12 Mayıs 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 11.05.2026 23:26 | Son Güncelleme: 11.05.2026 23:31

Doların tahtı sallanıyor: ABD ile Çin kur savaşının içinde

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin lideri Şi Cinping arasında bu hafta Pekin’de gerçekleşecek zirvede tarifeler, Tayvan, İran ve yaptırımlar gibi başlıklarda gergin görüşmeler yapılması bekleniyor. Ancak ABD ile Çin arasında başka bir mücadele daha kızışıyor: giderek sertleşen bir kur savaşı
Fotoğraf: ShutterStock
Fotoğraf: ShutterStock
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Alan Rappeport / New York Times

ABD’nin hızla büyüyen borç yüküne ilişkin endişeler ve Washington’ın rakiplerini Batı finans sisteminden dışlamak için yaptırımları agresif biçimde kullanması, doların dünyanın rezerv para birimi olarak güvenilirliğine dair soru işaretlerini artırdı. Bu korkular, altına yönelik talebi yükseltirken; petrol işlemlerinde kripto paraların ya da Çin para birimi renminbinin kullanımını da artırıyor.

Doların hakimiyetinin aşınması ABD ekonomisi için ciddi bir sorun anlamına gelirken, Washington son haftalarda doların üstünlüğünü korumak için yeni adımlar atıyor.

Bu stratejinin merkezinde ise Trump yönetimi ile Körfez ve Asya’daki bazı ülkeler arasında yürütülen “swap” hattı görüşmeleri yer alıyor. Hazine Bakanlığı ya da Fed üzerinden yürütülebilecek bu anlaşmalar, ABD müttefiklerinin yeterli dolar likiditesine erişmesini garanti altına almayı hedefliyor. Böylece bu ülkelerin renminbi veya diğer para birimleriyle ticaret yapma ihtiyacının azaltılması amaçlanıyor.

Bir swap kapsamında ABD, başka bir ülkenin para birimini satın alıyor ve o ülkeye petrol satış işlemlerinde kullanabilmesi için daha fazla dolar sağlıyor.

Fed genellikle swap hatlarını yöneten kurum konumunda bulunuyor. Tarihsel olarak bu hatlar, ABD ekonomisini tehdit edebilecek küresel finansal çalkantılar sırasında piyasa baskılarını hafifletmek amacıyla oluşturuluyordu.

Eswar Prasad, “Swap anlaşmaları, para birimi hakimiyeti ve jeopolitik nüfuz mücadelesinde hem sembolik hem de stratejik öneme sahip bir araç haline geldi” dedi.

Prasad, “Trump yönetiminin Körfez’deki ABD müttefiklerine swap hattı açma konusunda bu kadar istekli olması, açık biçimde bu ülkeleri İran savaşı kaynaklı ekonomik sonuçlardan korumayı ve aynı zamanda Çin’in bölgede büyük rol oynamasını engellemeyi amaçlıyor” ifadelerini kullandı.

Bu hafta Trump’a Çin ziyaretinde katılmadan önce Japonya ve Güney Kore’ye giden ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, swap görüşmelerini yöneten isim oldu.

Bessent geçen ay Senato’daki bir oturumda, İran savaşı nedeniyle ekonomik etkilerle karşı karşıya kalan petrol zengini müttefik Birleşik Arap Emirlikleri ile bir swap hattını görüştüğünü söyledi. Hazine Bakanı, dolar fonlama piyasalarında düzeni korumak ve ABD varlıklarının düzensiz şekilde satışını önlemek amacıyla bu fikri desteklediğini anlattı.

Geçmişte swap hatlarının genişletilmesi genellikle Meksika gibi ekonomik çalkantı yaşayan ABD müttefikleri için gündeme geliyordu. Hürmüz Boğazı’ndaki petrol ihracatı kesintileri nedeniyle Körfez ülkeleri baskı altında olsa da, BAE gibi ülkeler halen güçlü ekonomik temellere sahip. Buna rağmen ABD Hazine Bakanlığı, yabancı para birimleri satın alarak kendi swap hatlarını tek taraflı biçimde oluşturma yetkisine de sahip.

