The Devil Wears Prada 2 için ayrılan yaklaşık 100 milyon dolarlık bütçenin önemli bir kısmını oyuncu ücretleri oluşturuyor. Başrollerde yer alan Meryl Streep, Emily Blunt, Anne Hathaway ve Stanley Tucci gibi isimlerin yanı sıra çok sayıda yan rol ve konuk oyuncu da maliyeti artırıyor. Sektör tahminlerine göre yalnızca oyuncu kadrosu, toplam bütçenin yaklaşık yarısına denk geliyor.
Filmin açılış haftasında bütçesinin iki katına yakın hasılat elde etmesi bekleniyor.
The Guardian'ın aktardığına göre bu performansın sürmesi halinde, 2006 yapımı ilk filmin 326 milyon dolarlık toplam gişe gelirinin kısa sürede aşılabileceği öngörülüyor.
Pazarlık gücü ve yıldız ekonomisi
Meryl Streep, ilk filmde Miranda Priestly rolünü başlangıçta reddederek ücretini artırdığını açıkladı. Bu örnek, Hollywood’da yıldız oyuncuların pazarlık gücünü ve projelerin finansal yapısını nasıl etkilediğini gösteren bir vaka olarak değerlendiriliyor.
Devam filminde de benzer bir tablo dikkat çekiyor. Oyuncular arasında son anlaşmayı yapan ismin Stanley Tucci olduğu ve daha yüksek ücret için beklediği yönünde yorumlar yapıldı.
Kısa rol, yüksek ücret: Lady Gaga etkisi
Filmde kendisi olarak kısa bir performans sergileyen Lady Gaga’nın yaklaşık 2,5 milyon dolar aldığı öne sürülüyor. Gaga’nın filmde seslendirdiği özel şarkı ve sahnedeki görünürlüğü, yapımın hem müzik hem de sinema izleyicisine hitap etme stratejisinin parçası olarak görülüyor.
Toplamda müzik, moda, spor ve medya dünyasından yaklaşık 30 ismin kısa süreli cameo performanslarla filmde yer aldığı belirtiliyor.
Marka ortaklıklarıyla genişleyen gelir modeli
Film, yalnızca gişe gelirine dayanmayan çok katmanlı bir ticari model benimsiyor. Bu kapsamda Dior, hikâyede doğrudan yer alırken; Diet Coke, Old Navy, L'Oréal, Samsung, Google ve Starbucks gibi markalarla iş birlikleri kuruldu.
Bu ortaklıklar film içinde görünürlük sağlarken, ABD’de perakende zincirlerinde satışa sunulan lisanslı ürünlerle de destekleniyor. Film temalı oyuncaklar, kıyafetler ve günlük tüketim ürünleri bu stratejinin parçası.
Moda dünyasından cameo’lar
Filmde moda sektöründen Donatella Versace, Naomi Campbell, Marc Jacobs ve Heidi Klum gibi isimler kısa süreli görünümlerle yer alıyor. Bu tercih, yapımın moda dünyasındaki gerçeklik algısını güçlendirmeyi hedefliyor.
Medya ve kültür alanından da çeşitli isimler projeye dahil edilerek filmin farklı izleyici gruplarına ulaşması amaçlanıyor.
Kurgu dışı kalanlar ve görünmeyen yıldızlar
Her ne kadar geniş bir kadroya sahip olsa da bazı sahneler son kurguya dahil edilmedi. Sydney Sweeney’nin çekilen sahnesinin “yapısal nedenlerle” çıkarıldığı belirtildi.
Öte yandan Hugh Jackman ve George Clooney gibi isimler filmde yer almadı. Bu durum, yapım sürecinde planlanan ancak gerçekleşmeyen cameo’lara işaret ediyor.
Film, yalnızca bir moda komedisi olarak değil, aynı zamanda eğlence sektöründe artan maliyetler ve reklam bağımlılığı üzerine bir örnek olarak değerlendiriliyor. Eleştirmenlere göre yapım, medya içeriklerinin giderek daha fazla marka ortaklıklarıyla finanse edildiği yeni dönemin bir yansıması niteliğinde.
Kaynak: Gazete Oksijen

