Andrew Higgins / The New York Times
Sesli mesaj umutsuzluk doluydu.
Mesaj, 2022 yılında Polonyalı bir kadının telefonuna, ağabeyi Sylwester Suszek tarafından bırakılmıştı. Orta ve Doğu Avrupa’nın en büyük kripto para borsasının kurucusu olan Suszek, helikopterini tuttuğu Polonya’nın güneybatısındaki yakıt deposunda ortadan kaybolalı iki hafta olmuştu.
“Bana yardım etmezseniz birbirimizi bir daha asla göremeyeceğiz” diyen Suszek, serbest bırakılması karşılığında kız kardeşinden Bitcoin göndermesini istiyordu. O günden bu yana Suszek’ten haber alınamadı. Ailesi, büyük olasılıkla öldürüldüğüne inanıyor.
Büyük ölçüde unutulan bu gizem şimdi yeniden gündemde. Çünkü Zondacrypto adlı borsanın yönetiminde Suszek’in yerini alan Polonyalı avukat da nisan ayında ortadan kayboldu.
'Bir kripto patronunun kaybolması kötü, ama dört yılda iki kişi... İnanılmaz'
Zondacrypto’daki hesaplarına erişemeyen müşterileri temsil eden Varşovalı avukat Robert Nogacki, “Bir kripto patronunun kaybolması yeterince kötü ama dört yılda iki kişinin kaybolması inanılmaz derecede kötü. Bu şirketle ilgili hiçbir şey anlamlı değil” diye konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın desteğini alan küresel kripto para sektörü, son yıllarda ana akım tarafından kabul görme yolunda önemli ilerleme kaydetti. Trump ailesinin kripto para faaliyetlerinden yaklaşık 1,4 milyar dolar kazandığı belirtiliyor.
Bununla birlikte sektör; Sam Bankman-Fried’ın FTX borsasının 2022’de çökmesi gibi büyük felaketlerin bıraktığı lekeden ve yasa dışı gelirleri aklamak isteyen dolandırıcılarla suçlular için bir çekim merkezi olduğu yönündeki itibarından hâlâ kurtulmaya çalışıyor.
FTX'in ardından bir batış hikâyesi daha
Polonya Başbakanı Donald Tusk’ın Rus istihbaratı, organize suç örgütleri ve sağcı siyasetçilerle bağlantılı olmakla suçladığı Zondacrypto’nun hikâyesi, bunun nedenini anlamaya yardımcı oluyor.
Zondacrypto’nun internet sitesi nisan ayında kapandı. Yüz binlerce müşteri paralarını çekemez ve borsada işlem yapamaz hale geldi. Zondacrypto tarafından çıkarılan ZND adlı dijital token ise değerinin yüzde 99,9’undan fazlasını kaybetti.
Suszek’in yerine CEO olan Przemyslaw Kral’dan en son 16 Nisan’da haber alındı. Kral, o gün sosyal medyada yayımladığı videoda endişeli müşterilere şirkete olan güvenlerini kaybetmemeleri için yalvardı. Zondacrypto’nun 330 milyon dolardan fazla değere sahip Bitcoin varlığı bulunduğunu öne süren Kral, müşterilerin paralarını geri alacakları sözünü verdi.
Ancak bu varlıklara erişmenin zaman alabileceğini kabul etti. Kral’a göre servetin tutulduğu dijital kasayı açmak için gereken şifreleri yalnızca bir kişi biliyordu: 2022’de kaybolan eski patron Suszek. Kral, müşterilerine “Lütfen bana biraz daha zaman verin” diye seslendi.
Madenci oğluyken 'kripto kralı' oldu
Zondacrypto, 2014 yılında BitBay adıyla faaliyete başladı. Şirket; Polonya’nın kömür madenciliği bölgesinde bulunan, teknoloji ve ticari hizmet şirketlerinin desteğiyle canlı bir ekonomi merkezine dönüşen Katoviçe kentinde kurulmuştu.
BitBay’in kurucusu Suszek bir madencinin oğluydu. Polonya basını, yoksulluktan zenginliğe uzanan hikâyesiyle onu “kripto kralı” olarak övüyordu.
Suszek, zamanını Katoviçe’deki mütevazı aile eviyle Varşova’daki 52 katlı, fütüristik bir gökdelende bulunan lüks dairesi arasında geçiriyordu. İki kent arasında kendi kullandığı helikopterle uçuyor; Porsche ve Ferrari modellerinin de yer aldığı pahalı bir otomobil koleksiyonuna sahip bulunuyordu.
Kaybolmasından önce Varşova’daki dairesinde Suszek’le röportaj yapan Polonyalı gazeteci Karolina Wysota, “Oldukça gösterişliydi ve başarısını sergilemeyi seviyordu” dedi.
Wysota, Suszek’in kripto paralara gerçekten inandığını ve çocuklarına bırakmak için Bitcoin biriktirdiğini söylediğini de aktardı.
Forbes’un Polonya edisyonu 2018 yılında Suszek’i, sanal para birimleri üzerinden kısa sürede milyonlarca dolarlık bir servet oluşturulabileceğinin “canlı kanıtı” ilan etti.
Ancak aynı yıl Polonyalı düzenleyici kurumlar şirketin faaliyetlerini sorgulamaya başladı ve Suszek yeni bir merkez arayışına girdi.
Önce Malta’yı denedi. Bu girişimin başarısızlığa uğramasının ardından, kendisini dijital ekonominin öncü ülkelerinden biri olarak tanıtan Estonya’ya yöneldi. Ekim 2020’de şirketi BB Trade Estonia adıyla kaydettirdi ve Baltık ülkesine akın eden yüzlerce kripto girişiminin arasına katıldı.
Ancak balayı uzun sürmedi.
Tırnak salonunun yanındaki şirket merkezi
Estonyalı yetkililer, ülkenin büyüyen bir kripto merkezi haline gelmesine ilişkin 2022’de şüphe duymaya başladı.
O dönemde sanal varlık şirketlerini denetleyen Estonya Mali İstihbarat Birimi tarafından aynı yıl yayımlanan rapor, para aklamayı önlemek için alınan tedbirlerin açıkça hiçe sayıldığını ortaya koydu.
Kuruma göre şirketlerin yaklaşık dörtte üçü 2021’de tek bir şüpheli işlem bildirimi bile yapmamıştı. Bu şirketlerin milyarlarca dolarlık işlem gerçekleştirdiği ve kripto paraların vergi kaçırmak ile para aklamak için kullanıldığı düşünüldüğünde bu durum endişe vericiydi.
Bu sırada adı Zondacrypto olarak değiştirilen ve ana şirketi BB Trade olan Suszek’in BitBay’i de hiçbir şüpheli işlem bildirmeyen şirketler arasındaydı.
Şirket, Estonya’nın başkenti Tallinn’in dışındaki bakımsız bir iş bölgesinde, mutfak malzemeleri satan bir mağazanın üzerinde ve bir tırnak salonunun yanındaki küçük bir ikinci kat ofisinde bulunuyordu.
Kısa süre önce binaya yapılan ziyarette, Zondacrypto’nun girişteki posta kutusunun aylardır biriken mektuplarla dolup taştığı görüldü.
Tırnak salonunun çalışanları, çoğu Polonya’da olmak üzere 1,3 milyon müşterisi ve yüz milyonlarca dolarlık varlığı olduğunu iddia eden şirketin sözde merkezine giren kimseyi hiç görmediklerini söyledi.
Borsa Estonya’ya kaydolurken Suszek’in kız kardeşi Nicole, ağabeyindeki değişimi fark etmeye başladı.
Genellikle neşeli olan ve olayların olumlu tarafını görmeye çalışan Suszek giderek daha kaygılı hale gelmiş, güvenliğinden endişe etmeye başlamıştı.
Kız kardeşinin Katoviçe’de verdiği röportaja göre bu değişimi tetikleyen olay, kimliği belirlenemeyen bir kişinin Suszek’in mavi Ferrari’sinin ön camını baltayla kırması ve baltayı aracın yan tarafına saplanmış halde bırakmasıydı.
Nicole Suszek, ağabeyinin bu saldırıdan kripto sektöründeki eski ortaklarından birini sorumlu tuttuğunu söyledi. Söz konusu kişi aynı zamanda Suszek’in iki çocuğundan birinin vaftiz babasıydı ve Suszek onun Katoviçe’deki suçlularla bağlantılı olduğuna inanıyordu.
Balta saldırısının ardından Suszek bir süre ailesiyle Zürih’e taşındı. Ancak eşi orada mutsuzdu ve kısa süre sonra Polonya’ya döndüler.
Mart 2022’de ise Suszek ortadan kayboldu.
Suszek iki cep telefonu kullanıyordu. Telefonlarından alınan son sinyal, Katoviçe yakınlarındaki küçük Czeladz kasabasında bulunan bir yakıt deposu ve benzin istasyonundan geldi.
Polis daha sonra Suszek’in Porsche Taycan otomobiliyle buraya, “Maniek” olarak tanınan yakın arkadaşı ve iş ortağı Marian Wszolek’le görüşmek için geldiğini belirledi. Wszolek yakıt deposunu işletiyordu.
Polonyalı savcılar geçen yıl Wszolek’i organize suç örgütüne üye olmak, büyük ölçekli katma değer vergisi dolandırıcılığı ve para aklamakla suçladı.
Wszolek ayrıca Suszek’in kaybolmasıyla bağlantılı olarak “bir kişiyi hukuka aykırı biçimde özgürlüğünden yoksun bırakmakla” suçlandı.
Suçlamaların yöneltilmesinin ardından Wszolek de ortadan kayboldu.
Suszek’in 2022’de gönderdiği öne sürülen son mesajlardan biri, kız kardeşine gönderilen bir e-postaydı.
Mesajda “Bana gittikçe daha kötü davranıyorlar. Şimdi parmaklarımı kesmekle tehdit ediyorlar” ifadeleri yer alıyordu. E-postada, kendisini alıkoyanların yalnızca onlara borçlu olduğu parayı geri istedikleri de belirtiliyordu.
Kaçıranlar tarafından gönderildiği düşünülen başka bir mesajda Suszek’in “küçük bir kız gibi ağladığı” yazıyordu.
Bir diğer mesajda ise ödeme yapılmaması halinde ailesinin “korku içinde bir hayat yaşayacağı” belirtiliyor ve “Zaman daralıyor” uyarısı yapılıyordu.
Ağabeyinin kaybolmasıyla ilgili polis soruşturmasını gevşek bulan Nicole Suszek, onu veya en azından cesedini bulabilmek için Polonyalı bir durugörü uzmanı tuttu.
Durugörü uzmanı, Suszek’in yakıt deposundan birkaç kilometre uzaktaki kullanılmayan bir kömür madeninin kuyusuna atıldığını söyledi. Ancak bugüne kadar herhangi bir ceset bulunamadı.
Müşteriler paniğe kapıldı
Suszek’in kaybolmasından kısa süre sonra Monako’da yaşayan avukatı ve güvendiği yardımcısı Kral şirketin kontrolünü ele aldı.
Estonya’daki denetçilerin, borsanın ana şirketinin 2023 ve 2024’te sunduğu finansal tablolarda belirttiği varlıklara gerçekten sahip olup olmadığını sorgulamasına rağmen Kral pazarlamaya büyük paralar harcamaya başladı.
Zondacrypto; Polonya, İtalya ve Estonya’daki büyük futbol kulüplerine, Polonya Olimpiyat Komitesine ve özellikle milliyetçi ve özgürlükçü Polonyalı siyasetçilerle bağlantılı çeşitli vakıflara sponsor oldu.
