleri devreye koymalıdır.
-Döviz büfeleri —ki büyük ölçüde kara para aklama aracına dönüşmüştür— mutlaka denetime alınmalıdır.
-Ticari bankaların yeni mali araç yaratması ve var olanları genişletmesi TCMB tarafından denetlenmelidir.
Paranın dolanım hızının artması, devletin “senyoraj” hakkını elinden almaktadır. Belirli bir emisyonla ortaya çıkan enflasyon artmakta veya belirli bir enflasyon hedefini tutturabilmek için emisyon miktarı giderek azalmaktadır.
Prof. Dr. Gülten Kazgan
Not: Lütfen elinize geçerse bildirin, siyasetçilerin fikirleriyle birlikte.
Profesör Gülten Kazgan’ı kaybettik. Uzun süredir rahatsız olan hocamızı kaybetmenin benim meslek yaşamımda özel bir önemi var.
— Hurşit Güneş (@hursitgunes) August 21, 2026
Rahmetli babam beni üç iktisatçı ile tanıştırmıştı: Sadun Aren, Gülten Kazgan ve Kemal Derviş. Gülten Kazgan’ı izlemiş ve onu Joan Robinson’a… pic.twitter.com/vcvaWChSOE
Mektubun el yazısı hali ise burada:


