22 Ekim 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 22.10.2026 14:32 | Son Güncelleme: 22.10.2026 14:51

Fenerbahçe: Eski adam, eski dram

Fenerbahçe: Eski adam, eski dram

Fenerbahçe'de istifa sesleri yükseliyor, herkes birisini suçluyor. Sadece bugün değil dün de durum farklı değildi. İslam Çupi sanki bugünü anlatıyor

İslam Çupi

Hazırlayan: Sedat Hacıkerimoğlu

Bitmeyen kafaların, marifetli olmayan ellerin, kendi bünyelerini hamurdan başka kalori ile doldurmasını bilmeyen vücutların, Fenerbahçe tarihinden yaprak yaprak sararıp çıkması gerekiyor, artık…

Kendi şerefli geçmişinin en komalı dönemini yaşayan Fenerbahçe’de, bu baykuş maketinin oluşmasına sebep olan ne kadar insan varsa şunu artık anlamalıdır ki, bulundukları yer bir otobüs durağı değildir ve bekledikleri şey hiç mi hiç benzinli araç değildir.

Birtakım insanlar eğer birtakım yerlere gitmek için bir belediye durağında otobüs bekliyorlarsa, orada durma özgürlüğüne de sahiptirler, bir yerden bir yere gitme hürriyetine de…

Ama birtakım insanlar, bir yerden bir yere gitmek için belediye durağında otobüs bekleyen sade vatandaşlar değil de, büyük Fenerbahçe’yi bir yerden alıp bir yerlere götürmek gibi, çok ağır çok şerefli çok yükümlülük isteyen bir görevi almışlarsa, Türkiye’de 25 milyon Fenerbahçelinin kendilerine çok önemli gözlerle bakacaklarını bilmek zorundadırlar.

Fenerbahçe kulübünü idare etmek ne bir apartmanın mazotunu suyunu temin etmek yöneticiliğidir, ne bir bakkal dükkanının soğan ve patates aksesuarını yerli yerine koyma becerisidir, ne de kimse eleştirmediği için kendi işimize bulamaçladığınız otorite kapris ve keyif potpurisidir…

Fenerbahçe kulübünü yönetmek, Türkiye’de sade vatandaşlıktan çok ötede, birtakım yetenekler ve değişik özellikler ister. Bu yetenek ve değişik özellikler kataloğunda liderlik vardır, kitleleri inandırma ve peşinden sürükleme yetisi vardır, Türkiye ve dünya görüşüne sahip olma vardır, iş sosyal ve politik yaşamda itibar vardır, yabancı dil bilme genişliği vardır, karizmatik bir kişiliğe kavuşmuş olmak vardır.

Oysa yıllardan beri Fenerbahçe’yi yönetmek için seçilen başkan ve idareciler; bırakın bu özelliklerin total insanı olmayı, yapılacak kulüp kapısından içeri girip girmeme testinde çoğu veto yiyecek kişilerden teşekkül ettirilmişlerdir.

Bir belediye durağında vasıta beklemek başkadır, Fenerbahçe kulübünü beklemek başka… Bir yerlere gitmek için, bir belediye durağında cebinde parası varsa her vatandaşın otobüs beklemeye hakkı vardır. Ama bu insanlar, Türk futbol durağında belediye otobüsü yerine Fenerbahçe gibi bir anıtı bekliyorlarsa, her bakımdan ‘vatandaş üstü’ bir konumda ve spesiyalitede olmak zorundadırlar.

Parası epey sıfırlı bulunanlar, grupların rakılı ziyafetli mali denetiminden geçenler, isimleri kulüp kongrecileri tarafından sarı-lacivertli telefon rehberinden alınanlar başkan ve yönetici olmuşlardır Fenerbahçe’ye…

Fenerbahçe’de futbolun bölüm bölüm sorumluluğunu taşıması geren bütün üniteler; alabildiğine ilkel, uzak ve yakın plan bilinci olmayan kişilerin elindedir. Futbolcuların kişiliği, teknik heyetin kafa ve et çaplarını geçmiş, ortalıkta futbol sorumlusu olarak gezinen zat ne derece samimi olursa olsun, bu ters büyümeyi önleyememiştir. Bir takımla teknik heyet ve yönetim arasında yani memurun amiri aşma üstünlüğü gelişince, orada futbolun verimli ve sağlıklı işlemesi aniden durur. Fenerbahçe şimdilerde böyle bir mefluçtur işte…

Fenerbahçe’de daha evvel satılma kararı verilmişlerden şimdilerde bir vazgeçilmezler korteji yapılmıştır. Fenerbahçe’de mali birikimini tamamlamış, şöhret denen bulunmaz bir sarı-lacivertli seccadeyi aşmış birtakım isimlerden starlık sistemi yaratılmış, herkes bazen açılan bazen açılmayan bu şemsiyenin altından her dem kuru pozlar çektirmek aldanışını sürdürmüşlerdir, adeta… Fenerbahçe’de genç adam, formaya ve futbola aç adam bulma politikası tüm uyarılara rağmen devreye sokulmamış, ekip isabetsiz ve kulaktan duyma dış transferlerle kimsenin ziyaret etmediği bir kiliseye döndürülmüştür.

Bir ülkede insanlar emek ve hizmetlerini hangi birime adamış olurlarsa olsunlar, hiç kimse hiçbir yer için vazgeçilmez değildir. Her möble yapan yerli marangoz, ünlü Fransız atasözünü bilir herhalde: “Masadan mutlaka zamanında kalkmasını bileceksin.”

İstifa, insanlar için ihtirastan çok daha iyi ve yüce bir erdemliliktir. Fenerbahçe’nin son yıllarda içine düştüğü bunalım, eğer bu kulübün yarınlarını feci çıkmazlara doğru sürüklüyorsa -ki öyle görünmektedir- bunun kaçınılmaz ve tek çaresi, toplu istifadır.

Başkan, yönetim kurulu, teknik direktör, futbol heyeti ve kulübü dünkü büyüklükten bugünkü perişanlığa getiren tüm unsurlar, yazılı bir feragatnameyi ‘namus sözü’ ile imzalayarak sarı-lacivertli sahneden çekildiklerini açıklamalıdırlar.

Fenerbahçe’nin her şeyi ile oynayan her şeyine hâkim, 5-10 adamın yarattığı 40 yıllık oligarşiyi sürdürmeye tahammül yerine, yeni insanlara yeni demokrasiye yeni soluk ve pencerelere ihtiyacı vardır, artık…

Fenerbahçe’nin yeni bir adamlar sanayiine, yeni birikimleri yaratacak düşünce dinamiklerine, kulübe bir veçhe değişikliği ve modernleşme getirecek büyük soluklara ihtiyacı vardır, bundan sonra…

Hiçbir yere sürtmemiş, hiçbir oya sırnaşmamış, hiçbir grup çanağına düşmemiş 10 adet yeni adam gibi adama… Mevcut insanların bundan sonrası daha çok zarar, daha çok tehlikedir çünkü…

Fenerbahçe’nin bu kafalarla ne dünü oldu ne bugünü. Bu kafalar yürürlükte kaldığı sürece yarınlardan da endişe ediniz Fenerbahçeliler… Hem de ciddi biçimde…

Derlenen yazılar:

Fenerbahçe: Eski Adam, Eski Dram – Milliyet, 4 Ekim 1994
Fenerbahçe’nin Günah Defteri – Milliyet, 6 Kasım 1992