06 Temmuz 2022, Çarşamba
Haber Giriş: 24.09.2021 04:30 | Son Güncelleme: 23.02.2022 17:30

‘Sıkıcı’ LinkedIn güven verdi, kazandı

Dünyanın en “sıkıcı” sosyal ağı, sessiz sakin 750 milyon üyeye, 10 milyar dolar yıllık gelire ulaştı. On sekiz yıllık şirket, şimdi TikTok benzeri uygulamalarla atılım peşinde. LinkedIn’in başarısının ardında “profesyonel ortam” ve güven var
‘Sıkıcı’ LinkedIn güven verdi, kazandı
Editör Editör
Elaine Moore
İş dünyasının sosyal ağı 18. yaşını kutluyor; yani sosyal medya standartları düşünülünce Nuh Nebi’den kalma olduğu söylenebilir. Bu yüzden platformun Instagram benzeri yeni özellikler eklemekte inat etmesi biraz komik görünebilir.  Neden insanlar LinkedIn sayfasına bir süre sonra kaybolacak bir fotoğraf koymak istesin ki? LinkedIn’de “influencer” olmaya meraklı biri var mıdır? Ama şirket kendisi hakkında yapılan şakalara aldırmıyor ve günden güne yeni özellikleri yürürlüğe koyuyor.  Geçen hafta kullanıcıları daha fazla içerik paylaşmaya teşvik etmek amacıyla 25 milyon dolarlık bir “yaratıcı fonu” ayrıldığı açıklandı. TikTok benzeri kısa videoların eli kulağında. Ayrıca geçen yıl Silikon Vadisi’ni bunalıma sokan sesli sohbet odası uygulaması Clubhouse’un benzerini piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Gülmemeye çalışın.  Tüm bu çabaların en tuhaf yanı, işe yarıyor olmaları. LinkedIn son üç yılda yaklaşık 200 milyon yeni kullanıcı kazandı. Yıllık geliri neredeyse iki katına çıkarak 10 milyar doları buldu. Bu da Facebook ölçeğinde bir büyümeye işaret ediyor.  Dünyanın en “inek” sosyal ağı için hiç fena sayılmaz. Belki de LinkedIn’in başarısı açıklayan şeylerden biri, biraz “şapşal” görünmesi. Düşük profilli olmanın belki de en iyi yanı, diğer sosyal medya şirketlerinin çarçur ettiği güvene sıkı sıkıya tutunma becerisi. 

Facebook’tan daha çok takipçi

Bir arkadaşımın yeni tanışacağı kadın, kendisiyle mümkünse LinkedIn üzerinden iletişime geçmek istemiş; böylelikle arkadaşımın kim olduğunu görecekmiş. Gerekçesi ise kimsenin sahte bir LinkedIn profili kullanmayacağına inanmasıymış. Dünya sosyal medyanın yıkıcı etkisinden şikayet ederken, LinkedIn hiç tepki çekmeden 750 milyon kullanıcıyı bir araya getirmeyi başardı. Ben de bu yazıyı yazarken, LinkedIn’deki bağlantılarımın Facebook’taki arkadaşlarımdan, Instagram’daki takipçilerimden ve telefonumda kayıtlı kişilerden daha çok olduğunu fark ettim.  Ancak bu bağlantıların ne kadar kıymetli olduğu biraz belirsiz. LinkedIn topluluğunuza katılmak isteyen birinden gelen e-postada “evet”e tıklamak kolay. Ama tüm bağlantılarımla beraber bir odada toplansak, çoğunun kim olduğuna dair hiçbir fikrim olmazdı.  Muhtemelen onlar da benim için aynı şeyi söyler. LinkedIn iş dünyasına yönelik en büyük platform, ancak insanların Instagram sayfalarını yenilemesini veya TikTok’ta bir aşağı bir yukarı dolaşmasını sağlayan, bağımlılık yapıcı nitelikten uzak. Microsoft 2016 yılında LinkedIn’i 26 milyar dolara satın aldığında, kâr getirmeyecek bir iş sitesine bu kadar para yatırmak çılgınlık olarak görülmüştü.
Kimilerine göre, Microsoft’un LinkedIn’i satın almaktaki esas hedefi, şirketin kurucularından Reid Hoffman’dı. Hoffman, Elon Musk ve Peter Thiel’in de dahil olduğu ve kendisini PayPal Mafyası olarak adlandıran grubun üyesi.
Kimilerine göre, Microsoft’un LinkedIn’i satın almaktaki esas hedefi, şirketin kurucularından Reid Hoffman’dı. Hoffman, Elon Musk ve Peter Thiel’in de dahil olduğu ve kendisini PayPal Mafyası olarak adlandıran grubun üyesi.