Şirket ayrıca sağcı bir Polonya televizyon kanalı aracılığıyla, Trump’ın MAGA hareketine yakın Amerikan kuruluşu Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı’nın geçen yıl Polonya’da düzenlediği toplantının finansmanına kısmen katkıda bulundu.
Polonyalı müşteriler aralık ayında ödemelerdeki gecikmelerden açıkça şikâyet etmeye başladığında Kral kendinden emin görünmeye çalıştı.
Ocak ayında Dünya Ekonomik Forumu için Davos’a gitti. Borsanın yerel buz hokeyi takımına sponsor olduğu kentte kripto paraların “giderek daha ana akım hale geldiğini” söyledi.
İlkbaharda müşteri şikâyetleri yoğunlaşırken Kral, ödemelerdeki gecikmenin borsanın internet sitesinde yapılan güncellemeden kaynaklandığını öne sürdü.
Müşterilere paralarını birkaç gün içinde alacakları güvencesini verdi. Ancak açıklanan tarih sürekli ertelendi ve Kral, anlattıklarını sorgulayan gazetecileri tehdit etmeye başladı.
Saygın bir çevrim içi haber kuruluşu olan Wirtualna Polska’da çalışan ve Zondacrypto’nun sorunlarını araştıran gazeteci Szymon Jadczak, Kral’dan özel sağlık geçmişine ilişkin ayrıntılar içeren bir mesaj alınca tedirgin olduğunu söyledi. Mesajda gazetecinin daha önce geçirdiği beyin hematomundan da söz ediliyordu.
Jadczak, “Bana dikkatli olmamı söyledi” dedi.
Nisan ayına gelindiğinde borsanın bütün para çekme işlemlerini dondurmasıyla müşterilerin endişesi tam anlamıyla paniğe dönüştü.
Kral, müşterilerin şirketten kaçışını durdurmak için endişelenecek bir şey olmadığını söyledi.
Zondacrypto’nun rezervlerinde 4 bin 500 Bitcoin bulunduğunu ancak bu varlıklara erişmek için zamana ihtiyaç duyduklarını belirtti. Çünkü iddiasına göre dijital anahtar yalnızca kayıp selefi Suszek’in elindeydi.
Kral’ın anlattıkları, kripto uzmanlarına hemen şüpheli göründü. Çünkü şirketin Bitcoin varlıklarının bulunduğunu söylediği kilitli “cüzdan” yaklaşık 10 yıldır hiç kullanılmamıştı.
Zondacrypto’nun internet sitesinin kapanmasından iki ay sonra, 29 Haziran’da Estonya Mali İstihbarat Birimi şirketin ana kuruluşunun lisansını iptal etti.
Zondacrypto’nun, kripto piyasasındaki hatalı yatırımlar nedeniyle çöken meşru bir şirket mi yoksa para aklamak amacıyla kurulmuş bir suç girişimi mi olduğu Polonya Parlamentosunda ve ülke basınında tartışma konusu oldu.
Bitcoin ekim ayından bu yana değerinin yarısını kaybetti. Katoviçe savcılığı ise Zondacrypto’nun “kuruluşu ve faaliyetleri çevresindeki koşullara” ilişkin soruşturma başlattı.
Belki de cevap verebilecek tek kişi, dört aydır görülmeyen Kral.
Kral’ın İsrail, Botsvana ve Dubai’de görüldüğüne ilişkin doğrulanmamış ihbarlar bulunuyor.
Borsanın müşterilerini temsil eden avukat Nogacki, Kral’ın büyük olasılıkla Güneydoğu Asya’da olduğunu düşünüyor.
Ancak Zondacrypto hakkında yalnızca bir şeyden emin olduğunu söylüyor:
“İlk günden beri bir dolandırıcılıktı.”
© 2026 The New York Times Company