Türkiye, COP31’e yalnızca büyük bir iklim konferansına ev sahipliği yapacak bir ülke olarak hazırlanmıyor. Aynı zamanda kendi çevre politikalarının ne kadar inandırıcı olduğunu da göstermek zorunda. Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege’de ilan edilen Türkiye’nin ilk iki deniz milli parkı bu açıdan önemli bir başlangıç olabilir. Ama bu gelişme aynı zamanda çok basit bir soruyu da önümüze getiriyor: Bir denizi korumak, harita üzerinde çevresine bir sınır çizmekle mi başlar, yoksa o sınırın içinde yaşayanları anlayıp gözetmekle mi?
Haber Giriş: 23.10.2026 04:30 | Son
Güncelleme: 23.10.2026 04:31
COP31’e giderken Türkiye’nin sınavı
Bir denizi korumak, harita üzerinde çevresine bir sınır çizmekle mi başlar, yoksa o sınırın içinde yaşayanları anlayıp gözetmekle mi? Deniz milli parklarının gerçek değeri, kapladıkları alandan çok koruyabildikleri yaşamla ölçülmeli