28 Ağustos 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 28.08.2026 19:30 | Son Güncelleme: 28.08.2026 19:47

Volkswagen ile İsrailli Rafael, Osnabrück fabrikası için anlaşmaya yakın

Volkswagen ve İsrailli Rafael'in Osnabrück fabrikası için anlaşmaya yakın olduğu bildirildi. Şirketin üçüncü büyük ortağı Katar'ın vetosunun, fabrikanın belirli bölümlerinin Aşağı Saksonya eyaletine devriyle aşılması planlanıyor. Böylece Volkswagen Rafael'le doğrudan ortaklığa girmemiş olacak
Volkswagen ile İsrailli Rafael, Osnabrück fabrikası için anlaşmaya yakın
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Alman otomotiv üreticisi Volkswagen AG ile İsrailli savunma sanayisi şirketi Rafael Advanced Defense Systems'in, Volkswagen'in Osnabrück fabrikasında askeri teçhizat üretimine yönelik anlaşmaya yakın olduğu bildirildi. Amerikan Bloomberg haber ajansının konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, İsrailli Rafael Advanced Defense Systems'in, Volkswagen'in Almanya'daki Osnabrück fabrikasını devralması için yürütülen görüşmelerde son aşamaya gelindi.

Haberde, tarafların önümüzdeki haftalarda resmi bir anlaşmaya varabileceği belirtilirken, görüşmelerin halen sürdüğü ve nihai bir ortaklığın henüz kesinleşmediği ifade edildi.

'Aşağı Saksonya' formülü

Söz konusu tesiste gelecekte Rafael'in geliştirdiği hava savunma sistemi "Demir Kubbe" (Iron Dome) için fırlatma rampası ve güç jeneratörlerini taşımada kullanılan ağır hizmet tipi askeri kamyonlar gibi bileşenlerin üretilmesi öngörülüyor.

Alman federal hükümetinin ve şirkette yüzde 20 payı bulunan Aşağı Saksonya eyaletinin desteklediği bu dönüşüm, şirketin üçüncü büyük ortağı konumundaki Katar'ın vetosunun yanı sıra yerel halkın ve savaş karşıtı grupların protestolarıyla karşı karşıya kalmıştı.

Habere göre, Katar'ın bu itirazlarını ve egemen servet fonunun endişelerini gidermek amacıyla masada 'dolaylı formül' seçeneği de bulunuyor. Buna göre Volkswagen, Osnabrück tesisinin belirli bölümlerini Aşağı Saksonya eyalet yönetimine devredecek. Eyalet yönetimi de İsrailli Rafael ile doğrudan bir ortak girişim kuracak. Böylece Volkswagen, İsrailli şirketle doğrudan bir işbirliği içine girmekten kaçınmış olacak. Volkswagen'de yaklaşık yüzde 17 oy hakkına sahip olan üçüncü büyük hissedar Katar, Doha ile İsrail arasındaki gerilimli ilişkileri gerekçe göstererek bu ortaklığı veto etmiş ve süreci durdurmuştu.

Tarihinin en derin krizlerinden birini yaşıyor

Volkswagen'in yaklaşık 2 bin 300 kişinin çalıştığı Osnabrück tesisi, halihazırda Porsche'nin Cayman ve Boxster modelleri ile T-Roc Cabriolet üretimini yapıyor. Asya’dan gelen rekabet sonrası işten çıkarma ve fabrika kapatma planları nedeniyle tarihinin en derin krizlerinden birini yaşayan şirket, konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.

Şirketin denetim kurulu, 4 Eylül'de toplanarak Osnabrück fabrikasının geleceği dahil yeniden yapılanma sürecini görüşecek. Radikal kesintiler kapsamında ek 50 bin kişilik istihdamın azaltılması ve Almanya'daki 5 fabrikanın kapatılması planının ortaya çıkmasının ardından 25 Ağustos’ta ilk kez işçilerin karşısına çıkan Volkswagen Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume, yeniden yapılandırma konusunda geri adım atmayacaklarının sinyalini vermişti.

Blume, yüksek iş gücü maliyetleri, kapasitesinin altında çalışan fabrikalar ve yoğunlaşan Çin rekabeti nedeniyle milyarlarca euroluk tasarruf arayışındayken, güçlü Alman işçi sendikaları ise fabrika kapatma planlarına sert şekilde karşı çıkıyor.

Savunma sanayisine geçiş planı 'etik sınavı' olarak görülüyor

Volkswagen’in savunma sanayisine geçiş planı, Avrupa'nın yeniden silahlanma sürecinde olduğu bir dönemde, binek araç bölümündeki kayıpları telafi etme ve istihdamı koruma stratejisinin kritik bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan Volkswagen'in İkinci Dünya Savaşı döneminde Nazi rejimi için askeri araç üretmiş olması ve zorla işçi çalıştırması, fabrikanın tekrar askeri üretime geçmesini tarihsel açıdan tartışmalı kılıyor. İsrail'in Gazze'deki saldırıları nedeniyle bu ülkeyle söz konusu tesis üzerinden yapılacak bir işbirliği de Almanya'da hem siyasi hem de hukuki bir 'etik sınavı' olarak görülüyor.

Kaynak: AA