Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kekova’da yürütülen su altı kazılarında 4 bin 700 yıl öncesine uzanan amforalar çıkarıldığını, bunların Anadolu kıyılarının deniz ticaretindeki köklü geçmişine ışık tuttuğunu söyledi.
X hesabında "Mavi Vatan’da dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz" açıklamasını paylaşan Ersoy, şu ifadeleri kaydetti:
"Zeytinyağı ya da şarap taşımak için kullanıldığı düşünülen bu kaplar, Doğu Akdeniz’deki ticaretin ve kültürler arası etkileşimin önemli izlerini taşıyor. Kil analizleri, amforaların muhtemelen Ürdün Vadisi’ndeki atölyelerde üretildiğine işaret ediyor. Benzer örneklerin Mısır, Troya ve Girit’te de bulunması, farklı coğrafyaları deniz yoluyla birbirine bağlayan ticaret ağlarını anlamamız açısından büyük önem taşıyor. Buluntular arasında, üzerinde dokuz farklı işaret ve gövdesinde iki delik bulunan bir amfora da dikkat çekiyor. Peynir ya da tereyağı yapımında yayık olarak kullanılmış olabileceği düşünülen bu kap, denizcilerin uzun yolculuklarda kendi yiyeceklerini üretmiş olabileceklerine dair ipuçları sunuyor. Anadolu’nun denizcilik tarihini yeni bulgularla aydınlatmaya, su altındaki kültürel mirasımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmaya devam ediyoruz".
Mavi Vatan’da, dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz. Kekova’da yürüttüğümüz su altı kazılarında çıkarılan, 4.700 yıl öncesine uzanan amforalar, Anadolu kıyılarının deniz ticaretindeki köklü geçmişine ışık tutuyor. Zeytinyağı ya da şarap taşımak için kullanıldığı düşünülen bu kaplar, Doğu Akdeniz’deki ticaretin ve kültürler arası etkileşimin önemli izlerini taşıyor. Kil analizleri, amforaların muhtemelen Ürdün Vadisi’ndeki atölyelerde üretildiğine işaret ediyor. Benzer örneklerin Mısır, Troya ve Girit’te de bulunması, farklı coğrafyaları deniz yoluyla birbirine bağlayan ticaret ağlarını anlamamız açısından büyük önem taşıyor. Buluntular arasında, üzerinde dokuz farklı işaret ve gövdesinde iki delik bulunan bir amfora da dikkat çekiyor. Peynir ya da tereyağı yapımında yayık olarak kullanılmış olabileceği düşünülen bu kap, denizcilerin uzun yolculuklarda kendi yiyeceklerini üretmiş olabileceklerine dair ipuçları sunuyor. Anadolu’nun denizcilik tarihini yeni bulgularla aydınlatmaya, su altındaki kültürel mirasımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmaya devam ediyoruz. Kazıların bilimsel sorumluluğunu üstlenen Doç. Dr. Hakan Öniz’i ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımızı kutluyorum.
— Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) October 14, 2026
Kaynak: Gazete Oksijen
