09 Ekim 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 09.10.2026 10:26 | Son Güncelleme: 09.10.2026 13:41

40 yıllık klişe: Bu hakemlerle lig bitmez

40 yıllık klişe: Bu hakemlerle lig bitmez

Futbolumuzun en ünlü demeçlerinden biri, “bu hakemlerle lig bitmez” klişesidir. Yıllardır söylenegelen bu cümlenin tarihine bir göz atmakta fayda var. Bakalım, ligin bitmediği olmuş mu hiç…

Sedat Hacıkerimoğlu

Mevcut hakemlerle ligin bitmeyeceği fikri hiç de yeni bir şey değil. Muhtemelen meşin yuvarlak bu topraklara uğradığı tarihten bu yana da futbol sohbetlerinde bir yerlerde söylenmiştir ancak arşive dönüp baktığımızda bu tabire 80’li yıllardan evvel ulaşmak güç. Bu veri aslında bize başka bir şeyi de işaret ediyor olabilir: Bu tip demeçler futbolun endüstriyelleşmesi, maç sonuçlarının her zamankinden önemli hale gelmesi ve bir yenilginin artık dünyalara bedel hale dönüşmesinden doğmuş olabilir.

Milliyet gazetesinin arşivinde, bahse konu demeci ilk kullanan takım hangisi dersiniz? Sorunun cevabı ne Beşiktaş ne Fenerbahçe ne de Galatasaray. 30 Ağustos 1988’de, İkinci Lig’de (şu anki 1. Lig) sezon henüz açılmış ve şampiyonlukta iddialı iki ekipten Zeytinburnuspor, Antalyaspor’a konuk olmuş. Maçı 3-2 kaybeden Zeytinburnuspor Teknik Direktörü Erdem Tuğal'a göre yenilginin sorumlusu maçın hakemi Muhsin Karabağ. Tuğal, Karabağ’ın ya sarhoş ya da tedavi görmesi gereken biri olduğunu ve lisansının iptal edilmesi gerektiğini söylüyordu. Konuşmasının devamında ağzından çıkacak şu sözün Türkiye'deki futbol severlerin dillerine pelesenk olacağını hayal eder miydi acaba: “Böyle hakemlerle bu lig bitmez.”

Ahmet Akçay'dan Ahmet Çakar'a...

Ertesi sezon, bu defa bir ‘büyük’ takımın canı yanıyor. Fenerbahçe, 1989/90 sezonun sekizinci haftasında gittiği Bolu deplasmanından 1-0 mağlup ayrılıyor. Hakem Ahmet Akçay’a -ki kendisi aynı zamanda Beşiktaş’a gol atmışlığı olan hakemimizdir- kızgınlığını saha içindeki tavırlarıyla belli eden Rıdvan Dilmen, maç sonunda Akçay için, “O kadar şerefsiz ki, beni oyundan atacak cesareti dahi gösteremedi” diyor. Başkan Metin Aşık ise futbolcusuna desteğini, bu yazıya mevzubahis cümle ile gösteriyor.

Aynı sezonun devamında, Trabzonspor 16. haftadaki Galatasaray deplasmanında 2-1 mağlup olunca Başkan Mehmet Ali Yılmaz da tepkisini aynı ifadeyle gösteriyor. Yılmaz’ın eleştirdiği, hatta futbolcusu İskender’in sahada saldırmaya teşebbüs ettiği genç hakem ise yıllar sonra -en hafif tabirle- bir medya fenomeni olacak ve şampiyonluk tahminlerinde her daim yüzde 1’lik bir ‘lig bitmez’ payı bırakacak olan Ahmet Çakar'dı.

Futboldan basketbola...

1989/90 sezonu içinde gazete sayfalarına yansıyan klişemiz sadece futbolla sınırlı kalmıyor. Merhum Beşiktaş Basketbol Takımı Teknik Menajeri Battal Durusel’e göre basketbol ligi de “bu hakemlerle bitmeyecektir”. Beşiktaş’ın, ağırlığı Ankaralı oyunculardan kurulu Beslen’le oynayacağı maça Ankara bölgesinden iki hakemin atanması ve bu hakemlerin de tam dört oyuncuyu beş faulle oyun dışı bırakması, Durusel’in de aynı klişeye başvurmasını sağlamış.

Aziz Yıldırım'dan Aykut Kocaman'a...

1991/92 sezonuna geçiyoruz. Şikayetçi ekibimiz yeniden Fenerbahçe. Ancak Sarı-Lacivertliler bu defa kazandıktan sonra şikâyet etmeyi yeğliyor. Testi kırılmadan önce uyarı yapmak önemli ne de olsa… 30 Kasım 1991 günü Gençlerbirliği’ni 3-1 mağlup eden takımda hakem Hasan Ceylan’ın yönetimi eleştiri konusuydu. Fenerbahçe Takım Menajeri Ercan Aktuna, Gerson’un maçın bitimine iki dakika kala gördüğü ve cezalı duruma düşmesine neden olan sarı kart için Ceylan hakkında “İspanyolca mı biliyordu, nereden anlamış itirazını?” diye soruyor. Fenerbahçe’nin o dönemki futbol şube sorumlusu da haftalardır üzerlerine gelindiğini, hakemlerin olaylara davetiye çıkardığını belirterek daha sonra belki de defalarca kez tekrar edeceği o cümleyi dillendiriyordu. Bu eleştirinin sahibi, Aziz Yıldırım'dı.

Ertesi sezonun beşinci haftasında Fenerbahçe, Ankaragücü’ne evinde 2-1 mağlup oluyor. Novak’ın ofsayt gerekçesiyle iptal edilen golü ve son dakikalarda henüz yeni uygulanmaya başlanan, kimsenin kapsamı üzerinde tam uzlaşamadığı bir ‘geri pas’ kararı, maçın hakemi Yavuz Karaozan’ın polis koruması altında stattan ayrılmasına neden oluyordu. Gerçi Karaozan’ın yönettiği ve olaysız sonuçlanan maç sayısı neredeyse yoktur… Fenerbahçe adına “bu hakemlerle lig bitmez” eleştirisine başvuran isim ise bu defa takımın golcüsü Aykut Kocaman oluyordu.

Adnan Polat'tan Sinan Engin'e...

Hemen ertesi hafta ise isyan sırası Galatasaray’a geçiyordu. Trabzonspor’la Ali Sami Yen Stadı’nda oynadıkları ve 1-1 sonuçlanan maç sonrası Galatasaray Futbol Şube Sorumlusu Adnan Polat zehir zemberek açıklamalarda bulunuyordu. Polat’a göre Türk futbolunda kirli oyunlar oynanıyor, Galatasaray’a karşı birtakım komplolar dönüyordu. Galatasaray, 'büyük' takımların daha sonra sık sık beyan edeceği gibi, ayrıcalık değil adalet istiyordu. Yine bu hakemlerle sezon bitmezdi. Tıpkı daha öncekiler gibi bir şekilde tamamlanan sezonun sonunda ipi göğüsleyen ise averaj farkıyla Galatasaray olacaktı.

1996/97 sezonunda Beşiktaş'ın oynadığı meşhur bir Vanspor maçı vardır. Hani Sergen Yalçın'ın frikiğini barajda zıplayıp adeta smaç yaparak çelen Aykut Canik’in yıllardır unutulmayan bir olaya imza attığı maç. Beşiktaş Teknik Direktörü Rasim Kara maç sonunda hakem Metin Tokat’a “Ayıptır ya. Blok yapıyor eliyle voleybol oynar gibi” derken saha içi muhabiri Acun Ilıcalı’nın uzattığı mikrofona konuşan ve geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Orhan Kaynak, “Bu hakemlerle bu iş bitmez” diyordu öfkeyle.

Yıllar sonra Milliyet’te rastladığımız benzer bir demeç de Sinan Engin’e ait. Beşiktaş’taki ikinci menajerlik döneminde Galatasaray’a deplasmanda 2-1 yenildikleri maçın sonunda kullandığı klişe, gazetenin o dönemki spor eki Taktik’te “Yakan Top” köşesini hazırlayan Nilay Yılmaz’ın gözünden kaçmamış. Yılmaz, bu demeci iğnelemek için bu klişenin tarihsel karşılığı olarak şöyle bir başlık bulmuş: “Sen öyle san!”

...bitmeyen klişe

Sonraki yıllardan bahis açmaya lüzum yok. “Lig bitmez” gibi muğlak ifadelerden “Ligi bitirtmeyiz” şeklindeki güç gösterilerine uzandı artık futbolumuz.

Yine arşivde rastladığımız bir haber, belki buna bir çözüm bulabileceğimizi gösteriyor. 17 Ocak 1995’te yayımlanan habere göre, Ahmet Güvener başkanlığındaki Merkez Hakem Kurulu, ertesi sezon için hakemlere IQ testi uygulanmasını değerlendirmeye almış. Bu dahiyane fikre göre yeterli zekâ düzeyine sahip olmayan hakemlere maç yönettirilmeyecekmiş. Aslında fena fikir değil. Ancak tek bir koşulla: Bu test, Türk futbolunu oluşturan tüm unsurlara uygulansın.

Çünkü böyle giderse bu lig bir gün gerçekten de biter.

Kaynak: Gazete Oksijen