Bessent sosyal medya paylaşımında niyetinin yalnızca dost ülkeleri desteklemek olmadığını açıkça ortaya koydu. Swap hatlarını, dolar kullanımını güçlendirerek Amerika’nın “ekonomik kalkanını” kurmanın bir yolu olarak tanımladı. ABD yönetimi, BAE gibi petrol ihracatçılarının petrol satışlarını dolar yerine renminbi ile gerçekleştirmesinden endişe duyuyor. İran ise bazı satışlarında bunu zaten yapıyor.

Bessent, “Kalıcı swap hatlarının genişletilmesi, Körfez ve Asya’da yeni dolar fonlama merkezleri oluşturmanın ilk büyük adımı olabilir” dedi ve ekledi:

“Dolar hakimiyeti ve rezerv para statüsü; sorunlu alternatif ödeme sistemlerinin büyümesini engellemek de dahil olmak üzere sürekli ve uzun vadeli girişimlerle güçlendirilir”

BAE’li bir yetkili ise geçen hafta yaptığı açıklamada, swap hattıyla ilgilenmelerinin nedeninin bir kurtarma paketine ihtiyaç duymaları olmadığını, ABD ile ticaret ve yatırım ilişkilerini derinleştirmek istediklerini söyledi.

Ancak Trump’ın ikinci döneminde ABD, ekonomik teşvik araçlarını daha yaratıcı biçimde kullanmaya başladı. Bessent geçen yıl Arjantin’e ekonomisini istikrara kavuşturmak ve Devlet Başkanı Javier Milei’nin siyasi konumunu güçlendirmek amacıyla 20 milyar dolarlık destek sağlamıştı.

Arjantin’e verilen bu destek, finansal istikrarı korumak amacıyla tasarlanan bir aracın siyasallaştırıldığı gerekçesiyle eleştirilmişti. Ancak kredi geri ödendi ve Milei’nin partisi ara seçimlerde ağır bir yenilgi yaşamaktan kurtuldu.

ABD bu tür finansal araçların kullanımını genişletirken Çin de son yıllarda swap hatlarını artırıyor. Dış İlişkiler Konseyi verilerine göre Çin, 2009’dan bu yana 40’tan fazla ülkeyle ikili para swap anlaşması imzaladı. Çin Merkez Bankası üzerinden sunulan bu hatlar, gelişmekte olan ülkelere kredi sağlamak ve Çin para biriminin kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla kullanılıyor.

ABD’nin Fed üzerinden yürüyen altı aktif swap hattı bulunuyor. Bu mekanizmalar büyük ticaret ortaklarıyla çalışıyor ve finans kuruluşları arasındaki işlemleri kolaylaştırıyor. Fed pandemi döneminde swap hatlarını geçici olarak Brezilya, Avustralya, Danimarka, Norveç, İsveç, Güney Kore, Yeni Zelanda ve Singapur’u kapsayacak şekilde genişletmişti.

Fotoğraf: Kenny Holston/New York Times

Şu anda görüşülen yeni hatların Fed üzerinden mi yoksa Bessent’in kullanım yetkisine sahip olduğu Hazine’ye bağlı Döviz İstikrar Fonu üzerinden mi yürütüleceği henüz netleşmiş değil. Trump’ın Fed başkanlığı için adayı olan Kevin Warsh, uluslararası finans konusunda Fed ile Hazine arasında daha yakın koordinasyon istediğini söylemişti.

Eski Hazine yetkilisi Mark Sobel ise Çin’e karşı daha fazla dolar swap hattı oluşturulmasının yanlış bir yaklaşım olduğunu savundu.

Sobel’e göre Çin’in swap hatları şeffaf değil, yüksek faiz oranları içeriyor ve renminbinin uluslararası çapta yaygınlaşması konusunda da başarılı olmuş değil. Ancak Sobel, Döviz İstikrar Fonu’nun siyasi bir araç olarak kullanılmasının faydadan çok zarar getirebileceğini ve piyasa istikrarını sağlama işlevine zarar verebileceğini söyledi.

Sobel, bunun “Döviz İstikrar Fonu’nu tamamen yeni ve tartışmalı bir alana sürükleyeceğini ve Pandora’nın kutusunu açabileceğini” ifade etti.

© 2026 The New York Times Company