19 Nisan 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 19.04.2026 19:45 | Son Güncelleme: 19.04.2026 19:48

Petrol krizi derinleşiyor: Hürmüz Boğazı açılsa da artık etkisi sınırlı kalacak

Hürmüz Boğazı’ndaki kriz küresel enerji akışını altüst etti. İran ve ABD’den gelen çelişkili mesajlar tanker trafiğini belirsizliğe sürüklerken petrol ve gaz akışının normale dönmesi haftalar alabilir. Uzmanlara göre savaşın enerji altyapısında açtığı hasarın tamamen giderilmesi ise yıllar sürebilir
Petrol krizi derinleşiyor: Hürmüz Boğazı açılsa da artık etkisi sınırlı kalacak
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Rebecca F. Elliott / New York Times

Nakliye şirketleri, dünyanın enerji akışının önemli bir bölümünün geçtiği dar geçit olan Hürmüz Boğazı’nın statüsü konusunda İran ve ABD’li yetkililerden gelen çelişkili mesajları değerlendirirken büyük bir kafa karışıklığı ve belirsizlikle karşı karşıya kalıyor.

Ancak boğaz kısa süre içinde tamamen açılsa bile Basra Körfezi’ndeki petrol ve gazın kayda değer miktarlarda dünya genelindeki alıcılara ulaşması haftalar alacak.

Ve şirketlerin dünyanın en önemli enerji üretim bölgelerinden birinde verilen zararı onarması bundan çok daha uzun sürecek.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasından önce olduğu gibi benzinin galon fiyatının yeniden 3 doların altına düşmesi muhtemelen uzun zaman alacak. Jet yakıtı ve doğal gaz gibi bazı ürünlerdeki arz sıkıntısı da bazı ülkelerde haftalarca veya daha uzun süre devam edebilir.

"Petrol fiyatlarının savaş öncesi fiyatlara dönmesini beklemiyoruz"

Houston merkezli enerji araştırma ve yatırım şirketi Veriten’in ortağı Arjun Murti, “Petrol fiyatlarının ve dolayısıyla pompa fiyatlarının savaş öncesi seviyelere dönmesini beklemiyoruz” dedi.

İran ile Arap Yarımadası arasında yer alan Hürmüz Boğazı’nı bir vana gibi düşünün. Enerjinin akabilmesi için bu vananın açık olması gerekiyor. Ancak nakliye şirketlerinin tankerleri yeniden konumlandırıp konumlandırmayacağı ve üreticilerin kuyuları yeniden devreye alıp almayacağı büyük ölçüde İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimin gerçekten kalıcı bir yumuşamaya dönüşüp dönüşmeyeceğine dair inançlarına bağlı olacak.

Yakın zamana kadar Londra merkezli petrol şirketi BP’nin baş ekonomisti olarak görev yapan Spencer Dale, petrol ve gaz kuyularını kapatmak zorunda kalan üreticilerin “kalıcı bir anlaşma olduğuna dair güven oluşana kadar” üretimi yeniden başlatmak konusunda isteksiz davranacağını söyledi.

Cuma günü petrol piyasasında umutlu bir hava vardı. Uluslararası petrol fiyatı için en sık referans alınan Brent vadeli kontratları yüzde 9 düşerek varil başına yaklaşık 90 dolara geriledi. Bu, savaşın ikinci haftasından bu yana görülen en düşük kapanış fiyatıydı.

Ancak gerçekten bir tanker dolusu petrol satın almak isteyenler için fiyat daha yüksekti: Argus Media verilerine göre Cuma günü varil başına fiyat yaklaşık 99 dolar.

Genellikle spot fiyat olarak adlandırılan bu ikinci fiyat, rafineriler gibi şirketlerin emtia için gerçekte ne ödediğini, dolayısıyla enerjinin ekonomiye toplam maliyetinin ne olacağını daha doğru yansıtıyor.

Şu anda London School of Economics'te (LSE) profesör olarak görev yapan Dale şu ifadeleri kullandı:

“Normalde bu iki piyasa arasındaki fark petrol meraklıları ve yatırımcıların ilgilendiği bir konudur. Ama şu anda gerçekten önemli”

Petrol fiyatları açısından en büyük değişkenlerden biri, nakliye şirketleri ile onların sigortacılarının boğazın güvenli olduğuna inanıp inanmayacağı olacak.

Cumartesi günü İran ordusunun boğazın “sıkı kontrol altında” kalacağını söylemesinin ardından su yolunun statüsü hâlâ belirsizliğini koruyordu. Bir gün önce ise ülkenin dışişleri bakanı boğazın “tamamen açık” olduğunu söylemişti.

ABD Başkanı Donald Trump dışişleri bakanının açıklamasını bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Ancak durumu karmaşıklaştıran bir unsur olarak Trump, ABD’nin İran limanlarına giden veya bu limanlardan çıkan gemilere yönelik ablukayı sürdüreceğini de söyledi. Bu durum son günlerde İran’ın enerji ihracatı yapmasını fiilen engelledi.

Ateşkeste ileriki bir aşamaya geçilip İran’ın komşularından sevkiyat yeniden başlarsa, ilk yapılacak işlerden biri, Basra Körfezi’nde mahsur kalan enerji yüklü tankerlerin Asya ve Avrupa’daki bölgeye büyük ölçüde bağımlı ülkelere doğru yola çıkması olacak. Boş tankerler de depolama tanklarından yakıt almak için fırsat bulacak ve böylece yeni çıkarılan petrol ve doğal gaz için depolarda yer açılacak. Tüm bunlar küresel ekonomiye çok ihtiyaç duyduğu bir enerji akışı sağlayabilir.

Ancak savaşın verdiği zarar, onarılması aylar hatta yıllar sürebilecek türden. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre üreticiler küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 10’una denk gelen üretimi durdurmak zorunda kaldı. Ayrıca bölgede 80’den fazla enerji tesisi hasar gördü ve bunların birçoğu ağır şekilde zarar aldı.

Ajansın icra direktörü Fatih Birol bu hafta yaptığı açıklamada üretimin savaş öncesi seviyelere geri dönmesinin iki yılı bulabileceğini söyledi.

© 2024 The New York Times Company