The Guardian, Melissa Reddy’nin kitabından yayımladığı özel bölümde Muhammed Salah’ın Mısır’ın Nagrig köyünden dünya futbolunun zirvesine uzanan hikâyesini anlattı.
Salah, 14 yaşından itibaren Al Mokawloon Al Arab kulübünde antrenman yapabilmek için haftada beş gün Kahire’ye gidiyordu. Gidiş ve dönüşü yaklaşık dokuz saat süren yolculukta her yönde en az dört farklı araca binmesi gerekiyordu.
Sabah 07.00 ile 09.00 arasında okula giden Salah, ardından Nagrig’den Basyoun’a, oradan Tanta’ya ve yaklaşık 100 kilometre uzaklıktaki Kahire’ye ulaşıyordu. Antrenman tesisine zamanında varabilmek için kimi günler yaklaşık iki kilometrelik yokuşu koşarak çıkıyordu.
'Durumumu değil, hedefimi görüyordum'
Salah, yıllar sonra o günleri anlatırken yolculuktan yorulmadığını söyledi:
“İstediğim bir şeyi yapıyor, ulaşmak zorunda olduğum bir hayalin peşinden gidiyordum. İçinde bulunduğum durumu değil, hedefimi görüyordum. O günleri asla unutmayacağım; şimdi hatırladığımda hâlâ gülümsüyorum.”
İlk antrenörü Hamdi Nouh da Salah’ın başarısının yalnızca yeteneğinden kaynaklanmadığını belirtti. Salah’ın her şeyi feda etmeye hazır olduğunu söyleyen Nouh, onun çalışmayı ve öğrenmeyi sevdiğini ifade etti.
Annesi her yolculukta endişeleniyordu
Salah’ın annesi ise oğlunun tehlikeli ve uzun yolculuklarından endişe duyuyordu. Güzergâh üzerinde meydana gelen büyük bir minibüs kazasının ardından Salah’a 20’den fazla kez telefon etmiş ancak uyuduğu için kendisine ulaşamamıştı.
Devlet memuru olarak çalışan ve yasemin ticareti de yapan babası Salah Ghaly, oğlunun futbol masraflarını karşıladı. Salah önce Basyoun’daki Ittihad, ardından Tanta’daki Othmason kulüplerinde oynadı; daha sonra Al Mokawloon’a geçti.
Ayakkabılarını yastık yapıp tesiste uyudu
Salah’ın fedakârlığı yalnızca uzun yolculuklarla sınırlı değildi. Bir takım arkadaşıyla Kahire’de kalmayı planladığı bir gece konaklayacak yer bulamayınca Al Mokawloon tesislerine sığındı.
İki futbolcu, görevlilerden birinin yardımıyla kulübün giriş kapısının arkasına çarşaf sererek uyudu. Salah ayakkabılarını yastık yaptı ve yakalanmamak için alarmını sabah 06.00’ya kurdu.
Ertesi gece girişte kalmanın riskli olduğunu düşünerek kulübün dört sahasından birinde, açık havada uyudular. Salah için bunun avantajı, antrenmana erken gelebilmekti.
Hayal ettiği odaya 18 yaşında ulaştı
Salah’ın unutamadığı anlardan biri, 18 yaşında A takıma yükselerek kulübün konaklama tesislerinde kalmaya hak kazanmasıydı. Salah, o günü şöyle anlattı:
“Orada herkes kalamıyordu. Bu yüzden psikolojik olarak kendimi önemli biri, bir yıldız gibi hissettim. Eskiden futbolcular antrenmandan sonra üst kata çıkarken ben Nagrig’e dönüş yolculuğuna başlardım. ‘Bir gün ben de oraya çıkacağım’ diye düşünürdüm.”
Salah, yıllar sonra Al Mokawloon’un altyapı tesisinin girişine fotoğrafı asılan ve Mısır futbol tarihinin en başarılı isimlerinden biri haline gelen futbolcu oldu.