PayPal Mafyası

Kimi spekülasyonlara göre, Microsoft’un esas hedefi, LinkedIn’in kurucusu Reid Hoffman’dı. Hoffman aralarında Elon Musk ve Peter Thiel’in de bulunduğu, eski PayPay yöneticilerinden oluşan ve kendisini PayPal Mafyası olarak adlandıran grubun bir üyesi. Çevresi geniş ve sevilen biri. Microsoft kendi işlerini dönüştürme amacı taşıyan bir görevde Hoffman’ın yardımına ihtiyaç duydu. Hoffman Microsoft yönetim kuruluna katılırken, LinkedIn de kendi haline bırakıldı.  San Francisco şehir merkezinde oldukça göz alıcı bir ofiste faaliyet sürdüren şirket, reklam satarak, istihdam hizmetleri ve ücretli üyelikler üzerinden para kazanıyor. Ben en çok insanların mesleki unvanlarını kontrol etmek için kullanıyorum. Sesli sohbet odaları ve TikTok tarzı kısa videolar sitede daha fazla zaman geçirmemizi sağlayabilir mi? Olabilir. LinkedIn, kullanıcıları arasındaki herkese açık görüşmelerin geçen yıl üçte birden fazla arttığını söylüyor. 

1 milyar dolar reklam geliri

Reklam verenler de bu tarz beraberliklere ilgi gösteriyor. LinkedIn geçtiğimiz çeyrekte 1 milyar dolar reklam geliri elde etti ki bu da önceki yılın neredeyse iki katı. Ancak kâr konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı. Microsoft patronu Satya Nadella’nın mevcut içerik yaratımına ve online topluluklara ilgiyle yaklaştığı açıkça görülüyor.  Microsoft’un TikTok’un Amerikan ayağını satın alma girişimi ve gerek Pinterest gerekse sohbet uygulaması Discord’a gösterdiği ilgi aynı sebepten kaynaklanıyor. LinkedIn’i daha cazip kılmak için, insanların işe giriş yıldönümünü kutlamaktan daha ilginç içerikler bulması gerekiyor.  İmalı böbürlenmeler paylaşan, “Çok çalışan kazanır” gibi basmakalıp sözlerle ilgi çekmeye çalışan, kişisel gelişim uzmanı Tony Robbins özentisi bir sürü insan var. Şirketin yapmak istediği ise kıymetli bilgilere sahip insanları bunları paylaşmaya teşvik etmek. Clubhouse’un insanlara cazip gelmesinin tek sebebi sesli bir uygulama olması değil; odalardaki sohbetlerde söz alanların çoğu, kendi alanında uzman olan ve sektörden gerçek bilgiler veren profesyonellerdi. 

Kârlı işe dönüşebilir

Diğer sosyal medya araçları bu tarz profesyonel bağlantılara yeterince hizmet etmiyor. Yani LinkedIn başarılı olursa, rakipler de çok geçmeden onun peşine takılabilir. Facebook kendi platformunda kullanıcıları iş aramaya teşvik ederek şimdiden LinkedIn’in alanına girmeye başladı.  TikTok bu yaz TikTok Resumes (Özgeçmişler) adında bir pilot uygulama başlattı. Amerika’daki kullanıcılar, bir video CV yükleyerek “hayallerindeki işi” bulmaya teşvik edildi. LinkedIn yarışa bir adım önde başlıyor. Satışlarını sürdürürse, Microsoft için kârlı bir alışveriş olduğunu kanıtlamış olacak. Facebook’un yıllık gelirinin 11 katından fazlasına eşdeğer olan, trilyon dolarlık bir piyasa değerine sahip olduğunu düşünün. LinkedIn için aynı şekilde bir değerleme yapılsaydı, şirket en az 100 milyar dolar değerinde olurdu. Microsoft böyle bir şirketi çok da pahalıya almamış olabilir. ©️ The Financial Times