07 Mayıs 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 07.05.2026 18:08 | Son Güncelleme: 07.05.2026 18:28

İstanbul'da sıra dışı etkinlik: Kendi anıt mezarının başında belgeselini izledi

İş insanı ve sanat koleksiyoncusu Orlando Carlo Calumeno’nun kendi anıt mezarını yaptırmasını konu alan 'Thank You God for My Spoiler' belgeseli, Feriköy Latin Katolik Mezarlığı’nda gösterildi. Türkiye’de ilk kez bir mezarlıkta film gösterimi yapıldı
İstanbul'da sıra dışı etkinlik: Kendi anıt mezarının başında belgeselini izledi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İstanbul’da sinema ile mekan ilişkisini yeniden düşündüren sıra dışı bir etkinlik gerçekleşti. İş insanı ve sanat koleksiyoncusu Orlando Carlo Calumeno’nun kendi ölümünü henüz hayattayken planlamasını ve kendisi için bir anıt mezar yaptırmasını konu alan 'Thank You God for My Spoiler' adlı belgeselin özel gösterimi, Feriköy Latin Katolik Mezarlığı’nda yapıldı.

Yönetmenler Cihan Güngören ve Mustafa Seven imzasını taşıyan ve ulusal ile uluslararası festivallerde toplam 10 ödül kazanan yapım, ölümü yalnızca bir son olarak değil, estetik ve düşünsel bir alan olarak ele alıyor. Gösterimin mezarlıkta yapılması ise belgeselin atmosferini gerçek mekanla buluşturarak izleme deneyimini farklı bir boyuta taşıdı.

“Doğduğumuz andan itibaren bildiğimiz tek gerçek öleceğimiz"

Gösterim sonrası ANKA Haber Ajansı’na konuşan Orlando Carlo Calumeno, ölüm fikrinden korkmadığını ve bu projeyle insanlara hayatın geçiciliğini hatırlatmak istediğini söyledi. “Doğduğumuz andan itibaren bildiğimiz tek gerçek öleceğimizdir” diyen Calumeno, 160 yıldır yeni bir anıt mezarın yapılmadığı Latin Katolik Mezarlığı’nda bu geleneği yeniden canlandırmak istediğini anlattı.

Orlando Carlo Calumeno

İtalyan, Fransız, Ermeni ve Levanten kökleri bulunan ailesinin yaklaşık 400 yıldır İstanbul’da yaşadığını belirten Calumeno, kentin çok kültürlü yapısının giderek kaybolduğunu ifade etti ve “Her azalış bir renk kaybı, bir ses kaybı, bir dil kaybı” dedi.

Belgeselde yer alan anıt mezar, mimar Evren Öztürk tarafından tasarlanırken, tabut ise ressam Memduh Kuzay tarafından rengârenk boyandı. Marmara Adası’ndan seçilen mermerlerle inşa edilen anıt mezarın cam tabanlı yapısı ve modern mimarisi de dikkati çekti.

Yönetmen Cihan Güngören ise projeyi klasik biyografik belgesellerden farklı bir yerden kurduklarını belirterek, “Biz yaşayan bir adamın ölümünün belgeselini yapıyoruz” dedi. Güngören, ölümün herkes için kaçınılmaz bir spoiler* olduğunu ve filmin çıkış noktasının da bu fikirden doğduğunu söyledi.

Yaklaşık üç yıllık bir süreçte çekilen belgesel, yalnızca bir ölüm hazırlığını değil; hafıza, mimari, inanç ve yaşam üzerine düşünsel bir yolculuğu da odağına alıyor. Gösterimin mezarlıkta yapılması ise sinemanın yalnızca bir anlatı değil, aynı zamanda mekânsal bir deneyim alanı olabileceğini bir kez daha ortaya koydu.

*Bir eserin konusu veya detayları hakkında bilgi veren; eser okunmadan, dinlenmeden veya izlenmeden önce öğrenilmesi durumunda alıcının eser ile ilgili düşüncelerini veya alacağı hazzı etkileyebilecek açıklama veya ipucu.

Kaynak: ANKA