Muhtemelen yetişkinlerin günde 10 bin adım atmayı hedeflemesi gerektiğini daha önce duymuşsunuzdur. Bu herkese aynı hedefi sunan yaklaşım, net bir mesaj vermesine rağmen insanların yaşam tarzları ve fiziksel özelliklerindeki farklılıkları dikkate almıyor.
Science Alert'ın haberinde yer alan; 2024 yılında uluslararası bir araştırmacı ekibi tarafından yürütülen çalışma, gününün büyük bölümünü oturarak geçiren kişilerin bile günlük adım sayılarını artırarak hareketsiz yaşamın zararlı etkilerini azaltabileceğini ortaya koydu.
Hareketsiz yaşam tarzları giderek daha yaygın hale gelirken, bunun kalp ve damar hastalıklarından ölüm riskini artırdığı, kanser ve diyabet olasılığını yükselttiği ve yaşam süresini kısalttığı biliniyor.
Bu risklerin, daha fazla adım atan ve daha hızlı yürüyen kişilerde daha düşük olduğu da uzun süredir bilinen bir gerçek. Ancak yüksek düzeyde hareketsiz yaşayan bireylerin günlük adımlarla bu sağlık risklerini telafi edip edemeyeceği net olarak bilinmiyordu.
Daha fazla adım, daha düşük risk
Araştırma sonuçlarına göre, katılımcılar ne kadar hareketsiz olursa olsun gün içinde attıkları adım sayısı arttıkça hem kalp ve damar hastalığı hem de erken ölüm riski azaldı.
Bu bulgular, masa başında çalışanlar için umut verici olsa da araştırmacılar hareketsiz geçirilen süreyi azaltmanın hala önemli olduğunun altını çiziyor.
Araştırmanın yayımlandığı dönemde açıklama yapan Sidney Üniversitesi'nden nüfus sağlığı bilimci Matthew Ahmadi, "Bu sonuçlar, uzun süre hareketsiz kalan kişiler için bir kurtuluş kartı anlamına gelmiyor" dedi.
Ahmadi, "Ancak çalışma, tüm hareketlerin önemli olduğuna dair güçlü bir halk sağlığı mesajı veriyor. İnsanlar, kaçınılmaz olarak hareketsiz geçirdikleri zamanın sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini günlük adım sayılarını artırarak azaltabilir ve azaltmalıdır" ifadelerini kullandı.
72 binden fazla kişinin verileri incelendi
Ahmadi ve çalışma arkadaşları, 2006 yılında oluşturulan ve katılımcıların sağlık durumlarını en az 30 yıl boyunca takip etmeyi amaçlayan geniş kapsamlı UK Biobank veri tabanında yer alan 72 bin 174 gönüllünün verilerini analiz etti.
Araştırmaya dahil edilen her katılımcı için ortalama 7 yıllık genel sağlık verisi incelendi. Katılımcılar, fiziksel aktivite düzeylerini ölçmek amacıyla yedi gün boyunca bileğe takılan ivmeölçer cihazlar kullandı. Bu cihazlar sayesinde günlük adım sayıları ve oturarak geçirilen süreler tahmin edildi.
Katılımcıların günlük ortalama hareketsiz kalma süresi 10,6 saat olarak belirlendi. Bu sürenin üzerinde oturanlar "yüksek düzeyde hareketsiz", altında kalanlar ise "düşük düzeyde hareketsiz" olarak sınıflandırıldı.
Araştırmacılar, ilk iki yıldaki sağlık durumları mevcut hastalıklardan etkilenmiş olabilecek kişileri çalışmaya dahil etmedi. Bu nedenle sonuçlar, araştırmanın ilk iki yılı boyunca genel olarak sağlıklı olan bireyler için geçerli kabul ediliyor. Verilerin, adım sayısını etkileyebilecek engellilik durumuna sahip katılımcıları içerip içermediği ise net olarak bilinmiyor.
İdeal adım sayısı 9 bin ile 10 bin arasında
Araştırma ekibi, günlük 9 bin ila 10 bin adımın, yoğun şekilde hareketsiz bir yaşam tarzının olumsuz etkilerini dengelemek için en uygun aralık olduğunu belirledi.
Bu seviyedeki günlük adım sayısı, kalp ve damar hastalığı riskini yüzde 21, ölüm riskini ise yüzde 39 oranında azalttı.
Araştırmacılar ayrıca, katılımcıların hareketsiz kalma süresinden bağımsız olarak sağlık yararlarının yaklaşık yüzde 50'sinin günde 4 bin ila 4 bin 500 adım civarında ortaya çıktığını tespit etti.
Ahmadi ve çalışma arkadaşları, "Günde 2 bin 200 adım referans seviyesinin üzerindeki her günlük adım miktarı, hem düşük hem de yüksek düzeyde hareketsiz kalan kişilerde ölüm ve kalp-damar hastalığı riskinin azalmasıyla ilişkilendirildi" ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar, özellikle gününün büyük bölümünü oturarak geçiren kişilerde ölüm ve kalp-damar hastalığı riskini en etkili şekilde azaltan günlük adım sayısının 9 bin ila 10 bin arasında olduğunu vurguladı.
Kaynak: Gazete Oksijen


