07 Ağustos 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 07.08.2026 09:23 | Son Güncelleme: 07.08.2026 09:31

Alanya'da mikroplastik kirliliği: Normalin yüzde 60-65 üzerinde

Antalya’nın Alanya ilçesinde yapılan araştırmada, bazı kıyı noktalarında mikroplastik kirliliğinin Akdeniz’deki mevcut seviyenin 60-65 katına çıktığı belirlendi. Uzmanlar, kirliliğin önemli bölümünün plastik geri dönüşüm tesislerinden kaynaklandığını belirterek acil önlem çağrısı yaptı
Alanya'da mikroplastik kirliliği: Normalin yüzde 60-65 üzerinde
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Antalya’nın Alanya ilçesi kıyılarında mikroplastik kirliliğinin kaynağını belirlemek için hazırlanan bilimsel araştırmanın sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı.

Alanya Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve İstanbul Politikalar Merkezi-Sabancı Üniversitesi araştırmacısı Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, Alanya kıyılarında yürütülen saha çalışmasına ilişkin bulguları anlattı.

Kirlilik 65 kata kadar çıktı

Gündoğdu, mart ayından bu yana Adana kıyılarından başlayarak Kemer ve Fethiye’ye kadar uzanan hatta mikroplastik kirliliği şikayetlerini takip ettiklerini söyledi.

Kış ve ilkbahar aylarında etkili olan aşırı yağışların, kaçak deşarjlar ve yasa dışı dökümlerle biriken mikroplastikleri denize taşıdığını belirten Gündoğdu, akıntılar nedeniyle kirliliğin Adana ve Mersin’den Alanya ve Fethiye’ye kadar ulaşabildiğini ifade etti.

Alanya Belediyesinin talebi üzerine ilçede 4 günlük arazi çalışması yaptıklarını aktaran Gündoğdu, 4 farklı istasyondan ve 2 arıtma tesisi çıkış suyundan örnek aldıklarını söyledi.

Araştırmaya göre, arıtma tesislerinden birinde düşük düzeyde sorun tespit edildi. Ancak denizden alınan örneklerde, bazı noktalarda kirliliğin önemli bölümünün plastik geri dönüşüm tesislerinde özel olarak parçalanmış plastiklerden kaynaklandığı belirlendi.

Gündoğdu, bazı istasyonlarda denizde tespit edilen mikroplastiklerin yüzde 60, bazı istasyonlarda ise yüzde 93 oranında geri dönüşüm tesislerinden kaynaklanan parçalanmış plastiklerle ilişkili olduğunu söyledi. Özellikle bazı noktalarda bu miktarın Akdeniz’deki mevcut kirlilik seviyesinin 60-65 katına ulaştığını belirtti.

Saatte 2 milyar mikroplastik taşınıyor

Mikroplastiklerin deniz ekosistemi için ciddi risk oluşturduğunu vurgulayan Gündoğdu, Adana bölgesinde kaçak deşarj yapılan bir kanaldan saatte 1 metreküp suyla yaklaşık 1,5-2 milyar mikroplastiğin Akdeniz’e taşındığını tespit ettiklerini aktardı.

Gündoğdu, plastik atık ithalatının da kirliliği beslediğini savundu. Türkiye’de belediyelerin topladığı yaklaşık 3,3 milyon ton plastik atık bulunduğunu belirten Gündoğdu, ham madde ihtiyacının ithalat yerine bu kaynaklardan karşılanabileceğini söyledi.

Geri dönüşüm tesislerine sıkı denetim çağrısı

Gündoğdu’ya göre geri dönüşüm tesisleri için daha sıkı denetim yapılması, tesislere “sıfır mikroplastik deşarjı” kriteri getirilmesi, çıkış sularının düzenli izlenmesi ve plastik atık ithalatının durdurulması gerekiyor.

Gündoğdu, gerekli önlemler alınmazsa kirliliğin yalnızca deniz ekosistemini değil, bölgenin turizm gelirlerini de olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.

'Turistlerimizden yoğun tepki aldık'

Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik de denize giren vatandaşlardan ve turistlerden yoğun şikayetler aldıklarını belirterek, kirliliğin bilimsel olarak ortaya konulması için Gündoğdu ve ekibiyle ortak çalışma yürüttüklerini söyledi.

Özçelik, Türkiye’nin 2025 yılında 60 milyar doların üzerinde turizm geliri elde ettiğini, Antalya’nın bu gelirden yaklaşık 17 milyar dolarlık pay aldığını hatırlattı.

Kirliliğin devam etmesi halinde Akdeniz çanağındaki turizm bölgelerinin tercih edilmeme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirten Özçelik, özellikle Adana ve Mersin tarafındaki katı atık geri dönüşüm tesislerinin güçlü biçimde denetlenmesi gerektiğini söyledi.

Özçelik, bu tesislerin denizlere atık bırakmayacak şekilde çalışmasının sağlanmasını istedi.

Toplantıda, Akdeniz’deki plastik kirliliğine karşı yerel değil ulusal ölçekte bir mücadele yürütülmesi gerektiği ifade edildi.