02 Aralık 2022, Cuma
Haber Giriş: 03.09.2021 04:30 | Son Güncelleme: 23.02.2022 17:31

Yapay zekada demokrasi savaşı

Çin’in yarattığı tekno-otoriter modele karşı demokratik dünya yapay zeka konusunda iş birliği yapmalı. Aksi halde ya değişimi şekillendiren biz oluruz ya da bu değişimin içinde savrulup gideriz
Yapay zekada demokrasi savaşı
Dünya yapay zeka devriminin nerelere varabileceğini yeni yeni kavramaya başlıyor. Yapay zeka teknolojileri altyapı, ticaret, ulaşım, sağlık, eğitim, mali piyasalar, gıda üretimi ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında kritik sıçramalar yaratacak. Yapay zekanın doğru şekilde benimsenmesi toplumları yeniden şekillendirecek; gelecek yüzyılda kuralları hangi ülkelerin koyacağı böyle belirlenecek.  Yapay zekanın getirdiği fırsatlar stratejik hassasiyetin yüksek olduğu bir döneme denk geldi. ABD Başkanı Joe Biden, Amerika’nın “Çin’le uzun süreli stratejik rekabet içinde” olduğunu söyledi. Hakkı var. Ancak kırılgan olan tek ülke de ABD değil; demokratik dünyanın tamamı aynı durumda. Çünkü yapay zeka devrimi demokrasi ile otoriterlik arasındaki mevcut değerler çatışmasını daha da şiddetlendiriyor.  Çin artık teknoloji alanında denk bir rakip. Teknoloji yarışından galip çıkmak ve dünya düzenini kendi menfaatlerine göre şekillendirmek için gereken organizasyona, kaynaklara ve kararlılığa sahip. Yapay zeka ve yeni ortaya çıkan benzer teknolojiler, Çin için küresel nüfuzu artırma, ABD’yi geride bırakma ve yurt içi istikrarı teminat altına alma çabalarının merkezinde yer alıyor.  Çin’in yurt içinde yapay zekayı kullanma biçimi, bireysel özgürlüğe ve insan haklarına değer veren toplumlar için kaygı verici nitelikte. Yapay zekayı ülke içinde baskı, gözetim ve sosyal kontrol aracı olarak kullanmakla kalmıyor, aynı kullanım biçimini yurt dışına da ihraç ediyor. Dünyanın birçok yerinde devasa dijital altyapı projelerini finanse ederek otoriter değerleri yansıtan küresel standartlar belirlemeyi amaçlıyor. Çin’in teknolojisi toplumu denetlemek ve muhalif görüşleri bastırmak için kullanılıyor.  Bu tekno-otoriter model, otokratik hükümetlere cazip, kırılgan demokrasilere ve gelişmekte olan ülkelere ise baştan çıkarıcı görünüyor. ABD ve demokratik dünya, Çin’in ihraç ettiği dijital otoriterlikle baş edebilmek için kolları sıvamalı.  13 Temmuz 2021 günü, ABD Yapay Zeka Ulusal Güvenlik Komisyonu (NSCAI) Global Yeni Teknoloji Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. Zirve, ABD ve müttefiklerinin elindeki önemli bir karşılaştırmalı üstünlüğü ortaya koydu: Demokratik ülkeler arasında ortak değerlere, hukukun üstünlüğüne saygıya ve temel insan haklarının tanınmasına dayanan geniş bir ittifak ağı var. Küresel teknolojik rekabet aslında bir değerler rekabeti. Müttefiklerimiz ve ortaklarımızla birlikte mevcut çerçeveleri güçlendirebilir, yarının platformlarını, standartlarını ve normlarını oluşturmak için yenilerini keşfedebilir, bunların ilkelerimizi yansıtmasını sağlayabiliriz.  NSCAI’nin son raporu, uluslararası demokratik toplumun bu yarıştan galip çıkması için bir yol haritası sunuyor.  İlk olarak, demokratik dünyanın yapay zeka ve yeni teknolojilerin getirdiği güçlüklerle daha iyi mücadele etmek için NATO, OECD, G7 ve Avrupa Birliği gibi mevcut uluslararası yapılardan yararlanmak gerekiyor İkincisi, yapay zekaya ve yeni teknolojilere dair diyalogu genişletmek için Quad (ABD, Hindistan, Japonya ve Avustralya) gibi yeni yapılara ihtiyacımız var.  Üçüncüsü, müttefiklerimiz ve ortaklarımızla birlikte yapay zekaya ve gelecekteki teknolojilere dair platformlar etrafında yeni ittifaklar oluşturmamız gerekiyor. NSCAI  gelişmiş demokrasilerden oluşan bir koalisyon kurulması için çağrıda bulundu. Bu yapı aşağıdaki yedi kritik noktaya odaklanacak:
  • Standart ve normların demokratik değerleri destekleyecek şekilde işler hale getirilmesi; güvenli ve güvenilir teknolojilerin geliştirilmesi;
  • AI ve dijital altyapı konusunda ortak çıkarlara hizmet eden ve insanlığa yarar sağlayan koordinasyon ve ortak Ar-Ge’nin teşvik edilmesi ve kolaylaştırılması; 
  • Sansüre, kötü niyetli bilgi harekatlarına, insan kaçakçılığına ve gözetim teknolojilerinin özgürlük karşıtı kullanımına ortak çabayla karşı koymak adına demokrasinin, insan haklarının ve hukukun üstünlüğünün teşvik edilmesi;
  • Anlaşmalar, ortak veri arşiv prosedürleri, gizliliği artırıcı teknolojilere müşterek yatırımlar ve hukuki engellerin kaldırılması aracılığıyla veri paylaşımını kolaylaştıracak yollar bulunması;
  • Özellikle ihracat denetimleri, yatırım kontrolü, tedarik zinciri güvencesi, yeni teknoloji yatırımı, ticaret politikası, araştırma ve siber koruma, entelektüel mülkiyet uyumlaştırması aracılığıyla inovasyonun teşvik edilmesi ve korunması;
  • İş piyasasındaki zorlukların analiz edilmesi, yapay zeka konusunda yetkin kişilerin yetiştirilmesi; 
  • Yapay zekanın ve açıklık, gizlilik, güvenlik, güvenilirlik açısından demokratik değerlere uygun teknolojilerin benimsenmesini artırmak adına  Uluslararası Dijital Demokrasi İnisiyatifi’nin kurulması.
İçinde bulunduğumuz teknolojik rekabet çağı, dünyamızı dönüştürmeyi vaat ediyor. Ya değişimi şekillendiren biz oluruz ya da bu değişimin içinde savrulup gideriz. Bugün artık biliyoruz ki rakiplerimiz yapay zekanın kabiliyetlerini bize karşı kullanmakta kararlı. Bu yüzden hemen harekete geçmeliyiz. Yapay zeka dünyayı yeniden düzenleyecek ve insanlık tarihinin akışını değiştirecek. Bu sürece demokratik dünyanın öncülük etmesi gerekiyor. © Project Syndicate